Taşgetiren, Tanju Özcan'la mı haşrolmak ister, yoksa ..!

Taşgetiren, Tanju Özcan'la mı haşrolmak ister, yoksa ..!

Ali Karahasanoğlu

Ahmet Taşgetiren diyeceğim.

Siz Bülent Arınç anlayın.

Hüseyin Çelik anlayın, Mustafa Yeneroğlu anlayın, Ahmet Davutoğlu anlayın.

Ben Temel Karamollaoğlu diyeyim..

Siz Ali Babacan anlayın..

Hatta bana gücenmesinler..

Birçoğunun FETÖ örgütü üyeliği asla söz konusu olmasa da..

FETÖ'nün başvurduğu taktiği sergilediklerini hatırlatmak için söylüyorum..

Fetullah Gülen'i anlayın..

Ahmet Taşgetiren, bir okurunun, "Ekrem İmamoğlu ile mi, yoksa Tayyip Erdoğan ile mi haşrolmak istersin" sorusuna ne cevap verdi:

"Amel defteri yazılmaya devam ediliyor. Kimin nerede olacağını bilmiyorum ki."

Fetullah Gülen, Tayyip Erdoğan'ın, gezi isyancıları için söylediği çapulcu" nitelemesini doğru bulmadığını belirtip, bakın ne yorum getiriyordu:

"Kim bilir sizin öyle diyeceğiniz insanlar bir gün o levsiyattan sıyrılacak, nice yerlerde ne türlü kahramanlıklara imza atacaklardır".

Hatta "Belki onların içinden nice Halid bin Velid'ler çıkacaktır." diye de militanları bu söylemi devam ettirmişti..

Ortak özellik ne

CHP'nin pisliğinde mavi boncuk bulmaları..

Buldukları mavi boncuğu ellerinde öyle ovuşturuyorlar ki..

En sonunda pisliğin her çeşidini normalleştiriyorlar..

Niye böyle söylüyorum

Buyrun CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun Derya isimli metres olayından sonra..

CHP milletvekili Özgür Karabat'ın, parti kongresinde tanıştığı bir kadınla hemen ertesi günü yatağa uzanması ve sonrasında uğradığı şantaj olayından sonra.

Giresun'daki CHP'li belediye başkanının 16 yaşındaki kız çocuğuna attığı geceyarısı mesajlarından sonra..

Rüşvet olaylarını aktarmıyorum..

Onlara inandıramıyoruz..

Kamera kayıtları ile olanlara bile inandıramıyoruz..

Baklava kutularında çıkanlara da inanmıyorlar..

'Mavi boncuk" diyerek uyanıp, "mavi boncuk" diye uykuya dalıyorlar..

Biz de "rüşvet" dışındaki, CHP'deki isimlerin pisliklerini hatırlatalım diyoruz..

Ve son örneği veriyorum..

CHP'de milletvekilliği de yapan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan..

Belediyede çalışan bir bayan ile, gayri meşru ilişki yaşıyor..

Bayanın eski metresi olayı öğreniyor.

Veya zaten danışıklı bir metres ilişkisi organize edildiği için, başkan tarafından yazışmalar ve diğer bilgiler, birinci metrese veriliyor.

O da, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a şantaj yapıyor..

Bu ahlaksız ilişkilerin, kamu görevlilerinde insanların başına nasıl bela olabileceğini, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın şahsında da görmüştük. CHP'de lokal bir olay değil, sizin anlayacağınız..

Ama Taşgetiren'e göre de.

Altılı masanın muhafazakarlarına göre de..

Bize dindar rolle ahkam eksen FETÖ'cülere göre de..

CHP, pisliğin içinde de olsa, tapılacak bir mavi boncuk.

Levsiyattan sıyrılma istikbali gördüğümüz bir pırlanta..

Hatta, Halid bin Velid hazretleri beni affetsin, camiye ayakkabı ile giren, mihraba botları ile oturan, minbere ayakkabısı ile çıkan çapulcular, geleceğin Halid bin Velid'leri.

Ama, yan yana saf tuttuğumuz, aynı Allah'a secde ettiğimiz insanlar, Ebu Cehil..

Tavır bu..

Bakış açısı bu.

Tayyip Erdoğan düşmanlığının, bizim içimizdeki muhafazakarları getirip bıraktığı nokta burası..

Kimse bize, "Tanju Özcan'ın özel hayatından bize ne" demesin..

Özel hayat dediğiniz şey, işte görüyorsunuz, şantaj ile, belediyeden oto yıkama talebine geçiyor..

Özel hayattaki metresin istekleri, sonunda sizi vakıf kurmaya.. Vakıf kurduktan sonra da, 110 milyon toplayıp, 12 milyonunu vakıf amacı doğrultusunda dağıtmaya, geri kalan 98 milyonu da, iç etmeye götürüyor..

Haydi Taşgetiren ağabey, bir daha soralım sana..

"Tanju Özcan ile mi, yoksa Tayyip Erdoğan ile mi haşr olmak istersin"

"Ekrem mi" sorusundaki gibi.

"Amel defteri yazılmaya devam ediliyor" diyebilirsin..

Birisi pisliğin içinde..

Onun için hüsnüniyetin zirvesine çıkıyorsunuz.

Çünkü onlardan nemalanıyorsunuz.

Pislikten nemalandığınız için, ona İslam'daki "amel defteri yazılmaya devam ediliyor" ilkesi gereği, Halid bin Velid'lik rolüne geçebileceğinin beklentisini aşılamaya çalışıyorsunuz.