Siz brandalarla, Ekrem'in bürokratlarının fuhuş jetini kapattınız

Siz brandalarla, Ekrem'in bürokratlarının fuhuş jetini kapattınız

ALİ KARAHASANOĞLU

6 Şubat 2023 depreminin 3. yıldönümündeyiz..

Herkes kendi hesabına bir özeleştiri yapmalı. Eyvallah..

Yapılanın daha iyisini gerçekleştirmek için, şartları zorlamak, eyvallah.

Siyasi iktidar, neleri yapabilirdi, tam yaptı mı, tabii ki özeleştiri yapsın..

Muhalefet de, siyasi iktidar neyi öngöremiyor, daha iyisini yapması için, nasıl yönlendirebiliriz, bizim üzerimize düşen ne var desin, o da özeleştiri yapsın..

Ama takoz olmak nedir

Engellemek, yapılanı beğenmemek, itibarsızlaştırmak, hatta gerçekleri çarpıtmak da nedir

Siyasi iktidar, 2013 yılında Hatay'ın altı mahallesini riskli alan ilan edip, orda ciddi bir depreme dayanıklı inşaat yapmayı planlamış..

Ama ne mümkün

CHP'li isimlerin başını çektiği muhalifler, Mimarlar Odası, sözde sivil toplum kuruluşları ve CHP zihniyetindeki muhtarlar ile riskli alan ilanı iptal davasına muhatap olmuş.

Düşünebiliyor musunuz

Deprem yaşanma ihtimali oan Hatay'ın riskli alanları, depremden 10 yıl önce, "Aman bir deprem olursa, altından kalkamayız" düşüncesi ile önceden riskli alan ilan ediliyor..

Ama solculardaki refleks ezberlenmiş şekilde: "Rant için riskli alan ilan edildi. Evlerimiz, işyerlerimiz, müteahhitlere peşkeş çekilmek isteniyor.."

Böyle bir itibarsızlaştırma saldırısı ile tam 9 yıl boyunca CHP zihniyeti riskli alan ilanının iptali için, siyasi iktidara kök söktürüyor..

Buradan bizim mahallenin ukalalarına da seslenelim..

Karşı mahallenin tilkilerine de hatırlatalım..

AK Parti 23 yıldır, tek başına iktidarda ha!

Her istediğini yapıyor ha..

Neyi yapmak istedi de, yapamadı ki, öyle mi

Buyrun, Hatay'da belki de ölü sayısını yarıya indirecek adım taa depremden 10 yıl önce atılmak istenmiş..

Ama CHP kafası engel olmuş.

Danıştay engel olmuş..

"Yapamazsın" demişler..

Ve yaptırmamışlar..

Sonra ise, "Nerede devlet, nerede hükümet"

Kimse sormuyor, "nerede Danıştay"

Kimse o davaları açanları hatırlayıp, sormuyor: "Nerede davacılar, riskli alan kararını iptal ettirenler."

Kimse sormuyor, "Riskli alan kararını iptal ettirdiniz, müteahhitlere kaptırmadığınızı sandınız.. Ne oldu, şimdi o binalarınız duruyor mu"

Olay sadece bu şekli ile yaşanmış olsa, yine de belki bu kadar sert üzerine gitmeyeceğiz..

Adamlar öyle utanmazlar ki..

9 yıl mücadele ediyorlar..

Depreme dayanıklı ev yapılmasını önlemek için, barosu, mimarlar odası, CHP'si hep birlikte teyakkuz halinde çalışıyorlar..

Engelliyorlar..

5 Şubat 2022'de, Cumhurbaşkanlığı "Bu şekli ile riskli alan ilanımızı hayata geçiremiyoruz. Farklı metod ile depreme dayanıklı inşaat faaliyetimizi yapmak üzere, önceki kararımızı iptal ediyoruz" diyor.

Davalar açıldığı için.

Danıştay iptal yönünde karar verdiği için..

Bu karar alınmak zorunda kalınıyor.

Sözcü'nün, depremden önce "Rant şahane" diye eleştirdiği riskli alan ilanı kararı..

Birden bire doğru bir karar haline geliyor.

Danıştay'ın bu kararı iptal ettiği belirtilmeden, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin sebebinin, Danıştay'ın iptal kararı olduğu hatırlatılmadan, "Cumhurbaşkanlığı kararına göre, deprem bölgesi riskli değilmiş" diye manşet atıyorlar..

Nasıl utanmazlarsınız siz..

Nasıl riyakârlarsınız..

Hani bir günle, bir haber ile kısıtlı olsa, bunların takozlukları.

Belki de hataen haberi yapmışlardır. "Danıştay kararını görmemişlerdir" diyeceğiz..

Ama, İstanbul'un göbeğindeki otelde, rüşvet toplantılarına katılmak üzere lobiye girdiğinde, görüntü olmaması için, kameraları kapatan Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluklarından bir satır yazamayan solcu Birgün gazetesi..

455 bin konutu 3 yılda yapıp bitirip, hak sahiplerine teslim eden, 150 bin kadarının da yapılmasını sürdüren siyasi iktidarı itibarsızlaştırmak için..

455 bininci konutun teslim töreninde, bitmemiş inşaatların yapımından çevreye zarar gelmemesi için çekilen brandaları gösterip, sanki Ekrem İmamoğlu'nun bürokratlarının fuhuş jetine binenler gizleniyormuş gibi algı yaparak, "Brandalar acılarımızın üstünü kapatamaz" diye başlık atıyorlar..

O branda, bir kaza yaşanmasın diye çekilmiş.

Bir ahlaksızlığı örtmek için değil.