Sıra Ekrem'e geliyor. Bakalım bayılacak mı, yoksa ayılacak mı

Hani merak etmiyor değilim.

Emniyet'te ve savcılıkta "Bu soruyu muhatap almıyorum" cevabını bolca veren Ekrem İmamoğlu, sırası gelmediği halde şimdi bülbül gibi şakırdıyor da.

Sakın sıra kendisine geldiğinde, bir yeni şovu daha hayata geçirip, bayılma numaraları yapmasın.

Başka nasıl anlatacak, iki villanın hikayesini..

Az kaldı..

Tutuklu sanıkların hemen tamamı, bitti, bitiyor.

Son olarak da Ekrem İmamoğlu dinlenecek..

Görelim bakalım, ne tiyatro oynayacak..

Şekeri mi düşecek

Tansiyonu mu fırlayacak

Yoksa, "Ben küçüklüğümden beri böyle mendil ile dolaşırım.. Mendil, dilenmek için değil, durduk yerde terlediğim için" deyip, zorlandığı soruların çıkarttığı damlacıkları mı silecek

Hep birlikte göreceğiz..

Dünkü duruşmada savurduğu yalanlardan devam edelim.

Diyor ki Ekrem bey:

"İBB yönetici kadrosunun yüzde 60'ın üzerindeki kısmı eski kadrolardan olan insanlardır."

Ne kadar rahat yalan söylüyor..

İBB başkanı seçimle geliyor..

Ne derece denetlenebilir seçim idi, tartışılır. Delegelerin satın alınmasındaki gibi, ne numaralar çevirdikleri, bir yıl sonra, iki yıl sonra ortaya çıkarsa, hiç şaşırmam.

Çünkü bizzat kendi oy kullandığım sandıkta, AK Parti'nin oyları 300'ü geçtiği halde, ertesi günü resmi kayıtlarda Ak Parti'nin oy sayısının 15 civarında olduğunu görünce, hayret etmiştim.. Sonradan düzeltildi, ama ya itiraz edilmeyenler.. Kaç itiraz edilmeyen sandıkta, Ak Parti'nin oyları CHP'ye yazıldı, bilemiyorum. İstanbul'un göbeğinde bu numarayı yapanların, kenar mahallelerde neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum..

Seçimle işbaşına geleni geçelim..

Yüzde 60'ı eski kadrolar denilen yönetici kadrosuna bakalım..

İBB'nin başkan yardımcıları arasında, eski kadrodan bir kişi kaldı mı

Bugünleri kastederek sormuyorum.

Haziran 2019'dan bahsediyorum..

Anında hepsi yollandı.

Genel sekreter yollandı. Şube müdürleri yollandı..

Kim kaldı

Zaten memur olan, disiplin süreci dışında görevden alınması mümkün olmayanlar kaldı..

İBB iştiraklerinde ne olmuştu

İGDAŞ'tan başlayın. İspark'a kadar. Ağaç A.Ş.'ye kadar..

30'dan fazla iştirakte tüm genel müdürler değiştirilmemiş miydi

İnsaf edin, vicdanla söyleyin..

Yüzde 60 eski kadro diyorsunuz..

Ama 30'dan fazla iştirak şirketinin tamamının genel müdürlerini kendiniz yeni isimler olarak atıyorsunuz..

Murat Ongun'dan başlayın..

Ertan Yıldız'dan çıkın..

Haydi, "Her başkan, kendi ekibi ile çalışma hakkına sahip değil mi" sorusuna hak verelim..

"Başarısızlık halinde, sandıkta halk, fatura keser. Başarılı olmak için, iştiraklerin başındaki genel müdürleri değiştirmiş" diyelim..

HDP ve İyi Parti kontenjanından isimlere kadroları paylaştırdıklarını bir kenara bırakıyorum, genel müdürler seviyesinde Ekrem beye, hak veriyorum..

Peki genel müdür yardımcıları ne oluyor

Onlardan bir tane kaldı mı, söyler misin Ekrem bey.

Daha bir gün önce, Doğan Hamit Doğruer ne diyordu

"İBB, Kültür A.Ş. genel müdür yardımcılığı kadrosunda boşluk olduğunu duyunca müracaat ettim."

Ekrem bey de, "sizin gibi güzel insanlarla çalışmak ne güzel" diyerek, "Yüzde 60'ı eski çalışanlardan" diye tanıttığı yönetici kadrosundaki İBB'de hiç çalışmamış isim üzerinden algı operasyonunu sürdürüyor..

Genel Müdür yardımcıları bile değiştirilmiş.

Ha, şimdi Ekrem bey çıkıp diyecek ki, "Hamit bey değil ama.. Bak şu şu isimler, İBB'de imişler. Ben onları genel müdür yardımcısı yaptım."

Be insafsız..

CHP zihniyetli isimler, AK Parti döneminde, partizanlık yapılıp, kapının önüne konulmamış. Yıllarca seçimi kazanan AK Parti, böyle bir despotluk yapmamış.

"Ben başkan seçildiğimde, İBB kadroları CHP'li kaynıyordu. Biz kendi partilerinden adamları aldılar" diye eleştiriyorduk ama. Başkanlık koltuğuna oturunca gördüm, CHP'liler vızır vızır" diyeceğine..

"Ben eski kadrolardan yönetim oluşturdum" diyor..

Çaycıyı, genel müdür yardımcısı yapıyor..

Şile Belediye Başkanı'nın "Ben belediye işlerinden hiç anlamam, kazansak da nasıl yapacağız"