Olur biter.
Ama siz kendinizi çok akıllı, milleti de aptal sanıyorsunuz..
Değiştirdiğiniz yeni delegelerle seçim yapılırken, kendinizin seçileceğinizi bildiğiniz için, "Hodri meydan, yeniden kurultay yapalım" dediniz.
Ama şimdi, değiştirdiğiniz delegeler kenarda bekletilip yapılacak kurultaya "hayır" diyorsunuz..
Çünkü delegeleri satın aldınız..
Sahtekarlığınızın anlaşılmayacağını sandınız. "CHP kurultay iptali mahkeme kararı"
"Paraları dağıtırız, delegeleri alırız. Kimsenin ruhu bile duymaz. Partiyi ele geçiririz" diye düşündünüz..
"İstanbul'daki rüşvet paraları ile yönetimi değiştirir, fazla kalan paraları da, dövizcimizde tutarız"' dediniz..
Toplanan rüşvet paralarının emanet edildiği dövizcinin, polis operasyonuna muhatap olması sonrasında, otoparktaki bir arabanın bagajında paraları saklayacağınızı, kimsenin saklanan milyarlardan haberdar olamayacağını düşündünüz..
Sakin olun..
Heyecanlanmayın..
Hepsi ortaya çıkacak..
Bölge Adliye Mahkemesi Mutlak Butlan kararı verir vermez..
Hemen yandaş gazetelerinize "Demokrasiye darbe" başlıkları attırdınız..
Tabi bu başlıklar bedavaya atılmıyor..
Başlığı atan gazetelere, tam sayfa İBB reklamları hemen aynı gün yönlendirdiniz..
Dün Cumhuriyet, Birgün, Sözcü, Karar gazetesi bu reklamlarla yayınlandı..
Bir yandan da, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne, kararı tekrar gözden geçirmeleri için itiraz ettiniz..
Oysa hukukçularınız bilmeliydi, "Bölge Adliye Mahkemesi karar verdikten sonra, o kararın ancak temyizi mümkündür."
Olsun, bu arkadaşlar, Refah Partisi kapatılırken, bilgiç bilgiç konuşuyorlardı..
"Laik devlette, başörtünün serbest kalmasının istenemeyeceğini, istendiği takdirde o partilerin temelli olarak kapatılacağını, bunun da anayasanın emri olduğu"nu bize anlatıyorlardı..
Şimdi ne oldu
Kapatma kararı bile verilmedi..
"Demokrasiye darbe" manşetleri atıldı..
Durun, heyecanlanmayın..
İşin Yargıtay prosedürü var..
Tedbir kararının, Yargıtay ilgili dairesince, esas hakkında inceleme yapılmadan, öncelikle karara bağlanmasını isteme hakkınız var..
Yargıtay'da dindar insanların önlerini kesmek için, suç olmayan eylemlerine ceza vermek, cezaları da üst sınırdan belirlemek için yerleştirdiğiniz Hamdi Yaver Aktan'larınız, size brifing versin..
Tedbir kararlarına nasıl itiraz edilir, itirazda hangi gerekçeleri sunmak önemlidir, yüksek yargıda Erbakan Hoca'ya dolandırıcılık cezası verdirdiğiniz abileriniz size anlatsın..
Siyasi partilerin tüm işlemlerinde, Anayasa Mahkemesi ve Yüksek seçim Kurulu yetkili imiş, asliye hukuk ve asliye ceza/ağır ceza mahkemeleri yetkisiz imiş..
Aaaa. Gerçekten böyle mi diyorsunuz..
Affedersiniz, Necmeddin Erbakan Hoca'yı, Refah Partisi'nin paralarını, gerçeğe aykırı işlemlerle partiden çıkardığı iddiası ile Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılayanlar kimlerdi
Mahkum ettirdikten sonra, tam tam dansları eşliğinde, 75 yaşındaki eski başbakanı cezaevine koydurmak için, AK Parti'ye "Sakın hocanıza sahip çıkmayın. Sizi de yakarız ha" diye tehdit edenler kimlerdi
"Sakin olun" dedik..
Bu işin Yargıtay aşaması var..
Zaten genel başkanlık koltuğuna oturan da, yabancı değil, sizin üç yıl önceki genel başkanınız..
Cumhurbaşkanlığına da aday yaptığınız isim..
Akit gazetesinden Ali İhsan'ı, CHP'nin genel başkanlık koltuğuna oturtan yok..
Sizin genel başkanınız, 3-4 Kasım 2023'te Kurultay yapılmamış gibi kabul edilerek.
Çünkü o kurultayda, pavyonlarda satın alınan delegelerle, İBB iştiraklerindeki malvarlıkları delegelere peşkeş çekilerek, demokrasinin ve siyasetin içine etmiştiniz..
Bu cinayet ile elde ettiğiniz konum yok sayılarak, tekrar bir kurultay yapılacak..
Gücünüz var ise..
Gireceksiniz seçime, kazanacaksınız..
Gücünüz yok ise.. Hak etmediğiniz koltuklara oturmaya kalkmayacaksınız..
Partiniz orda duruyor.
"Kemal beyin genel başkanlığı sürüyor"

27