Sekreteri ile yatağa girip vekil yapan başkanın halefi bize ne demiş
ALİ KARAHASANOĞLU
Bakmayın siz onların "düşünce özgürlüğü" dediklerine...
"Fikir özgürlüğü", "basın hürriyeti" dediklerine...
Kendileri aleyhine küçücük bir eleştiri yapılsın, hemen mahkemeye koşarlar.
Sadece CHP'li milletvekilleri değil; bunların yandaşı olan gazetecileri, televizyoncuları da aynı riyakârlıktadırlar...
Öyle ki seriye bağlamışlardı.
Sosyal medyada iki kelimelik eleştirileri bile 30-40 avukat çalıştıran bürolara verip hem tazminat hem de ceza davaları ile yıldırmak, bir yandan da kendilerine edilen hakaretleri para kazanma aracı olarak kullanıyorlardı...
Ne kadar çok kendilerine hakaret ediliyorsa bunlar o kadar seviniyorlardı.
Ellerini ovuşturup "Oh oh. İki garibanın daha parasına çökeceğiz" diyorlardı.
Neyse ki kanuni bir düzenleme yapıldı. İki kelimelik eleştiri için iki ayrı koldan dava açılıp astronomik avukatlık ücretleri ile insanların susturulmaya çalışılmasındaki kanuni boşluğun bir kısmı giderildi.
Bugünkü hali de sorun ama düne göre boşluklar biraz daha kapatıldı.
Onlar, vatandaşı susturmak için hemen mahkemeye koşuyorlar.
Ama kendilerine sıra gelince "Nerede hürriyet Nerede basın hürriyeti" diyerek ciyaklıyorlar.
Şimdi geldiğimiz son aşamada...
Üç gün önce idi.
CHP grup toplantısında Genel Başkanları Özgür Özel konuşuyor.
Mahalle kahvesindeki üslupla, yüzlerce fikir işçisini bünyesinde bulunduran Akit medya grubuna hakaretler yağdırıyor.
Daha önce de defalarca açıkladım.
Prensip olarak sözlü sataşmalara, hakaretlere dava açmamaktan yanayım. Verilmesi gereken bir cevap var ise "Elimiz kalem tutuyor, hadlerini bildiririz" deyip dava açmayı tercih etmiyoruz.
Belki bu kararımızı da istismar ederek kimileri gerçekten haysiyetsizce sözler de edebiliyorlar.
Son saldırıda da şöyle düşündüm:
"Konuşmanın şehveti ile CHP Genel Başkanı bir şeyler söylüyor. Ama bunu yazıya dökmezler; örneğin CHP'nin resmi internet sitesine bu hakaretleri koymazlar."
Ama o ne Beyler kafayı yemişler. Motoru yakmışlar. Ne yaptıklarının da farkında değiller.
Apaçık, tartışmasız suç delili olan konuşmanın metnini resmi internet sitelerine koymuşlar.
Önce Adalet Bakanlığı'nda çalıştığını iddia ettiği birisinden başlıyor Özgür Özel, hakaretleri sıralamaya:
"Bir metin yazmış. 'Çıkarıp okuyacağım' dedim. Danışman arkadaş 'Yapmayın efendim, olmaz. Meclis'te tutanağa sokmayın bunları' dedi."
Danışmanı düşünüyor da Genel Başkan olmuş adam düşünmüyor.
Durumu siz takdir edin artık.
Devam ediyor Özgür Özel; 16 yaşındaki küçük kıza taciz mesajı atan belediye başkanını mı, yoksa bunun gibi CHP içinde yüzlerce vukuat olduğu için bir başkasını mı kastediyor bilmiyorum ama şunları söylüyor:
"Bakın; kişi başka bir şeyle suçlanıyor. O kişinin cep telefonu alınmış. Cep telefonu içinden, yalan olduğuna da yüzde bir milyon eminiz ama 'Filanca kadına bu ayıp mesajlar atılmış, bilginiz olsun' diye basına servis ediyor."
Eee, yani
Cep telefonu senin adamının değil mi O cep telefonunun içinden o mesaj çıkmamış mı
Ne istiyorsun; cinsel tacizlerin gizlenmesini mi istiyorsun
Ama kabahat bizde.
Bu adamların partisinin genel başkanı, özel kalem müdiresi ile yatakta basılmıştı. Kadın evli, erkek evli... İkisi de zina yapıyor.
Üstelik bir de bu partinin genel başkanı olan zani, o kadını milletvekili yapmıştı.
Bu partinin kökten kapatılması gerekirdi. O gün, o saatte kapıya kilit vurulması gerekirdi.
Ama biz üzerine gitmeyince adamlar da suç bastırıyorlar. Başka tacizleri de normal gibi göstermeye başladılar.
Devam ediyor Genel Başkanlık koltuğunda yıllarca özel kalem müdiresi ile zina yapmış birisini oturtan CHP'nin şimdiki Genel Başkanı:
"Akit var mesela, Ak-it gazetesi. O onu aldığı gibi yapıştırıyor."
Hani söylerken de yanlıştı ama bir de yazıya dökerek bunu nasıl sitenize koyabiliyorsunuz
Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz
Siz ki Genel Başkanı evli özel kalem müdiresi ile yatakta basılmış bir partisiniz.
O kalem müdiresini yatak odasındaki konumu sebebiyle milletvekili yapan bir partinin mahcubiyeti altında yüzünüz kızarması gerekirken kalkıyorsunuz, bu ülkenin çok büyük bir kesiminin dürüstlüğüne, vatanseverliğine, ahlakına kefil olduğu Akit'e laf atmaya kalkıyorsunuz.
Bunu bir de CHP'nin internet sitesine de öylece koyuyor, suçunuzu adeta ilan-ı aşk yaparcasına koyuyorsunuz.
Hodri meydan! İt kim size göstermezsek; özel kalem müdiresini milletvekili yapan kim size de bu millete de göstermezsek; evli kadın ile yatağa girecek kadar pisliklere imza atanlar kim, bunları meşrulaştıranlar kim bu millete anlatmazsak, bu ahlaksızlığı yapanları deşifre etmezsek gazeteciliğimiz haram olsun bize!
Kendileri, Adalet Bakanı hakkında illegal yollardan yapılmış sorgulamada çıkan neticeyi üçe çarparak veriyorlar. Kendilerine getiren, belki de tanımadıkları kişilerden aldıkları çarpıtılmış bilgileri kamuoyunda ifşa ediyorlar.
Bizi de kendileri gibi sanıyorlar.
Biz tarafımıza gönderilen bilgi kimden gelirse gelsin sorgulamadan, araştırmadan, ilgililerine sormadan haber yapmama ilkesini şiar edinmişiz Özgür Efendi!

18