"Bize ne canım. İsteyen, tavuk etini istediği fiyattan satabilir" mi desin
Savcılık görevini yapıyor, harekete geçip operasyon düzenliyor.
Hemencecik bir kıyamet kopuyor: "Serbest ticarete niye karışıyorsunuz"..
Bu çıkışı ayrıca şu yorumlarla da destekliyorlar: "Bu ülkeye daha da yabancı yatırımcı gelir mi"
Devam ediyorlar: "Beyaz et üreticilerine savcılık operasyonu yapılan ülkeye hangi yatırımcı gelmek ister ki"
Halka daha yüksek fiyattan tavuk eti yedirmek isteyenlere muhalefetin bakış açısı şu:
"Karışmayınız. Dokunmayınız."
Devletin ekonomik ve ticari hayata müdahale etmemesini savunan klasik liberalizm ve kapitalizmin en ünlü sloganlarından biridir: "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler."
Bu ekolün savunucusu muhalifler, aslında şöyle demiş oluyorlar:
"Bırakınız 'isteyen, istediği fiyattan tavuk eti satsın' karışmayınız."
Aynı çevreler, patateste de "Tanzim satış mağazaları ile fiyatları tutamazsınız. Devlet de, belediye de, serbest fiyata karışmamalı" diyorlardı..
Patatesi bu halka üç misli fiyattan satan ihtikarların avukatlığına soyunuyorlardı.
Bu arkadaşlar, "bırakınız yapsınlar. bırakınız geçsinler" diye özetleyeceğimiz o kapitalist mantığı her konuda savunuyor olsalar..
"Biz karşı çıksak da. Onlar kendi içlerinde tutarlılar. Biz bu felsefenin yanlışlığına odaklanalım" derim..
Ama, işlerine gelince "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" diyen bu arkadaşlar..
Bir haftadır Cumhuriyet, Sözcü, Birgün ve Karar gazetesinin manşetinden, özel okul öğretmenlerinin durumunu aktarıp, devletin müdahale etmemesini eleştiriyorlar..
Devlet okullarında görev yapan öğretmenlerimizin maaşlarının düşük olduğu konusunda ciddi bir itirazları yok.
Ama özel okullardaki öğretmenlerimiz, kendilerinin istismar edildiklerini, emeklerinin düşük ücret ile karşılandığını belirtip, Milli Eğitim Bakanlığı'nın konuya müdahil olmasını istiyorlar..
Bakıyoruz, "patates deposuna polis baskını ile fiyat düşmez" diyen arkadaşlar..
"Özel okullara baskın düzenleyin, öğretmenlerin ücretlerini yükseltin" diye karşımıza çıkıyorlar..
Bu nasıl bir çelişki
Serbest ekonomi diyorsanız.. Fiyatların devlet eli ile belirlenmesinin zorbalık olduğunu iddia ediyorsanız.
Patateste de, beyaz ette de aynı şeyleri savunduğunuz gibi, özel okul öğretmen ücretlerinde de aynı şeyleri savunmanız gerekmez mi
Bu arkadaşlarımız, "Siz patates deposuna baskını savunuyordunuz. Beyaz ette kartel oluşturmak isteyenlere engel olunmasını da savundunuz. Şimdi sıra özel okul öğretmenlerinin ücretlerinde istismar yapılmamasına geldi. haydi çelişkili davranmayın, devletin bu öğretmenlerin ücretlerine müdahale etmesini sağlayın" derlerse..
Kendilerine hak veririm..
Gerçekten de..
Patateste stoklama ile fiyatlar şişiriliyorsa..
Bunun önlenmesi gerektiği gibi.
Beyaz ette rakip firmalar anlaşma yaparak, hatta stoklarındaki ürün miktarını bile birbirlerine aktarıp, fiyat belirlemesi yaptıklarında buna müdahale edildiği gibi.
Özel okullar da, öğretmenlerin ücretlerini düşük miktarda tutmak için bir anlaşma içinde iseler, devletin bu işe bir el atması gerekir..
Hatta, muhalifler "Kırmızı ette oyun" diyerek, attıkları nice manşete rağmen, "beyaz et"e sıra gelince, devletin bu işe karışmaması gerektiğini söylemelerine rağmen..
Biz tutarlı olalım..
Beyaz ette yapılan operasyonun, kırmızı ette de tekrarlanması gerektiğini hatırlatalım..
Arz talep konusunda, benzer verilere sahip beyaz ette ortaklaşa fiyat belirleyen ve kartelleşme peşinde koşanların, kırmızı et sektöründeki arkadaşlarının "ortak fiyat belirleme" konusunda hiçbir girişimlerinin olmadığını iddia etmek, gerçeklere tabii ki aykırıdır.
Devlet, zorunlu ihtiyaç ürünlerinden ekmek için fiyatı belirliyor..
Beyaz et ve kırmızı ette de, ekmekteki kadar katı şekilde bir fiyat belirlemesi yapılması mümkün olmayabilir. haklı da olmayabilir..
Ama ekmeğe sabit fiyat koyan devletin, kırmızı ete hiç karışmaması, beyaz ete karıştığında da muhaliflerin saldırısına uğraması, kabul edilemez bir tavırdır..

30