Nerede ekonomistler; ABD Venezuela'ya, İsviçre Maduro'ya çöktü
ALİ KARAHASANOĞLU
FETÖ terör örgütünün, saf vatandaşlarımızdan topladığı yardım paraları ile oluşturduğu devasa malvarlığı, CIA'nin emrine sunulmuştu.
FETÖ gerçek yüzünü gösterdiğinde, Türkiye haklı olarak, o malvarlıklarına el koydu.
Okulundan altın şirketine kadar..
Medyasından üniversitesine kadar birçok sektördeki halkın paraları, tekrar devlete geçirildi.
CHP'li Mahmut Tanal itiraz etti..
Oktay Ekşi itiraz etti.
Hatta CHP'nin o dönem ki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu itiraz etti.
Geçtiğimiz gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel, askeri öğrencilerin TSK'ya geri alınmasını isteyerek, o kirli yapıya desteğini ilan etti.
İyi Parti'li vekiller FETÖ'cü şirketleri kayyıma geçirilmesine itiraz ettiler..
Hatta SP'liler, DEVA'lılar, "dikkatli hareket etmek gerektiği"ni söylediler..
Bunların hepsi, şu söylemi de yüksek sesle dillendirdiler..
"Terör örgütü ile bağlantısı olduğu için el konulan fabrikalar, okullar, medya kuruluşları, bankalar, güvensizlik ortamına sebebiyet verir.. Türkiye'ye yatırımcı gelmez. Parasına çöküleceğinden endişe eden hiç kimse, bile bile gelip bu ülkeye yatırım yapmaz."
Aslında, kimsenin parasına, malına çöküldüğü yoktu..
Laikçi kesim bile, CIA'nin kuklası FETÖ'ye yardım ve yataklık yapıyordu..
Sanki alın teri ile kazanılmış bir para var, o paraya el konuluyormuş gibi algı yaptılar..
Yaptıkları algıyı, "Ekonomimiz bu sebeple düzelmiyor" diye de, süslediler..
Yalan söylüyorlardı..
Hangi sektör olursa olsun, alın teri ile para kazananlar, FETÖ'cülerin nasıl paraşütle o sektörlere indiklerini, aslında alın teri ile o işletmelere sahip olmadıklarını iyi bildikleri için. Türkiye'ye yapacakları yatırımlara çöküleceği yönünde, tek bir işadamında zerre miktarı endişe yoktu..
Ama, oluşturulmak istenen güvensizliğin, binde biri karşılık bulsa, bunun bu ülkeye çıkaracağı bir faturası vardı.
Bu faturayı, o solcular, o laikçiler, Tayyip Erdoğan düşmanlığından başka hiçbir şey bilmeyen o muhalif azgınlar bu millete ödettirdiler..
Şimdi buyrun..
"Hukuk var" dedikleri batıdan örnek verelim..
"Yolsuzluk yok, dürüst ve şeffaf yönetim anlayışı hakim"' dedikleri ülkelerden örnekler verelim..
Amerika, bir şirkete falan değil.
Toptan Venezuela'ya çöktü..
Maduro'ya değil, sadece..
Venezuela'nın petrolünden altın madenine kadar, her şeyine çöktü..
Kendi ülkesindeki bir şirkete değil, bir şahsın malvarlığına değil..
Makul bir suçlama yaparak değil..
Tamamen keyfi, tamamen hukuksuz, tamamen vicdansız bir baskınla, devlet başkanı'nı haydutça bir eylemle kaçırıp, Venezuela'ya çöktü..
Şimdi Amerika'ya yatırım yapacak işadamlarında bir tedirginlik, bir şüphe, "Acaba benim malıma, şirketime de çökerler mi bunlar" diye bir sorunun.. Tek bir sorunun gündeme taşındığını gördünüz mü
Neredesiniz Özgür Demirtaş'lar..
Neredesiniz Mahfi Eğilmez'ler..
Daron Acemoğlu, nereye saklandın, çıksana ortaya..
Atilla Yeşilada, mahallenin namusunu sen kurtar bari..
Refet Gürkaynak Sen de mi yoksun
Bir küçük açıklama, bir küçük not ile de yetiniriz canım.
Uzun bir makaleye gerek yok..
Sözlü yorumlara hiç gerek yok..
Bir cümle ile, "Ekonomi güven demektir. Ne yapacağına güvenmediğiniz, ne kararlar alacağı belli olmayan devletlere yatırım yapılmaz" sözlerinizi, son haydutluk çerçevesinde bir yorumlayın bakalım..
Olay ABD ile sınırlı değil..
Dün acele bir karar ile, dünya genelinde paraların saklandığı, en güvende olduğu merkez olarak bilinen İsviçre de, "Maduro ve bağlantılı kişilerin tüm varlıklarını dondurduk" demiş.
Hemen belirteyim.
Maduro'nun gerçekten İsviçre'de parası var ise.
O da bu dondurma kararını haketmiş demektir.
Ama..
Yolsuzluk endeksinde, şeffaf yönetimler endeksinde, hukukun üstünlüğü endeksinde, ilk 10'dan hiç aşağıya inmeyen İsviçre, bu karar ile Amerika'nın haydutluğunu sürdürmüş olmuyor mu
Utanmadan bir de hükümet olarak açıklama yapmışlar:
"Federal Konsey, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve onunla bağlantılı diğer kişilerin İsviçre'deki tüm varlıklarını acilen dondurma kararı aldı."
Amerika bir yandan çöküyor.
İsviçre diğer yandan paralara çöküyor..

19