Nefes'in "tanıdık savunma"sı, Ekrem'e mi gönderme

CHP medyası Ekrem İmamoğlu'nun 'hatırlamıyorum' cevaplarını alkışladı, Tunceli Valisi oğlunun aynı taktiği eleştiriyor—çifte standart mı yoksa farklı bağlamlar mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, CHP çevresi ve bağlantılı medyanın Ekrem İmamoğlu'nun soruşturmasında 'hatırlamıyorum' savunmasını meşrulaştırırken, Gülistan Doku cinayetinde aynı taktiği kullananlara saldırmasında çifte standart gördüğünü iddia ediyor. Hukuki ilkeler ve delil değerlendirmesinin şüphelinin kimliğine göre değiştirilmesini eleştiriyor. Sorgu cevaplarından baz istasyonu verilerine kadar, tutarsız uygulamaların adaletin bütünlüğünü zedeleyip zedelemediğinin sorgulanması gerekmez mi?

Yanlış anlaşılmasın..

Gülistan Doku'nun katiline gidilecek yolda, "Aman katile dokunulmasın" amacı ile, şüphelilere yönelik "İhtimallerin dile getirilmesi" amaçlı yayınları engellemek istiyor değilim.

Tam aksine.

Kamuoyu oluşması ve halkın gerçekleri öğrenmesi için, "Her iddianın tartışılması gerektiği"ni söylüyorum..

Ekrem İmamoğlu için ne dedi isek.

"Lekelenmeme hakkı"nın istismar edilmemesi noktasında, Ekrem İmamoğlu yolsuzluk dosyasında neyi savundu isek.

"Masumiyet karinesi" ilkesinde, Ekrem İmamoğlu yolsuzluk suçlamasında ne söyledi isek.

Şimdi Gülistan Doku cinayeti ile ilgili iddialarda da aynı şeyleri savunuyoruz..

Çünkü kavramlar, şahıslara göre değiştirilemez.. Hukuki kavramların içi; şüphelinin kimliğine göre boşaltılamaz, amacının dışına taşırılamaz..

CHP zihniyetliler ise çok net şekilde yanar dönerlik yapıyorlar.

İşlerine geldiği gibi, konum belirliyorlar.

Kavramları, olaya göre değiştirerek yorumluyorlar..

Ekrem İmamoğlu, sorgu sırasında 30'a yakın soruya "hatırlamıyorum" diye cevap vermiş..

Bu cevapların kimisine, "Aradan uzun zaman geçti" eklemesi de yapmış..

Onlarca defa, "bilmiyorum" cevabı ile, kritik soruları cevapsız bırakmış..

Bizzat kendisi ile ilgili konularda da, bu taktiği uygulamış..

Şirketi ile ilgili sorularda da bu taktiği uygulamış.

Birebir başında bulunduğu İBB yönetimi ile ilgili sorularda da bu taktiği uygulamış..

O tarihte, Nefes gazetesi de, benzeri yayın yapan fonlanmış gazeteler de, Ekrem İmamoğlu'nun "aptal rolü" oynadığı klasik savunmaları için, "tanıdık savunma" diye başlık atmadılar..

Karar gazetesi, "Pişkin cevap" diye bir başlık atmadı..

Ekrem İmamoğlu'nun cevaplarını, dahiyane karşılıklar imiş gibi verdiler..

Ama şimdi..

Gülistan Doku cinayetinde, doğrusunu yapıyorlar.

Tunceli Valisi'nin oğlunun, birebir kendisi ile ilgili soruları cevapsız bırakmasını eleştirerek, şu ifadeleri kullanıyorlar:

"Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel (Tunceli eski Valisi'nin oğlu), sorguda tam 7 kez 'Hatırlamıyorum' dedi. Sıkışınca da 'İtibar suikastı var' diye üste çıkmaya çalıştı"

Nefes gazetesinin manşeti ne idi

"Tanıdık savunma".

Öyle güzel bir başlık atmışlar ki.

Adeta "Ekrem İmamoğlu'ndan gelen fonlar azaldı, bir dürtükleyelim.. Bize biraz daha fon yollasın. Yoksa konuşuruz ha" dercesine..

Ekrem İmamoğlu'na gönderme yaparcasına..

"Tanıdık savunma" diyerek, tam teşhiste bulunmuşlar..

"3 maymunu oynadı" diyorlar..

Ve belki de en önemlisi..

Ekrem İmamoğlu'nun savunmasındaki birebir örtüşen taktik ile örtüşen şekilde "İtibar suikasti var" hatırlatması yaparak, "Şüphelilerin klasik taktiği bu" demiş oluyorlar..

Valinin oğlu, sorulara cevap veremeyince, "İtibar suikasti var" diyor ya..

Ekrem İmamoğlu da, iki villanın hesabını veremeyince, otel kameralarının kapatılmasının hesabını veremeyince, belediye yerine özel mekanlarda işadamları ile buluşmaları izah edemeyince. Milyon milyon dolarla dolu bavulları, valizleri anlatamayınca..

"Ben cumhurbaşkanı adayı olduğum için, bana yönelik soruşturma açıldı" dediği gibi..

Eski valinin oğlunun da, "İtibar suikasti var" dediğini aktarıyorlar..

Oysa eski valinin de, Ekrem'in de vereceği cevap çok basit.

Vali oğlu olsa da olmasa da..

Soru şu: "Gülistan ile ne işiniz var"

Ekrem efendi de, Cumhurbaşkanı adayı olsa da, olmasa da şu soruya cevap verecek: "İki villa, senin aile şirketine, bir müteahhit tarafından niçin bedava devredildi"

Ekrem bey buna cevap verdi mi..

Sorun bitecek.

Ama cevap veremeyince..

Valinin oğlu, bir üniversiteli kızla ilişkisini izah edemeyince..

Önce "tanımıyorum" dediği gibi..

Sonrasında da "Bana itibar suikasti yapılıyor. Babam Vali ya.. Onun yükselmesini önlemek için, böyle suçlama yapılıyor"