Ne EYT, ne zam, ne fon.. Milletin güveni, Erdoğan'a tam

Emekli maaşlarında iyileştirme yapılmadığında çevremde mağduriyetini anlatanlar vardı.

Emeklilikte yaşa takılma sorunu konuşulduğunda etrafımda bu konuyu anlatan onlarca insan vardı.

Asgari ücretin daha yüksek belirlenmesi gerektiği hususunda tartışmalar yaşandığında yüzlerce insan değerlendirmelerini bana aktarıyordu.

Gıda enflasyonu konusunda hemen her gün insanlardan şikayetler dinliyorum, yazımın altına yapılan yorumları okuyorum.

Toplumda ahlaki çöküntü yaşandığını söyleyen insanlarımızın dertlenmelerine şahit oluyorum.

Ama emin olun, samimi olarak bunu aktarıyorum:

Bugüne kadar çevremde bir tane bile "Fona para yatırdım, zarar ettim" diyene şahit olmadım.

Hatta dahasını söyleyeyim, bir okurumla bu konuda dertleştik.

"Ben bu fon yolsuzluğunda dönen dolapları sana anlatayım, ağzın açık kalır" dedi.

Dinlemedim.

Kendisine sordum: "Sen zarar ettin mi"

"Kardan zarar ettim" dedi.

Evet, tablo bu.

Zarar edenler kimler, bilmiyorum.

En düşükten almış olduklarını sanmıyorum; 2900 fondan spekülasyon olanı nasıl denk getirdin diye sorulur kendisine.

Ama...

1'e 10 kazandığını gördüğün bir fona, hisse senedine girdi isen..

Bunu izah etmen gerekir, arkadaş.

Bu ülkede oturduğun yerden 1 TL yatırıp 10 TL kazanmanın izahını yapmalısınız ki mağdur olduğuna inanalım.

Açgözlülük yapıldı ise..

Büyük paralar kazanacağı hayali ile bu işe girildi ise..

Bunun zararının da olabileceğini düşünmeleri gerekiyordu.

Buna rağmen büyük çoğunluğunun zararları karşılanıyor.

Maliye Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, 420 bin 31 tekil kişiye 130.2 milyar lira ödeme yapılmış.

Bir rakam daha var:

179 bin 449 kişi net yatırım tutarının tamamını almış.

Emin olun, ne 420 bin kişi ne de 179 bin kişiden bir tanesi bile benim çevremdeki kişilerden değil.

Fonda vurgun yapanlardan, açığa çıkanlardan da bir tanesi ile bile oturup bir saat sohbet etmişliğim yok, tanışıklığım yok.

O zaman bu sorunu Türkiye'nin tek sorunu gibi göstermek..

AK Parti'nin bu sebeple büyük bir kayıp yaşayacağını söylemek..

Tıpkı 17-25 Aralık'tan sonra FETÖ'cülerin yaptığı algıya benziyor.

O zaman FETÖ'cüler de, "Bugüne kadar AK Parti'yi desteklemiştik. Şimdi 2014 mahalli seçimlerinde ne olacağını görecekler" demişlerdi.

Başaramadılar.

2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde, "Fetullah Gülen'e yapılanın intikamını alacağız" dediler.

Milim zarar veremediler.

Daha sonraki yıllarda da değişik kesimler benzer söylemlerle AK Parti'nin artık tabanının büyük kısmını kaybettiğini iddia edip kaybedeceğini söylediler.

Ama başaramadılar.

2018'de EYT gerekçesi ile yüksek perdeden konuşanlar, "2 milyon mağdur var. EYT geçirilmezse AK Parti 2 milyon oyu unutsun" dediler.

AK Parti 2018 seçimi öncesinde EYT'lilerin tehditlerine boyun eğmedi, yine kazandı.

Şimdi de büyük çoğunluğunun mağduriyeti giderildiği halde, giderilmeye devam edildiği halde, suni olarak bir sorun inşa ediliyor ve bunun üzerinden algı yapılıyor.

Yarın belki de, "Mağdur diye ödeme yapılanlar AK Partili idi" bile diyebilirler.

Çünkü bu ahlaksız algıcılarda ilke yoktur, dürüstlük yoktur.

Fon yolsuzluğunu yapanların hepsi açıklansın; küçücük bir itirazım yok.

Maliye Bakanı da açıklansın dileğinde bulundu ve kısa bir süre içinde açıklanacağına da kesinlikle inanıyorum.

Nasıl ki Fatma Betül Sayan'ın ve eşinin, "3163 koyup 2,1 milyar almasının hiçbir mantıki izahı olmadığını" söyleyip hem paranın iade edilmek zorunda kalınacağını, hem de samimi itiraflar yapılmazsa başka müeyyidelere tabi olunacağını belirtmiş isek ve nihayetinde 2,1 milyar iade edilmek zorunda kalınmış...

Ama fona giriş tarihindeki kimden bilgi geldiği, çıkış tarihinde kimden bilgi aktarıldığı samimi şekilde savcılığa bildirilmediği için bir tutuklama, bir de adli kontrol kararı çıkmış ise..

O liste de tümü ile açıklanacak.

Ama o listede biz AK Parti'nin has adamlarından bir kişi görürsek, Yeni Parti'den 10 tane isim göreceğiz.