Özgür Özel'in cümlesini, kendisine yandaş internet sitesinden birebir aktarayım:
"Özgür Özel açıkladı: İmamoğlu'nun İBB davasında yapamadığı savunmasının kitabı basılmadan toplatıldı!"
Nerede toplatma kararı
Nerede, "Bu savunma kitap haline getirilemez. Buna izin vermiyoruz" kararı
Başka haber ajanslarından da araştırdım.
Gerçekten de, Özgür Özel Kocaeli'de açılış töreninde yaptığı konuşmada, tam olarak şu cümleyi kurmuş: "Ekrem İmamoğlu, yaptırılmayan savunmasını kitap olarak bastırıp, millete derdini anlatmak istiyor. Ama o kitabı toplatma kararı aldılar. Basımını durdurma kararı aldılar."
Böyle bir şey yalan da.
Teorik olarak varsayalım, doğru.
Ben o kitabı yayınlamaya gönüllüyüm..
Tek şartım var, Sarıyer'deki villaları nasıl aldığınızı açıklayacaksınız.
Sarıyer'deki iki villa karşılığında, Ali Nuhoğlu'na Eyüp'teki konut yapım işini, % 50 pahalı fiyattan yaptırdığınız iddiasını açıklayacaksınız.
Yyanlış anlaşılmasın.
Devletin hiçbir yetkilisi, "sizin kitabınızda şu konu yok. Dolayısı ile kitabınızın baskısını engelliyoruz" dememiştir.
Orası yalan.
O yalanı tescilliyorum.
Ekrem İmamoğlu için onlarca eleştirel yazı kaleme almış bir gazeteci olarak, ben dahi, sizin kitabınızı yayınlayabilirim diyor, şartımı söylüyorum.
Yoksa, onlar isterlerse "Ekrem İmamoğlu'nun mahkemede yaptırılmayan savunması" diye başlık atar, içinde Galatasaray-Fenerbahçe maçını anlatırlar. İsterlerse Kıbrıs'ta Makarios'un kardeşlik türküleri adı altında, bize Yunan seviciliği pazarlayabilirler.
İstediklerini yapabilirler..
Gerçekten savunmanızı geniş kitlelere yaymak istiyorsanız..
Hodri medan diyorum.
İddialara cevap verin, ben kendi köşemden, sizin savunmanızı yayınlayayım.
Daha ne istiyorsunuz.
Canlı yayın yapılmasından yana imişler gibi algı oluşturuyorlar..
Nasıl olsa, böyle bir değişiklik için, kanun çıkarılması gerektiğini, TBMM'nin ise tatilde olduğunu biliyorlar..
"Bir günlük beylik, beyliktir" felsefesi ile, işkembeden sallıyorlar..
Sanki canlı yayın taraftarı imişler gibi, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e cevap yetiştirmeye kalkıyorlar..
Yanında onlarca hukukçu vardır.
Hani şu "Başörtü laikliğe aykırıdır. Yasaklanması greekir" diyen sözde hukukçular.
Adamların hukuktan haberleri yok.
Bir kitap, basılmadan nasıl toplatılır.
Hukuki açıdan da söylemeyelim..
Fiziki olarak söyleyelim.
Bir kitap toplatılabilmesi için, önce kitap haline gelmesi lazım.
Kitap haline gelmemiş bir ürün, fiili olarak, nasıl toplatılabilir
Özgür Özel bu açıklamasını, neye dayandırıyor
Toplatma nerede yapılmış
Hangi mahkeme karar vermiş
Haydi buyrun açıklayın..
Muhtemeldir, kafalarına göre bir şey basmak istemişlerdir. Matbaa da, "Bandrol almanız lazım. Burası dingonun ahırı değil. Sadece siz değil, Türkiye'de kitap basmak isteyen herkes, bandrol alıyor" demiştir..
Bunlar da kendi kendilerine, "Basılmadan kitaba toplatma" diye rakı masasında bir muhabbet yapmışlardır.
Ertesi günü de bunu, ciddi ciddi halkın huzurunda dillendirmiş, onlarca fonlanmış internet sitesinde de saf okurlara aktarılmıştır..
Öyle uyduruk anlatımlar yapıyorlar ki..
Alın size, Özgür Özel'in, bilmemneresinden uydurduğu ikinci bir yalan..
"Herkesi dinledi Ekrem Başkan. 'Savunman en son gün, en sonda sende' dediler. 'Savunma hakkı kısıtlanmaz' dediler. Sonra bir tarih koydular, '9 Temmuz'da bitireceğiz' deyip 'Altı saatte sen ve bütün avukatların savunmanı yap ve bitir' dediler."
Hodri meydan..
Böyle bir şey nerede söylendi, buyrun gösterin.
Kaldı ki, söylenmiş olduğunu varsayalım.
Siz başlayın savunmanıza..
6. saatte Sarıyer'deki iki villanın yarısını anlatmış olun.
Ben geleyim, sizin avuktalığınızı yapıp, "Sayın mahkeme başkanı. Sarıyer'deki villaları nasıl sahiplendiğini anlatıyor. tam da rüşvet iddiasının cevabını veriyor. Dinleyelim" der, Ekrem İmamoğlu'nu savunurum.
Ama böyle bir şey yok.
Adam izah edemeyeceğini biliyor.
Sorulara cevap veremeyeceğini biliyor.

35