Yok öyle, İsmail Arı gazeteciliği.
Yok öyle İsmail Saymaz hokkabazlığı..
Yok öyle Murat Ağırel'in hep kendine yontma operasyonu eşliğinde rakamlara takla attırmak..
Enflasyon olan bir ülkede, TL değerleri ile milli gelirdeki artışı vermeyeceğiz..
Onların çok sevdikleri dolar bazında vereceğiz..
Ömer Bolat'ın, dün Akit Medya'nın organize ettiği "Ticarette Milli Vizyon Zirvesi"nde yaptığı konuşmadan aktarıyorum:
"Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 yıllık başkanlığı ve liderliği altındaki bütün kadrolarımız, hükümetlerimiz 23 yılda Türkiye ekonomisini dolar bazında 6 kattan fazla büyütüp 1 trilyon 630 milyar dolara yükseltme başarısını gösterdi."
Rakamlara itiraz eden var mı
"Dolar bazında değil, ne bileyim euro bazında hesap yapmamız gerekir.." diyeniniz var mı
Veya, "Tüm dünyada bu hesaplamalar, altına bağlı olarak yapılır, siz niye dolar bazında yaptığınız" itirazında bulunanınız var mı
Yok.
Olmamalı..
Çünkü ekonominin rakamları okuma kuralına uygun, genel kabul gören rakamlarla 2002 ve 2025 kıyaslaması yapılıyor..
Tek söyleyecekleri şu olabilir:
2002'de Türkiye'nin nüfusu 65 milyon idi. Şimdi 85 milyon..
Bu itiraza, şu cevabı verebiliriz ama, yine de vermeyelim..
"Siz değil misiniz, ülke nüfusu çoğalmamalı. Çoğaldıkça, aynı pastayı daha fazla insana bölüştüreceğiz. Var olan nüfusumuzu daha müreffeh yaşatmak için, nüfus artışını durdurmamız gerekir."
Evet, iş dünyasının Koç'ları bunun kampanyalarını yapıyorlardı..
Büyük holding patronları, CHP'li siyasetçiler, kemalist bürokratlar, hep bu söylemle karşımıza çıkıyorlardı..
"Aynı olan pastayı, daha fazla nüfusa bölüştürürsek, refahın azalması kaçınılmaz" diyorlardı..
Pasta aynı mı imiş
Yoksa 6 kat artırılmayı mı bekliyormuş
Nüfusumuz % 30 civarında arttığı için, milli gelirin de bu oranda artırılması, eski yönetimlerin başarısına eşdeğer bir ivmeyi gösterecekti..
Kemalist zorbaların tüm karalamalarına rağmen, sol siyasetçilerin tüm sahtekarca anlatımlarına rağmen, Türkiye nüfusu 2002'den bu yana % 30 artarken, onların söylemi ile milli gelir yine de aynı kalması gerekir iken..
Dolayısı ile pasta aynı olması gerekir iken..
Hatta..
Nüfus oranında milli gelir artışı yaşanması gerekir iken..
% 30 artışları geçin..
İki misline çıkışları geçin..
6 kat artış yaşanmış..
Ticaret Bakanımız Ömer Bolat'tan aktarımla, tam rakamı da verelim, matematikçilerine hesaplattırsınlar, "Milli gelirimiz 238 milyar dolardan 1 trilyon 639 milyar dolara yükseldi."
Fazlası var, eksiği yok..
"7 kat artmış" desek, hani yalan olmaz..
7 katına az kalmış..
Milli gelir 7 kata yakın artmış..
Yani bir kişiye, bir aileye, bir şirkete benzetsek..
2002 yılında 100 bin birim kazanan kişi.. Aile.. Ya da şirket.. Ya da devlet.
Artık 2025 yılında 700 bin birim kazanmaya yaklaşmış..
Ama bakıyorsunuz soldan çarklı gazetelere.. Bakıyorsunuz muhafazakar geçinen, CHP vagonu siyasetçilere, gazetecilere..
"İflasın eşiğindeyiz" diyorlar..
Gelirimiz 100 bin iken mi iflasın eşiğinde oluruz, yoksa 700 bin olunca mı
Bu nasıl bir mantıksızlık.. Bu nasıl bir çarpıtma..
Milli gelirimiz artmıştır..
Ama bu dışarıya yansımıyordur.

30