Gazze soykırımı başladıktan sonra kendilerine yönelik boykotu kırmak için, McDonalds'ın sinsice akit'e vermek istediği reklamı, "İsrail'e destek veren bir firmanın bu girişimine alet olamayız" dedik, tekliflerini geri çevirdik, yayınlamadık.
Kripto para/bitcoin reklamlarını asla kabul etmedik. Kripto para haberleri çok okunduğu dönemlerde dahi, "Biz okunan haberleri vermemiz gerekir. Tıklanan/izlenen/ilgi duyulan haberleri vermeliyiz" diyerek, vatandaşın üç kuruş birikiminin çarçur olacağı güvensiz mecraların propagandasına, meşrulaştırılmasına, özendirilmesine alet olmadık.
Otel reklamları geldi, "havuz başında mayolu bayan fotoğrafını koyamayız" dedik, almadık. Bir başka ay, "havuz başında mayolu bayan" görselli reklamı yayınlatmak isteyen otelin reklamı, müstehcen görüntü olmaksızın, başka bir normal görselle tekrar geldi, "Niye bu ısrar" dedik, araştırdık, Kıbrıs'ta kumarhane işleten şirket olduğu ortaya çıktı, reklamı almadık.
Halen birçok gazete, o kumarhane sahibi otellerin reklamlarını günü birlik yayınlayıp, aynı gün "kumar baronlarının üzerine niye gidilmiyor" manşetleri attıklarını da gördük. Ama biz inandığımız prensiplerimizden vazgeçmedik.
Ege sahillerinde, Antalya kıyılarında konumlanmış otellerin, buralarda yaptıkları daireleri-villaları pazarlamaya çalışan inşaat şirketlerinin, hemen hepsinde mayolu bayan görselleri ile taşınmaz satışları ya da 5 yıldızlı/bilmem kaç yıldızlı tatil reklamlarını, "müstehcen fotoğraf barındıran reklamları almıyoruz" diyerek geri çevirdik.. Ne yayınladık, ne de paralarını aldık.
Tosuncuk lakaplı, 30 yaşına gelmeden milyar milyarlık işadamı hüviyetinde kendisini pazarlayan ve şimdi yüzlerce yıl hapis istemi ile yargılanan Mehmet Yılmaz'ın, "mavi yumurta" tılsımlı Çiftlikbank dolandırıcılığında, kendisini meşrulaştırmak ve muhafazakar kesimden de para toplamak için akit'e vermek istediği reklamları, 'Kamuoyunda tanınmayan bir kişisiniz. Genç bir işadamı olduğunuzu söylüyorsunuz. Bugüne kadar ürettiğiniz ne var ki; bilgisayar başında çiftlik yönetme anlatımları eşliğinde para topluyorsunuz" sorgulamasını yapıp, tatmin edici cevap alamadığımız için, Sözcü'nün gönül rahatlığı ile aldığı reklamları, biz kabul etmedik, yayınlamadık..
Sadece gazete alanında değil, sadece tv alanında değil, binbir çıplaklığın teşhir edildiği internet sitesi mecrasında da..
Reklam ajansımızın hiç dahil bile olmadığı, google tarafından otomatik olarak yayınlanan, öncesinde haberdar bile olamadığımız, yeniakit.com.tr'de, akittv.com.tr'de anlık olarak yayınlanan reklamlarda, aman gayri ahlaki bir görüntü olmasın, aman (genel mahiyette ilk baştan engellediğimiz halde, yine de kenardan köşeden sızarak) bir yanlışa imza atmayalım diyerek, tespit eder etmez hemen engellenen onlarca, yüzlerce reklamı sizlere gösterebileceğim bir hassasiyet içinde olduğumuz halde..
Bahis çetelerinin sponsor olduğu televizyon kanalları bize nanik yaparken.. Şahıslara ait youtube kanallarının birçoğunun giderlerinin önemli bir bölümü, bahis çetelerinin finansmanlığı ile yollarına devam ederken.. Aynı reklam verenlerin, "akit'e de katkı sunmak isteriz" tekliflerine, açık kaynaklardan yaptığımız araştırmaların yanısıra, "Şu şirket necidir, bu firmanın ana gelir kaynağı nedir" diye yaptığımız araştırmalarda sıkıntı hissettiğimiz kim var ise, hepsine "hayır" cevabı verdiğimiz halde.
Bahis çetelerinin, kripto para işlemleri üzerinden kendilerine milyarlarca liralık sermaye devşirenlerin tekliflerine "olur" vermediğimiz, paralarına tenezzül etmediğimiz halde.
Tuncay Özkan'ın Koç Holding'den 8 milyon 440 bin TL'lik (3 milyon dolar) reklam tahsilatı ile kıyasladığınızda, 33 yıllık yayın hayatımızda Koç'un akit'e vermediği reklam bedelini, Tuncay Özkan'ın yeni kurulmuş televizyon kanalına bir çırpıda peşin olarak nasıl verebildiğini, hangi generallerin bu işte aracılık ettiğini sorduğumuzda cevabını veremeyenlerin...
CHP tüzel kişiliğinin (çekilmemiş) Atatürk belgesel filmi karşılığı diyerek (Kanaltürk'e) aktardığı 3 milyon doların nasıl buharlaştığı, buna rağmen o buharlaşmada aktif rol oynayan Tuncay Özkan'ın şimdi CHP'de nasıl milletvekili olabildiğini sorgulayamayanların..
Yurtdışından getirilirken, şu ya da bu bakanlığın "İnsan vücuduna zararlı değildir" raporunu, "Bakanlıktan onaylı, eklem ağrılarına iyi gelen krem" çarpıtması ve tanıtımı ile ambalajlarında öven firmaların ürünlerinin reklamlarını nasıl geri çevirdiğimizi, sizin içli dışlı olduğunuz reklam ajansları çok iyi bilirlerken.
Bazı reklamları, ilkelerimize aykırı olduğu için geri çevirdiğimizde, reklam ajansının yetkililerinin "Şaka yapmıyorsunuz değil mi Biz size parası karşılığında yayınlanmak üzere reklam vermeye çalışıyoruz, siz ise 'parası ile de olsa, bu reklamı yayınlamıyoruz' diyorsunuz, öyle mi" diye hayretlerini izhar ettiklerini aktarmam, bize çamur sıçratmaya kalkışan yeni yetme sözde gazetecilere bir fikir veriyor mu acaba

33