Kur korumalı mevduat sıfırlanmış

Yoksa, iyi yönetilmediği müddetçe, milim milim dövizin değeri yükselir mi.

Veya tersinden bakalım.

Kur korumalı mevduat uygulamasına geçilince, Türkiye'nin bir gecede üretimi mi arttı, sanayileşmesi zirve mi yaptı, yönetimi bir gecede çok başarılı bir sunum mu yaptı ki, 18 TL'ye çıkan doların değeri, tekrar 13 TL'ye indi.

Yaşanılan neydi

Amerika'nın savaş gemilerinin İran yakınlarına gelip, Tahran'a gönderdiği füzelerinin benzerlerinin Türk ekonomisine atılmasıydı.

İsrail'in İran'a attığı füzelerin benzerlerinin, Türk ekonomisine atılmasıydı.

İsrail, İran'da rejim değişikliği için füzeler attı.

Türkiye'de de, seçimle iş başına gelmiş yönetimin devrilmesi için 2021 yılında döviz üzerinden ekonomimize füzeler atıldı.

İran, füze savunma sistemi ile ve karşı füze ataklarıyla, kendisine saldırıları durdurdu ve yeni atakların yapılmasını engelledi.

Türkiye de, ekonomisine atılan füzeleri, kur korumalı mevduat hesabıyla, önce durdurdu. Doların 20 TL'ye 25 TL'ye çıkmasını önledi.

Sonra da doların tekrar 13 TL'lere inmesini, kur korumalı mevduat hesabıyla sağladı.

O tarihlerde hatırlayın, iki gecede yaşanılan dövizdeki %50 değer artışının, adım adım gerçekleşmesi sürecinde, nice insanlar hızlı bir şekilde arabalarını sattılar. Hatta nasıl hemen müşteri bulduysalar, evlerini satanlar bile oldu.

Onlara mesaj gelmişti.

Dolar 25-30 TL'ye kadar çıkacak.

O fırsatçılar da, kendileri çok akıllı ya, arabalarını satıp dolara çevirdiler. Evlerini satıp dolar aldılar.

Bir yandan Türk ekonomisine dışardan atılan füzeler.

Diğer taraftan kendi içimizdeki fırsatçıların, araba satıp parasıyla dolar almaları, evlerini satıp dolar almaları sebebiyle oluşan suni dolar talebi. Doları, yapılan saldırının hedeflediği değerin de üzerinde bir değere çıkartmıştı.

Kur korumalı mevduat hesabı getirildiğinde, asgari faiz oranı %14 idi. Devlet dedi ki, "biz faizi daha da düşürecektik. Cumhurbaşkanımız 'faiz konusunda nas var, bize ne oluyor' açıklaması gereği, faizi daha da düşürecektik ama. Bu planımız hayata geçmesin diye, ekonomimize gönderilen füzelerle, dövizin değeri yükseltildi. Biz de dövizin değerini tekrar eski seviyesine, gerçek değerine indirmek için, kur korumalı mevduat sistemine geçiyoruz. Bu sistemde, parasını faize yatıranların, dolar karşısında paralarının değerinin kaybı olmamasını, devlet olarak biz garanti ediyoruz. Üç tane çakal dövizle oynayamayacak. Amerika veya İsrail atacağı füzelerle, ülkemizi karıştıramayacak."

Bu açıklama, tabii ki resmi bir açıklama değil. Devletin kur korumalı mevduat hesabıyla yapmak istediği uygulamanın özeti bu.

Kur korumalı mevduat hesabı başarılı oldu ki, iki gecede 12 TL'den 18 TL'ye çıkan dolar, bu uygulama ile tekrar eski seviyesine indi.

Böylece milyarlarca dolar borcu olan işadamlarının, devletin; borçlarının bir çırpıda %50 artmasının önüne geçilmiş oldu.

Aslında doların 12 TL'den 18 TL'ye çıkarılarak, dış güçlerin yapmak istedikleri, Türk işadamlarının iflasını sağlamaktı. Devletin iflasını sağlamaktı.

Başaramadılar.

Kur korumalı mevduat hesabıyla dolar gerçek değerine indirildi.

Tekrar belirtelim. İki gecede 12 TL'den 18 TL'ye çıkarılan dolar, kur korumalı mevduat hesabı sayesinde tekrar eski değerine indirildi.

Bu değişiklik sırasında, ne yükselişte ne de iniş sırasında, Türkiye'nin toplam üretimi ne arttı ne de azaldı. Türkiye'nin sanayileşmesi açısından ne bir devasa adım atıldı, ne de bir afet yaşandı. Türk ekonomisinde hiçbir şey değişmediği halde, İran örneğinde yola çıkarak tekrarlayayım, Amerika'nın ve İsrail'in attığı füzelerle (operasyonuna) dolar önce 18 TL'ye çıkarıldı, kur korumalı mevduat hesabı sayesinde tekrar eski değerine indirildi.