"Ak Parti'nin rant işgali" diye başlık atan.
"Köylüler, topraklarının işgaline itiraz için eylemde" algı operasyonlarına imza atan.
"Yeşili katlettiler" haberleri ile, Türk turizmine katkı sunacak tesisleri hedef tahtasına koyan.
Ben Sözcü gazetesi diyeyim ama.
Siz Cumhuriyeti de, Birgün gazetesini de, Karar gazetesini de buna ilave edin.
Dünkü Sözcü'den ben başlığı size vereyim, aynı haberin diğer muhalif gazetelerde de yapıldığını siz bilerek okuyun.
"Koç Holding 100 milyon dolara yeniledi! Türk turizminin simgesi 13 yıl sonra açılıyor"
Ne güzel değil mi
İş adamlarının isimlerini vermeyeceğim.
Sanki Koç dışındakilerle bir tanışıklığın varmış, onların yaptıkları turistik tesislere destek verip, Koç grubu ile gezi isyanından gelen karşıtlığımız sebebiyle bunlara karşı çıkıyormuşum gibi algı oluşturulmasına fırsat vermeden gerçekleri yazalım.
Hemen başta belirteyim, otel sahibi hiçbir iş adamıyla tanışıklığım yok, birisini diğerine tercih etme derdim de yok.
Ama bir turistik tesis yapılırken, onlarca muhabiri görevlendirip, "yukarıdan çek", "aşağısından çek", "içine gir içinden çek" talimatlarıyla, imara aykırı ne yanlışlık bulabiliriz diyerekten hedef tahtasına koyacak otel arayan Sözcü kafası.
Şimdi "imar rantı" derseniz, diğerlerini rakip bile saymayacak kadar büyük metrekarede bir otel.
İmara aykırılık derseniz, on tane muhabire gerek yok sadece reklamını yapmak için çektikleri fotoğrafı gözlemleyin, "bu ne" diyerek küçük dilinizi yutacağınız büyüklükte bir otel.
Ama, otel Koç Holding'e ait olunca bakın çevreci sözcü, ne düzenlemeler yapıyor:
"Vehbi Koç'un 30 yıl önce yaşamını yitirdiği Antalya'nın ilk 5 yıldızlı oteli Divan Talya, 13 yıllık yeniden yapım sürecinin ardından faaliyete başladı."
Ne oldu arkadaşlar, "imar rantı" başlıklarınıza ne oldu
Mimar ve mühendisler odası nereye kayboldu
İnşaat mühendisleri odası tatile mi çıktı
"Doğanın katledildiği"nden başlayın, "her yer beton her yer beton" sloganları ile devam edin.
Sözcü'nün haberi devam ediyor:
"Koç ailesi için manevi önemi yüksek olan otel, ilk aşamada 'deneme işletmesi' modeliyle hizmet verecek."
Sakın ha yanlış anlamayın arkadaşlar..
Koç ailesinin bu devasa Otel'den para kazanma falan diye bir niyetleri asla yok.
100 milyon $ harcama yaptılar, aslında bu büyük bir fedakarlık örneği.
Niçin yaptılar bu büyük otel İnşaatıını
Para kazanmak için diye aklınıza sakın bir şey gelmesin.
Koç Holding'in kurucusu Vehbi Koç var ya.
O, bu otelde vefat etmişti.
Şimdi Vehbi Koç'un hatırası için otel yeniden dizayn edildi.
Para kazanma falan asla amaç değil.
Burada lafa girip, "bizim bildiğimiz hatıralara sahip çıkmak, mekanın eski haliyle korunmasıdır. Belki müze haline getirilmesidir. Boşverin yıkıp yapmayı, modernize etmek bile hatıraya saygısızlıktır" itirazında bulunmaya kalkışmayın.
Sözcü, Cumhuriyet, Birgün ekibi, ta ilkbahar aylarından, "Amerika'ya mı yoksa İspanya'ya mı gidelim. İngiltere'ye mi yoksa İsviçre'ye mi kayalım." muhabbetlerine başlarlar.
Emekçi söylemleriyle vatandaşın karşısına çıkarlar ama, tatillerini de hep bu ülkelerde geçirirler.
Biraz daha düşük gelirli olanları ise, "Yunan adaları çok ucuz" diyerek, Yunanistan'a para kazandırmanın peşindedirler.
Dersiniz ki, Türkiye'deki otellere tabiat hassasiyeti sebebiyle itiraz eden bu arkadaşların gittikleri İspanya'da, Amerika'da, İngiltere'de oteller asla yeşile dokunulmadan yapılmıştır.
Yunan Adaları'nda turistik tesisler, tarihi sit alanlarına kesinlikle zarar vermeden imar mevzuatına milimine kadar uygun yapılmış mekanlardır.
İspanya asla betonlaşmayan bir ülkedir. Turizm gelirinde Türkiye'yi ikiye katlarlarken tabiata saygı duydukları için bu hale ulaşmışlardır.
Dolayısıyla Türkiye'de de, aynı hassasiyetin gereği olarak, şu iş adamına ait otelin yapımına, bu iş adamının yapacağı turistik tesisin inşasına karşı çıkmaktadırlar.
Amerika'yı, Avrupa ülkelerini kıskanmayı bir kenara bırakalım, eğer oteli Koç Holding yapıyorsa, yeşil-çevre-tabiat hassasiyetinin, Sözcü gazetesinde de pek dikkate alınmadığını gösteren cümlelerle devam edelim: "2013 yılında yıkılan ve bulunduğu alana yeniden inşa edilen lüks otel, Antalya'daki ilk 5 yıldızlı otel olması ile tanınıyor. Ayrıca Türk iş dünyasının en önemli simalarından Vehbi Koç'un 1996 yılında hayatını kaybettiği lüks otelin, bu özellikleri nedeniyle aile için son derece hassas manevi öneminin bulunduğu bilinmekte."

64