Karar'dakiler,CHP rüşvetlerini niye yazamıyorlar
ALİ KARAHASANOĞLU
CHP'li belediyelerde yaşanılan rüşvet ağı için açılan davada, dördüncü gün de tamamlandı..
Bakalım, Karar gazetesindeki kendilerini dindar olarak gösteren arkadaşlar, bugün bir şey yazabilecekler mi
Üçüncü günün ifadelerinden sonra, dünkü gazetelerine baktım..
Gözlerim arıyor, bir haber..
Gözlerim arıyor, yazarlarından bir tanesi, anlatsın: "Burda yolsuzluk var deniliyor ama.. Yolsuzluk yok. Çünkü ..." desin..
"Kuralsız yeni dünya" diye yazmış, HAMAS'ın eylemlerinin, Gazze'deki soykırıma bahane edildiğini belirterek, çaktırmadan CHP'nin söylemine destek veren Taha Akyol.
Oysa yazabilirdi..
Önceki gün ifade veren Beltaş yetkilisi Önder Gedik'e, "650 milyon TL'lik hastane arsasını niye satma ihtiyacı hissettiniz", diye sorabilirdi..
Sorabilmiş mi Soramamış..
Ahmet Taşgetiren, "İran'a Trump gibi bakmasak bile…" diye yazısını, yine yazardı..
Ama soramaz mıydı, "BELTAŞ'ta 2024 mahalli seçimlerinden hemen sonra göreve getirilmişsiniz. Mayıs ayında.. Aceleniz ne idi ki, Temmuz ayında 650 milyonluk arsayı sattınız"
Taşgetiren, bu soruyu sorma kapasitesi olmayan bir gazeteci mi
Bunu düşünmekten aciz mi
Yoksa..
Bu soruyu sormaya cesaret mi edemiyor
"Demokrasilerde çare tükenmez" diyor, Fehmi Koru. Biraz da alaycı bir üslupla..
Özgür Özel'den de bahsetmiş, yazısında..
Ama asrın yolsuzluğu ile ilgili, tek satır da mı yazamaz, bir gazeteci..
Bir tane de mi soru soramaz..
Hadi soru soramıyorsun, bari savun..
"Ne var ki, 650 milyonluk belediye arsaları 470 milyona satıldı diye, üzüntüden ölelim mi yani. Hemen her gün, benzer satışlar yapılıyor. AK Parti'de de yapılıyor, başka belediyelerde de yapılıyor" de bari..
Diyebiliyor musun
Savunabiliyor musun
Hayır..
Ama CHP'ye vagon olmaya devam.
Dünyadan habersiz şekilde, CHP'nin yargılaması devam eden yolsuzluklarına gözlerini kapatıp, 1960'lı yıllardan hikayeler anlatıyor..
Gel Fehmi abi, gel..
2026 Ocak ayına gel.
Asrın yolsuzluğunun ifadelerine bak..
Sanıkların hepsi hasta..
Hepsinin anası, babası, kardeşi, eşi mağdur..
Cezaevinde olanlar veya dışarda olanlar..
Kim yaşamıyor ki, bu üzüntüleri, bu acıları..
"Siz, yolsuzluğu anlatın" diyoruz..
Onlar, suçluların sorgulanması aşamasında yaşanılanları anlatıyorlar..
Geçiyoruz, AK Parti'de milletvekilliği de yapan Mehmet Ocaktan'a..
"Bir daha, bir daha milletvekili olacaktım. Niye sadece bir defa oldum Bir basın danışmanı bile, Acarkent villalarında otururken, Murat Ongun'un sadece oturduğu villanın aylık kirası 450 bin TL iken, ben niye o villalarda oturmuyorum." deyip..
CHP'yi eleştireceğine..
AK Parti'ye okları yönlendirip.
"Müslümanların oluşturduğu hukuk aklı ve fıtratı esas almak durumundadır" başlıklı yazıyı kaleme alan Mehmet Ocaktan..
Niye yazamıyorsunuz, CHP'li belediyelerdeki yolsuzlukları..
CHP'nin yolsuzluklarının bile müsebbibi, şeriat mı
Şeriat mı ki, "Derdimiz, yaşadığımız çağda bir 'şeriat devleti' modeli üretmek değil" diyorsunuz.
Hani nerde rüşvetler
Nerde Seyhan Belediye Başkanı'nın, Ceyhan Belediye Başkanı'nın rüşvet ilişkileri..
Bunlar şeriat devleti modeli öneriyorlar da, onun için mi, "Derdimiz Şeriat devleti olmamalı" diyorsunuz.. Aslında yolsuzlukların üzerine, bu şekilde mi gidiyorsunuz.
Vah Ocaktan vah..
Yolsuzluğu yapan Şeriat karşıtları.
Senin yazında eleştirilen, şeriat modeli!
Nasıl oluyor bu, nasıl olabiliyor
Ya, babasının Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olması ile övünen Yusuf ziya Cömert
"İşte, o , Karar'ı aklayacak, yolsuzlukların kimin tarafından yapıldığına bakmaksızın, üzerine gidecek" diye bir ümidiniz var mı
Siz ümit etmeye devam edin..
"Kooperatife üye kaydeder gibi" başlığı ile, Gazze'de şehir efsanesi olarak dillendirilen algı operasyonları üzerine akıl yürütüyor arkadaşımız.
Yazmasına itiraz etmem, Gazze'yi her gün yazalım. Birlikte yazalım..

26