Kadir İnanır'ın cenaze törenine bakın, solun iktidara yürüyüşünü anlayın!

Terzi Fikri'nin 12 Eylül öncesinde belediye başkanlığı yaptığı Fatsa'sında doğmuş olması, bir adamı solcu yapabilir de..

Devletin askerine kurşun sıkan PKK'lı teröristlere şirinliğinin esas kaynağı neydi, muhaliflik reytingi beklentisi mi, bilmiyorum..

Oysa AK Parti iktidarında, 2012 yılında çözüm süreci ile birlikte Akil adamlar heyetine seçilmişti..

O tarihe kadar PKK terörünün dış güçlerin oyunu olduğunun farkına varamadı ise..

O sürecin 2015 yılında bitirilmesine sebep olan terör örgütünün vicdansız saldırılarını izleyip, oynanan oyunun farkına varması beklenirdi..

Tam aksine..

Terör örgütü çözüm sürecini bitirdi, Kadir İnanır tuttu, AK Parti'ye de düşman oldu..

2015 sonrasındaki süreçte de, fırsatını buldukça, AK Parti iktidarına laf atmayı sürdürdü.

Ama her şeye rağmen, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 85 milyonun başkanı olduğunu gösterdi, Kadir İnanır'ın vicdansızca yaptığı eleştirileri unutup, ölümü sebebi ile taziye mesajı yayınladı..

Özellikle Akil adamlar heyetine seçildiği ve kendisi de bu görevi üstlendiği halde, o süreçte belki de birçok gerçeği daha yakınen öğrenmiş olmasına rağmen..

AK parti iktidarına yönelik eleştirileri, özellikle çözüm süreci PKK tarafından bitirildikten sonra, daha keskinleşti.. Benim de aklımda, şu soru muhkemleşti:

Birçok bilim adamı kisvelilerin olduğu gibi, baro başkanlarının olduğu gibi, tabipler birliğinin, mühendisler odalarının olduğu gibi, acaba oyuncular da, dış güçlerin senaryosunu yazdığı o kirli oyunların içinde miydiler

Dün Kadir İnanır'ın cenaze töreni vardı..

İnanır'ın cenaze töreni de, hayatındaki gel-gitler gibi, tartışmalı konumlanmalar gibi, acıda birleşmesi gereken yandaşlarını sudan sebeplerle ihtilaf çıkarıp, kavgalı görüntüler yaşatmalarına sahne oldu..

Genel başkanlığı mahkeme kararı ile iptal edilen ve bu konuda tedbir kararı da verildiği için, artık genel başkan sıfatını kullanması mümkün olmayan Özgür Özel, "CHP Genel Başkanı" sıfatı da içeren bir çelenk ısrarında bulunmuş.

Başka yerlerde de aynı ısrarda bulunmuştu..

Kimi yerde çelenk tahrip edildi..

Kimi yerde "CHP Genel Başkanı" kurdelasını uslu çocuklar gibi geri alıp, cebine koydu..

Dün yine Kadir İnanır'ın cenazesinde, "CHP Genel Başkanı" sıfatı kullanan Özgür Özel ile, gerçek genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüntüsü tartışmalara sebep oldu..

Bir bardak suda fırtına kopartmak, buna denir.

Fındık kabuğunu doldurmayacak tartışma ve bunun üzerinden gündem oluşturmak, işte buna denir..

Solcuların maalesef hayatı bu..

Ama lafa gelince, onlardan daha akılcı, daha bilimci, daha objektif kimse yok..

Lütfen bana söyler misiniz, aynı gün düzenlenen bir cenaze töreninde, iki ayrı ismin altında "CHP Genel Başkanı" yazıyorsa..

Solcular bundan mutluluk mu duyuyorlar

"İşte Türkiye'yi yönetmeye aday ehil kadro" söylemlerini, ispat ettiklerini mi sanıyorlar..

Boşverin iki genel başkanlı CHP'yi..

Bir de şu yaptıklarına bakın, ülkeye tek kuruşluk hizmet yapamayacaklarını anlayın..

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun çelenkleri salon içine alınırken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun çelengi ise, kapının önünde uç noktada bırakılmış..

Helal size solcular..

THY'nin en yüksek ihracat yapan şirketler arasında birinci olmasını egale ettiniz, siz çelenklerdeki sıralama ile, ihracat konusunda birinciliği aldınız!..

Helal olsun size, CHP'liler..

AK Partilileri de işin içine hiç karıştırmadan..

Kendi içinizde yaptığınız kavgalarla..

İstanbul Havalimanı'nın, Avrupa'daki tüm havalimanları arasında uçuş rekorları kırarak birinciliği almasını, siz çelenkleri yerleştirirken gösterdiğiniz performans ile, solda sıfır noktasında mahkum ettiniz..

Türkiye'ye hem Avrupa'da, hem dünyada gurur yaşattınız!..