Kadın cinayetleri, Medeni Kanun'un 100. yılı

Kadın cinayetleri, Medeni Kanun'un 100. yılı

ALİ KARAHASANOĞLU

Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926'da kabul edilmiş.

Dün de 100. yıldönümü imiş..

Solcularda bir tebrik, bir kutlama, bir sevinç..

Dersiniz ki, bu kanun ile Türkiye çağ atlamış..

Dersiniz ki Türkiye, bu kanun ile aile yapısını güçlendirmiş, kavgasız toplum olmaz, tartışmasız sosyal hayat olmaz..

Ama Medeni Kanun ile birlikte Türk toplumu, dersiniz ki sosyal hayatını asgari düzeyde tartışma yaşanan, asgari ihtilaf üreten bir evreye ulaştırmış..

Ben söylemiyorum.

Kendileri gazetelerinin sayfalarında çarşaf çarşaf haberlerini yapıyorlar:

"Kadın devrimi aşındırılamaz" manşetini atan Cumhuriyet gazetesi, Medeni Kanun'un kabul edilişinin 100. yılı vesilesi ile, "Devrim" diyor, "Çağdaş yaşamın yapı taşı" diyor, "Erkek ve kadın eşitlendi" diyor..

Günlük hayatımızın bugün dahi Medeni Kanun ile şekillendiğini açık açık itiraf ediyorlar..

O zaman, aynı gazetenin iç sayfalarındaki kadın cinayetlerinin faturasını niye başkalarına çıkarıyorsunuz

Niye, "Medeni Kanun'un bir sonucu olabilir mi bu netice" diye sorgulamıyorsunuz

Medeni Kanun'un kabülünün 100. yılı hatırasına, "Kadın devrimi aşındırılamaz" diyen Cumhuriyet gazetesi, niye "Evliliklerin ömrü kısaldı" başlığı atmaya mecbur kalıyor

Utanmazca, "Dört kadın alınıyordu" türünden dedikodularla Osmanlı toplumunu tahkir ederken, bir yastıkta kocayın" dileklerinin, dualarının, temennilerinin yapıldığı toplum yerine, şimdi "Evliliğe ne gerek var" diyen entel-dantellerin toplumuna dönüştüğünüz bu milletin kodları ile oynamaya kalkıştığınızı, niye inkar ediyorsunuz

Öyle bir toplum oluşturdunuz ki, cinsel suçlar, tüm işlenen suçlar arasında çok önemli yer işgal etmeye başladı..

"Gençler 16'da 17'de, 18'de hemen evlensin. Erkekler de benzer yaşlarda evlensinler.. Böylece cinsel suçlar azalır" demiyorum..

Ama, "16 yaşındaki kızlar, CHP'li belediye başkanlarının mezesi olsun" da demiyorum..

"Kadınlar, CHP'li belediyelerin bürokratlarının jet mezesi olsun" da demiyorum..

Gayet normal ilişkiler anlatılıyormuşçasına, "Ben İBB'deki bilmemkimin sevgilisiydim. Ama şununla da ... Fakat D, sadece Ekrem İmamoğlu'nundu" itiraflarını da, asla ve asla kabullenemiyorum..

Medeni Kanun ise..

Bunun hesabını da, 100. yılı kutlayanlar vermeli..

Ciciş kardeşlerin, birlikte olduğu erkeklerin arşivini tuttuğu, bazıları için de şantaj yaptıklarına ilişkin savcılık ifadelerinin hesabını, Medeni Kanun'un 100. yılını, "Kadın devrimi aşındırılamaz" başlığı ile kutlayalar vermeli..

Böyle bir toplum mu arzuluyordunuz

Evlilik ilişkisi olmayanların bir arada geceleyebildikleri, otellerde kalabildikleri, boğaza nazır yalılarda üç gün üç gece partiler düzenlenip, kimin kimle birlikte olduğu belirsiz bir hayat tarzını mı, bu topluma dayatmak istiyordunuz

Bu toplum tarzının sonunun, psikolojik travma olduğunu söylediğimizde. Psikolojik bunalım olduğunu hatırlattığımızda..

"Gerici.. Yobaz" diye bize saldıranlar..

Şimdi gazetelerinin iç sayfalarında, "Katil kocaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası" balıklarını atıyorlar..

Onlar istedikleri kadar, "Kadın cinayetleri siyasidir" desinler.

"Cezasızlık algısı, cinayetleri tahrik ediyor" desinler..

Cezasızlık algısı da, sizin hukuk düzeniniz ama..

Yine dünkü sayfalarınızda vardı:

"Eşini öldürüp, intihar etti"

Kendi hayatına da son veren dramatik olaylar silsilesine, siz "Cezasızlık algısı sebebi ile kadın cinayetleri artıyor" tespitini nasıl yapabilirsiniz

Küçücük çocuklarını da öldüren babalara..

Hatta daha az örneği olsa da..

Çocuklarını öldüren annelerin karıştığı olaylara, nasıl olur da "Cezasızlık algısı" gibi basit bir tespit ile nihai hüküm verebilirsiniz

Ki, inkar ettiğiniz, değersiz bulduğunuz ahiret inancı da, aslında sizin o cezasızlık algınızı yerle bir eden bir inanç sistemi..

Bu dünyada şu veya bu şekilde cezalandırılsanız, kısa sürede cezaevinden çıksanız da..

Ahiret var. Orda mutlak adil olan bir yaratıcı var. Ve sizi ahirette her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan o adil yaratıcı yargılayacak..

Bu inanca sahip olduğunuzda, haydi bakalım sıkıysa, cinayet işleyin..

"15 yıl yatar, çıkarım" deyin..

Toplumun bugün geldiği kavga ortamının, küçük olaylardan büyük sorunlar çıkartma girdabının sorumluları kendileri..

Ama, faili başka yerlerde arıyorlar..

"Aşındırmayacağız" diyerek tabulaştırdıkları Medeni Kanun'un toplumu getirip bıraktığı anne ile oğlun kavgalı, baba ile kızın mahkemelik, kardeşlerin birinin diğerinin katili olduğu, eşlerin adeta birbirinin düşmanı olduğu netice..

Medeni Kanun'un değil de, İslam dininin bir suçu mu

Kanun sizin istediğiniz, batı'dan ithal Medeni Kanun olacak.

Uygulamayı o kanuna göre yaptıracaksınız.

Ve bundan asla taviz vermeyeceğinizi sürekli deklare edeceksiniz.

Yıldönümlerinde "Aşındırmayız" diye de tehdit edeceksiniz.