İsmail Arı, gazeteci midir Öğrencileri polis katili gibi gösteren bir müfteri mi
ALİ KARAHASANOĞLU
CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yapıyor:
"Gazetecilik faaliyeti, birilerinin hoşuna gitmedi diye suç olmaz. Gazeteci İsmail Arı'nın üç ay önceki videosundan suç çıkarmaya çalışmak, bayram günü Tokat'taki aile ziyaretinde gözaltına aldırmak düşman hukukunun işletilmesidir. İsmail Arı yalnız değildir. Gazetecilik suç değildir."
Merak ediyorum, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da milletvekili seçildiği CHP'nin genel başkanı ile aynı görüşte mi
Tabii ki, gazetecilik suç değildir...
Ama gazetecilik adı altında dindarlara iftira atmak; solcuların yolsuzluklarını ise görmezden gelmek, hatta savunmak, kim ne derse desin asla ve asla gazetecilik değildir.
İsmail Arı'nın da gazetecilik mi yaptığını, yoksa dindar insanları tahkir etmek için 24 saat seferber mi olduğunu buyurun birlikte görelim.
Ve Saadet Partisi'ni de bu konuda görüş açıklamaya davet edelim:
Halil Konakçı'ya laf yetiştiriyor İsmail Arı.
Masa başı haberlerle, "mafya babalarının soruşturmalarına bir MHP'li isim eklendi" türünden algı operasyonları yapıyor...
Akın Gürlek ile ilgili yalanlara imza atıyor.
Ama Ekrem İmamoğlu'na yönelik 142 ayrı suç isnadı hakkında tek kelime ile bir görüş açıklaması yok. Tam aksine savunma yapmak var.
Hani gazetecilik faaliyeti yapıyordunuz
Sanığın kimliğine bakıp gazeteciliği öyle mi yapıyorsunuz
Sanık Ekrem ise gazeteci değilsiniz.
Sanık dindar kimliği ile bilinen bir kişi ise ona isnat edilenin de üstünde, on tane de uydurma iddia ile suçlamaya hemen koyuluyorsunuz.
Gazetecilik bu mudur
Daha net söyleyelim.
Gazetecilik şu mudur:
"Ayhan Bora Kaplan çetesi yöneticilerinin yazışmalarında 'Bahçeli'nin MHP grup toplantısındaki konuşma metnine kendi lehlerine ifadeler eklettiği' iddiası var!"
Riyakar adam.
Ayhan Bora Kaplan, ben diyeyim aylardır, sen de yıllardır cezaevinde... (Tam tarih vereyim: 7 Eylül 2023'te gözaltına alınmış. Şu an tam 2,5 yıldır cezaevinde.)
Mafya babası, eğer MHP grup konuşmasına etki edecek güce sahip ise, MHP de bu isme öylesine meyyal ve sıcak bakıyorsa o adam niye şu an cezaevinde
Çık söyle, ben de senin gözaltına alınmana karşı çıkayım.
Mafya babası cezaevinde.
Yüzyıllarca süreli hapis cezası istemi ile yargılanıyor.
CHP iktidarında iddianamesi düzenlenen bir isimden bahsetmiyoruz. AK Parti iktidarında iddianamesi hazırlanmış, soruşturması yapılmış...
Ama sanki İsmail Arı'nın el üstünde tuttuğu solaklar bu adamı gözaltına almışlar, onlar iddianamesini düzenlemişler.
Şimdi eksik kalanları da İsmail Arı kamuoyuna açıklayarak, uzantıların da soruşturmaya dahil edilmesini istiyormuş gibi algı yapıyorlar...
Peki algıdaki ayrıntı ne
Mafya babasının, etrafındaki adamlara hava atmak için kendi lehine MHP grup toplantısındaki konuşmaya cümle eklettiğini öne sürmesi...
Ulan kıvırtmada üstüne kimseyi kabul etmeyen riyakarlar...
Siz değil misiniz gizli tanık ile kimsenin suçlanamayacağını söyleyen
Siz değil misiniz kendisi de suç işlemiş kişilerin tanıklıkları ile kimsenin suçlanamayacağını söyleyen
Hatta suçun bir tarafı "Şu suçu işledim. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum" dediğinde bile "Bu itiraf geçerli değil. Suçlanan kişi için delil olmaz" diyenler sizler değil misiniz
Şimdi yüzyıllarca senelik hapis cezası istemi ile yargılanan bir mafya babasının; savcı önünde, hâkim önünde söylediği bir söz de değil, kendi adamlarına hava atmak için söylediği bir cümle üzerinden bir koca partiyi suçlayarak ahlaksızlığınızı tescillemiş olmuyor musunuz
142 suçun faili Ekrem İmamoğlu'na avukatlık İsmail Arı'da...
Gezi isyanına katılanların yaptıkları ajitasyonda İsmail Arı sahnede...
Şunu söylemiyorum: "Böyle davrandı diye İsmail Arı gözaltına alınmalı" demiyorum...
Ama lütfen biraz sabredin. Sadece bunlar mı İsmail Arı'nın sahnede sergiledikleri, birlikte görelim.
"Depremde çadır satan" diye paylaşım yapmış, Kızılay'a iftira atmış aynı isim.
"Ne iftirası" demeyin.
Depremde pet şişede su üreticileri, su satıcıları su satmadılar mı Doğrudur, kimisi bir miktar bağış yaptı ama büyük bir kısmını da paralı sattı.
Yemek bağışı yapanlar da oldu, para ile servis yapanlar da...
Enkaz altından yaralı kurtarmak isteyen iş makineleri, akaryakıt istasyonlarından bedava mı mazot aldılar
Diyeceğim şu:
Kızılay'a düşmanlıkları sebebi ile algı yapıyorlar.
Yüz binlerce çadırı topladığı yardım paraları sayesinde depremzedelere gönderen Kızılay; üç tane çadırı da Haluk Levent'in "Para topladım ama hiçbir yerde çadır bulamıyorum. Ben şimdi ne yapacağım" çaresizliğine çözüm olmak üzere ona satmış... Şurası da çok önemli: Satılan çadırın parası hiçbir gerçek kişinin, Kızılay yöneticisinin cebine girmiyor. Kızılay'ın kasasına giriyor. Tekrar Kızılay'ın amaçladığı yardımlarda kullanılıyor.
Ama ahlaksızca, sahtekarca şu algıyı yaptılar:
"Kızılay dindar bir doktor tarafından yönetiliyor. Biz o dindara dünyayı dar edeceğiz... Her türlü algıyı onun aleyhine yapacağız."

17