Havama, suyuma dokunma.. Ben varım, siz de var mısınız

"Maden ruhsat sayısı binlerle ifade ediliyor, ormanlarımız talan ediliyor" da denilmesin..

Yoksa, Ankara'da gösteri yapmaları için kışkırtılan maden işçileri de, o talanın, o sömürünün bir aparatı mı

Bunu mu söylüyorsunuz

Talan dediğiniz, sömürü dediğiniz operasyonlardan para kazanan işçiye elinizi uzatıyorsunuz.

Ama devlet o madenden para kazanmak istediğinde, itiraz ediyorsunuz.

Nasıl olacak bu

Madenlerin hepsini kapatalım mı

Var mısınız

Ama ilah kabul ettiğiniz Atatürk'ün madenlerle ilgili sözleri için de, "Bunlar saçma sapan sözler" diyerek eleştiren çıkarsa, saldırmayacaksınız..

Bir yandan maden aramalarına itiraz ediyorlar.

Bir yandan maden işçilerini kutsal insanlar (Yerin altında çalışanlar için, gerçekten cesaret isteyen bir iş tanımlaması yapılabilinir. Ama maden aramasına karşı çıkıp, maden işçisine övgü, çelişkidir.) gibi takdim ediyorlar..

Her şeyi istismar eden sol kafa, "Akbelen Ormanlarına sahip çıktığı için tutuklandı" diye tanıttığı Esra Işık'ın, "Havama, suyuma, toprağıma dokunma" afişi ile birlikte fotoğrafını yayınlıyor..

Hodri meydan diyelim..

Esra Işık da dahil olmak üzere, solculara çağrıda bulunalım:

"Havamıza, suyumuza, toprağımıza kimse dokunmasın, biz de varız. Siz de var mısınız"

Var mısınız beyler..

Villaların en güzelinde siz otururken..

"Toprağa dokunma" diye bir slogan yok..

Sahil şeritlerini işgal ederken, "Doğaya dokunma" diye bir slogan yok..

Ki, İstanbul'dan örnek vereyim.

Son mahalli seçimlerde emeklilerin küsmesi ve sandığa gitmemesi sebebi ile, başka ilçelerde de sol kafa seçim kazandı ama.

İstanbul'da çok uzun yıllardır, Kadıköy'ü hep CHP kazanır. Bakırköy'ü hep CHP kazanır. Büyükçekmece'yi hep CHP kazanır.. Avcılar'ı CHP kazanır..

Nerede sahil varsa, deniz kıyısı varsa..

Ege'ye inin..

Ege sahillerinin tamamını, İzmir başta olmak üzere CHP kazanır..

Sahilleri yağmalayanlar CHP'li olmalı ki, seçimlerde de CHP kazanıyor..

Ama..

Hem sahilleri işgal ediyorlar..

Onların tanımlaması ile doğayı katlediyorlar..

Hem de "Doğaya dokunma" diyorlar..

Muhteremler, nehirde akan su üzerinden elektrik üretimine karşılar.

Rüzgar enerjisine karşılar.

Güneş enerjisine karşılar..

Ama adam başına tüketilen elektrik hesabı yapsanız. Tuvaletine bile klima yerleştirenler de onlar..

O tuvaletlerinize varıncaya kadar koyduğunuz klimaların elektriğini nereden temin edeceğiz, solcu kardeşler

Esra Işık'a soralım..

"Dokunmayın toprağıma" diyor da..

"Dokunmayın havama" diyor da..

Köyüne yol istemiyor mu

Köye yol yapılırken, arabanın girebileceği nitelikte yol isterken, "Toprağıma dokunma" demiyor..

CHP'li vekiller, Ege sahillerinde villalar edinirken.. Ekrem İmamoğlu villalar edinirken.. "Toprağıma dokunma" denilmiyor..

Ali Mahir Başarır, hem de Antalya'da, teleferik kazasında bir vatandaşımız, CHP'li başkanın kusuru sebebi ile öldüğünde, onlarca vatandaşımız da mahsur iken.. Yatta eğlenip, pisliklerini de denize atarken, "Doğama dokunma" diyen yok..

Ekrem İmamoğlu, Sarıyer sırtlarında, hem de rüşvet olarak iki villaya çökerken "toprağıma dokunma" yok..

Ama yerin altındaki milletin zenginliği olan maden çıkartılmak istendiğinde..

"Oralar bizim. Oraların yanı da bizim. Yanının yanı da bizim. Akbelen de bizim. Yanındaki bölge de bizim. Köyler de bizim. Ovalar da bizim. Dağlar da bizim.." diyerek itiraz ediyorlar.

Devletin, maden çıkarma konusunda bile karar almaya yetkisi yok ise..

O zaman yaşadığınız alanda konfor istemeyin.

Yolunuzu, elektriğinizi, suyunuzu devletin getirmesini istemeyin..

Var mısınız

Tabii ki kimse doğayı istismar etmesin, çevreyi kirletmesin, üç kuruşluk fayda için 100 kuruşluk zarara sebebiyet vermesin..