Bir tane de İzmir'e açıyorsunuz..
Ve yaptığınızın yanlışlığı sizin kafanıza dank etmesi için, ibretlik bir olay yaşanıyor..
Fıkrayı anlatmayacağım..
"Bir kürt kadın" yerine..
"Kürt" kelimesini kaldırsanız bile sorunlu bir fıkra..
Cinsiyetçi bir fıkra..
Kadınları aşağılayan bir fıkra..
Olayın bu yönü bir yana..
Bir de olumsuzluk ve cahillik yüklenen fıkranın öznesi olan kadına giydirilen Kürt kimliği, daha da vahim bir tanımlama..
Şöyle bir baktım, Atatürkçü Sözcü gazetesi, fıkrayı haber yapmışlar mı diye..
Fıkranın anlatımına bir haber yok.
Ama Rahmi Koç için açılan soruşturmaya, hemen haber yapılmış..
Yani şöyle denilmek isteniyor. "Ne olmuş yani, bir Kürt kadın üzerinden, olumsuz bir fıkra anlatılmışsa. Niye soruşturma açıyorsunuz ki."
Yetinmemişler..
Devlet Bahçeli'nin, belki de 100 yıl etkinliğine daha iki gün önce katılıp, birlikte fotoğraf vermiş olmalarının da etkisi ile, "Koç Topluluğu 100 yıldır ülkemizin kalkınma hamlesinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. İstihdama katkı sağlayan güzide yatırımlarının yanı sıra, Türkiye'nin milli hedeflerini sahiplenerek Cumhuriyetimizin yüksek bir seviyeye erişmesi hedefinde de her zaman sorumlu bir anlayışla hareket etmiştir" şeklindeki açıklamasına "Bahçeli'den çok bert tepki" başlığı atmaları..
Kemalist dayanışmasında yetinmemişler..
Rahmi Koç'un, iki satırlık, dişe dokunur bir cümle etmediği açıklamasını da vermişler..
Dikkat edin, Bahçeli'nin açıklamasın, Rahmi Koç'un özür dilemesini, sözler hakkında soruşturma açılmasını haber olarak vermesinler, demiyorum.
Ama, bunları verirken, aynı zamanda "haberin ilk başlangıcını, fıkranın haberini de versinler" diyorum..
Tarafgirlik işte böyle olur..
Fonlanmış medya, işte böyle olunur.
Cumhuriyet gazetesinin internet sitesine bakıyorum..
Sözcü'ye kıyasla, Cumhuriyet nispeten biraz daha tarafsız kalmaya çalışmış.
Onlar da kadınlara, özellikle de Kürt kadınlarına saygısızlık içeren fıkrayı vermeden, saygısızlığı vermeden, direkt özür dilenmesini, soruşturma açılmasını haberleştirmişler ama..
Ayrıca, AK Parti'den başlayın, DEM'e kadar birçok siyasi partinin eleştirilerini de vermişler..
Şunu hemen belirtelim, feministlerden, çağdaş geçinen kadınların yapılanmalarından, CHP'li kadınlardan ben çok net bir duruş beklerdim..
Kadın hakları diyenler..
Çok keskin bir şekilde, bu saygısızlığı kınamalı idiler..
"Cinsiyetçilik ve Kadın Bedeninin Nesneleştirilmesi asla kabul edilemez" demeliydiler..
Fıkra görünümlü saygısızlığın merkezine oturtulan, "Kadın kimliğinin ve bedeninin, bir tıp mekanında (üstelik bir hastane açılışında) cinsel bir ima veya cehalet nesnesi olarak mizah malzemesi yapılması, cinsiyetçi bir yaklaşımın ürünü olarak değerlendirilmesinin yanlışlığı" net olarak ortaya konulmalı ve kınanmalı idi..
Ama nerde
CHP'liler, Özgür Özel'ciler de, Kemal Kılıçdaroğlu'cular da suspus olmuşlar..
Partideki kadın başkanlıkları, suspus olmuşlar..
Kadın dernekleri tatile girmişler..
İki satırlık özür ile bu konuyu geçiştirmeye çalışanlara da hatırlatayım..
Aynı fıkrada, "Kürt" yerine, Amerikan hastanesi açılışından da kaynaklı olarak, Amerika'nın Türkiye'deki tüm kadınları cahil görme alışkanlığından da esinlenerek, bir başka etnik kimlik konulmuş olsa idi..
Mesela "Türk" denilse idi..
Tepkiler nasıl olurdu
Tepkiler bu kadar cılız mı kalırdı..
"Bir Kürt kadın" ifadesi yerine, "Bir Atatürkçü kadın" denilse idi..
Tepkiler böyle "aman sessizlikle geçiştirelim" modunda mı olurdu..
Daha özelleştirelim..
Kimseye saygısızlık yapma niyetim yok.
Ama konunun empati açısından da değerlendirilmesi için hatırlatıyorum..

28