Eski Adli yıl açılışlarının gündemi ve bugünkü konuşmalar!

"Laiklik" diye söze girip, ardından namaz kılanlara, tesettürlü olanlara yapılan vicdansızca saldırıları arıyorum..

Elhamdülillah ki..

"Artık o devir kapanmış" diyorum..

Yeni Asya gazetesi istediği kadar, Kıbrıs açıklarında batan gemiyi kastediyormuş gibi yapıp, "Kaptan yalan söylüyor. Gemi su alıyor" diye karikatürler çizsin..,

Karikatürleri boşverin, AK Parti öncesine kadar, hatta AK Parti'nin ilk iktidar yıllarında bile, "Said Nursi isimli meczup" sözlerini, adli yıl açılış törenlerinde biz sık sık duyardık..

Bugün Yeni Asya'nın sevdiği, hürmet ettiği Said Nursi için, hiçbir devlet yetkilisi saygısız ifade kullanmıyorsa..

Meslek kuruluşlarının başındaki isimler de, Said Nursi'den, hatta hiçbir dindardan hazzetmiyor olsa da..

Hakaret etmeyi de artık sonlandırdılar..

Dünkü Adli yıl açılış töreninde, Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da konuştu..

Ben konuşma metnini, Barolar Birliği'nin internet sitesinde bulup, arama yaptım.

Ne "irtica" var, ne "ortaçağ" var, ne "gerici" var, ne "yobaz"..

Olması gereken de işte bu..

Erinç Sağkan'ın konuşmasını değerlendirmeden önce, bir küçük hataya işaret edeyim.

Çok önemli değil..

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hocamızın eşcinsellikten toplumu korumamız gerektiğine ilişkin hutbesi üzerine, Erinç Sağkan'ın "Ortaçağdan gelen" diye başlayıp savurduğu hakaretlerin yanında, bu küçücük, minnacık bir hata. Belki hata bile diyemeyiz.

Belki "Beceriksizlik" diyebiliriz.

"Bunlar ülkeyi yönetecek olsalar, kim bilir hangi gaflara imza atarlar" diye hayıflanmamızı gerektiren bir tespitte bizi haklı çıkaracak bir eksiklik diye düşünebiliriz.

Barolar Birliği'nin resmi internet sitesindeki konuşma metnine bakıyorum..

"Sayın Cumhurbaşkanım" diye başlıyor.

Konuşma aralarında da, sürekli "Sayın Cumhurbaşkanım" diye devam ediyor..

Oysa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Adli yıl açılış törenine bu sene katılamadı.

O çok daha önemli, dünya liderleri ile buluşmak üzere Şanghay İşbirliği Teşkilatı'nın zirvesine katıldı..

Cumhurbaşkanımız yerine, kendisini temsilen Cumhurbaşkanı vekili Cevdet Yılmaz Adli yıl açılış törenine katıldı..

Nitekim Erinç Sağkan da, töreni takip eden tüm ajansların verdiği üzere, "Sayın Cumhurbaşkanı vekilim" diye sözlerine başladı. Aynı hitap ile devam ettirdi..

Şimdi solcu arkadaşlara samimi bir çağrı yapayım..

Küçük bir ayrıntı, kabul ediyorum..

Bununla, ülke yıkılmaz, ülke inşa edilmez, itiraz etmiyorum..

Ama hemen her gün bir veya iki etkinlikte kamuoyuna açık yarımşar saat konuşma yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarında, böyle bir yanlışlık, böyle bir ciddiyetsizlik görüyor musunuz

Erdoğan her gün iki konuşma yaparken bu hataya düşmüyor.

Erinç Sağkan, yılda bir konuşma yapıyor.

O konuşmasını da, yöneticisi olduğu internet sitesine doğru şekilde yükletemiyor..

Ama laf yarıştırmaya gelince..

"Ortaçağdan gelme" diye hakaretler savurmaya sıra gelince..

Erinç beyi kimse tutamıyor..

Küçük bir ayrıntı gibi görünse de, yönetimde disiplini gösteren bu eleştirimi geçiyorum..

Erinç Sağkan'ın dünkü konuşmasından bazı bölümleri aktarıyorum:

"Adalet yargı kararının verilmesiyle değil, uygulanmasıyla varlık kazanır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, kamu makamlarının takdirine bırakılmış bir tercih değil; Anayasa'nın ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin devlete yüklediği hukuki bir yükümlülüktür."

Geldik mi yine "nerde benim odunum" fıkrasındaki, parası ödenmiş odunun sorgulamasına..

Erinç Sağkan kendisi anlatıyor, hem de dünkü konuşmasının girişinde anlatıyor:

"Çevresinde savaşların sürdüğü bir coğrafyanın tam ortasında giriyoruz. Böyle bir kuşatılmışlığın içinde ülkemizin bir taraftan savaşların dışında kalarak, çatışmasızlık süreçlerinin ve barış çabalarının önemli aktörlerinden biri olabilmesi, bir taraftan ise insanlığa karşı suçlarda mağdurun yanında yer alarak uluslararası mekanizmaları hayata geçirme çabası, korunması ve dünyanın geri kalanına örnek olması gereken tarihi bir duruştur. "