Elektrik faturaları üzerinden yalan bilgiyi yayma suçu

Elektrik faturasında %25 zam yapan hükümet mi sübvanse ediyor, yoksa gerçek bedel gizlenerek medya algı mı oluşturuyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, solcu medya ve mühendislik odalarının elektrik faturasındaki dağıtım bedeli üzerinden yanıltıcı algı oluşturduğunu iddia ediyor. Devletin elektrik üretim maliyetini sübvanse ettiğini ancak bu bilginin gizlenerek, sanki özel şirketler aşırı kar elde ediyor gibi gösterildiğini savunuyor. Türkiye'nin fatura tutarının Almanya'nın dörtte biri olması gerçeği yok sayılarak, sektörel sahtekarlık yapıldığını ileri sürüyor. Peki devlet sübvansiyonunun miktarı ve kapsamı bağımsız kurumlar tarafından doğrulanmış mı?

Elektrik faturaları üzerindenyalan bilgiyi yayma suçu

ALİ KARAHASANOĞLU

Halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak diye bir suç düzenlemesi yapıldı.

Ama, bu suçu işleyenlere ne işlem yapılıyor, diye bakıyoruz.

Uygulaması hemen hemen hiç yok gibi.

Somut bir örnek vereyim.

Özellikle Amerika ve İsrail'in İran'a saldırması sonrasında, enerji fiyatları tüm dünyada %50 oranında arttı.

Daha fazla oranda artan ülkeler de var ama.

Biz dalgalanmaları bir kenara bırakarak, zam oranını %50 olarak kabul edelim.

Elektriğe en son önceki günkü Nisan ayı zammından daha evvel ne zaman zam gelmişti

Tam bir yıl önce.

O zaman da %25 zam gelmişti şimdi de %25 zam geldi.

Yani Türkiye'de, Amerika + İsrail'in İran'a saldırısı sebebiyle dünya genelinde yaşanılan enerjideki fiyat artışları tüketiciye hiç yansıtılmadı.

Sadece bir yıl önceki zam sonrasında enflasyon dikkate alınarak yapılan bir zam açıklanmış oldu.

ENAG'ın açıkladığı enflasyon rakamlarına göre, her ne kadar yıllık artış %60 ise de..

TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre, son bir yılda enflasyon %30.

Biz de ENAG'ı değil, TÜİK'in rakamlarını doğru kabul ettiğimize göre.

ENAG'ın sahtekarlığını bu vesile bir defa daha hatırlatıp, TÜİK'in rakamlarını esas alarak yazımıza devam edelim.

TÜİK enflasyon %30 diyor ama, elektriğe devletin yaptığı zam yüzde 25'te sınırlı kalıyor .

Böylece %5 oranında dar gelirli ailelerin cebine destek verilmiş oluyor .

Evvelki yıllarda verilen destekle birlikte dikkate aldığınızda bu yüzde 60'lara hatta %70'lere kadar çıkıyor.

AK Parti propagandası yapmak için bunları anlatmıyorum.

Keşke AK Parti düşmanları elektrik fiyatı üzerinden bile siyasi iktidara yalan bilgilerle saldırmasaydı da, ben de gerçeği bu şekliyle hatırlatmak zorunda kalmasaydım .

Hatırlatma yaparken sanki iktidarı hak etmediği halde övüyormuşum gibi bir görüntü vermeseydim

Keşke, ENAG rakamlarını önümüze koyup, "TÜİK rakamları gerçeği yansıtmıyor" diye ahlaksızca algı yapan solcular, "AK Parti iktidarından Allah razı olsun. ENAG enflasyon rakamının %60 olarak açıkladığı halde, siyasi iktidar nasıl büyük bir başarıya imza atıyor ki, elektriğe sadece %25 zam yapıyor. Aklımız almıyor. Bu nasıl sağlanabiliyor, Anlamak mümkün değil. Siyasi iktidarı tebrik ederiz. Gerçekten çok büyük bir başarıya imza atıyorlar" deseydiler de gerçeği kabul etseydiler..

Nerdee

Tam aksine, her şeyi çarpıtarak, hep yalan söyleyerek, devletin elektrik üretim fiyatında sağladığı sübvansiyonun bile üzerinden algı yapıyorlar.

Ne diyorlar:

"Ödenen her 100 TL'lik elektrik faturasının 75 TL'si artık üretimden ziyade, özelleştirilmiş dağıtım şirketleriyle doğrudan ilişkili hale geldi."

Alın işte size, yalan bilgiyi yayma suçuna somut bir örnek.

Cumhuriyet gazetesindeki haberin ayrıntılarına bakıyorum .

Elektrik Mühendisleri Odasının hesaplamalarını da kendilerine kaynak olarak almışlar.

Diyorlar ki: "Dağıtım bedeli onların cebine gidiyor: Yurttaş elektrik faturasını kime ödüyor"

Sanırsınız ki, Türkiye'de elektrik fiyatları anormal seviyede yükseliyor ve bu yükselişte anormal kazançlar da özel şahısların cebine gidiyor.

Böyle bir algıyı oluşturmaya çalışan soldan çarklı Cumhuriyet gazetesi, yalan bilgiyi yayma suçunu ayan beyan işlediğini hiç çekinmeden ortaya koyarken, şu ifadeleri kullanıyor:

"Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 4 Nisan'da yüzde 25 olarak açıkladığı konut elektrik zammının arka planında, fatura yapısını derinden değiştiren bir tablo var. EMO hesaplamalarına göre aynı tüketim için ödenen paranın yüzde 74,8'i artık dağıtım şirketlerinin kasasına giriyor."

Cumhuriyetin tilki editörleri bana soracaklar:

"Verdiğimiz rakamların neresinde yanlış var 4 Nisan'da elektriğe %25 zam gelmedi mi Veya elektrik faturasına ödenen paranın %74.8'i dağıtım şirketinin kasasına gitmiyor mu"

Ne kadar masumane, ne kadar dürüst gibi görünen bir sorgulama tarzı, farkında mısınız.

Devletin elektrik faturalarına destek verdiği bilgisi, bu anlatımda yok.

Aslında elektrik faturasının 1700 TL gelmesi gerekirken sadece 700 TL geldiği bilgisi bu anlatımda yok.

Faturanın 1000 lirasının, dar gelirli insanlara mağduriyet oluşmaması için devletin üstlendiği bilgisi bu anlatımda yok.

Devlet üstlenebileceği elektrik üretim bedelini sübvanse ediyor.

Ama enerjinin evlere kadar taşınması, özel şirketler tarafından yapıldığı için, onun faturası ne kadar olması gerekiyor ise, o kadar faturaya işleniyor.

Eski yıllara göre dağıtım bedeli bu sebeple elektrik üretim miktarının üzerine kadar çıkabiliyor.

Sözü uzatmaya gerek yok.

Aynı miktar elektrik harcaması olan Almanya'daki bir ailenin faturasının ne kadar olduğuna bakalım.

Türkiye'deki bir elektrik faturası ile kıyaslayalım.

Eğer bir anormallik varsa, ondan sonra bu anormalliğin üretim bedelinden mi, dağıtım bedelinden mi kaynaklı olduğunu da tartışmaya açalım.