Ekrem İmamoğlu, Adnan Menderes'e mi Cem Uzan'a mı benziyor

Cem Uzan'ı savunanlar bugün kimse değilken, neden bazı gazeteciler Ekrem İmamoğlu'nu hortumcuya benzetip Yassıada'yı hatırlatıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, gazeteci Ahmet Taşgetiren'in İmamoğlu'nu Adnan Menderes'e benzetmesini eleştirerek, somut verilerle iki davanın farklılığını ortaya koymaktadır. Cem Uzan davası darbe sonrası özel mahkemede yapıldığı halde İmamoğlu davası normal yargı hiyerarşisinde işlediğini, bu benzetmenin medya tarafından gerçeği çarpıttığını savunmaktadır. Peki, tek taraflı benzetmeler medyada ahlaki sorumluluk oluşturmaz mı?

O zenginlikleri, siyasi parti ile taçlandırmak istedi.. Kimbilir belki de, o güne kadarki hırsızlıklarının görünür olması için, böyle bir delilik yapmasına ihtiyaç vardı.

Belki siyasete girmesi ile yaptığı yolsuzluklar görünür oldu.

Belki, yolsuzlukların üzerine gidileceğini anladığı an, 'siyasete girdiğim için benim üzerime geliyorlar' demek için, son bir can havli ile, siyasete atıldı..

Yargılamalarda her şey ortaya çıktı.. Yaptığı hırsızlıkların hesabı sorulduğunda, 'Ben siyasete girdiğim için, bana operasyon yapılıyor. Siyasi iktidar, kendisine rakip parti istemiyor' diye savunmalar yaptı.

Anlı şanlı gazeteciler ve televizyon yorumcuları, Cem Uzan'ın medyasında bu açıklamaları, gazetelerindeki köşelerinde savundular. Televizyon ekranlarında 'Siyasete kumpas kuruluyor' diyerek ana haber bültenlerinin birinci haberi yaptılar..

Cem Uzan'ın siyasete girdiği için şirketlerine el konulduğu iddiası, yargılamanın sonraki aşamalarında, zamanla yerini 'Tarihin en büyük hırsızı' tespitlerine bıraktı.

20 milyar dolara yakın milletin parası, iç edilmişti..

Sahte hazine bonosu satmaktan, bankada iki defter tutmaya kadar yüzlerce suç tespit edildi..

Cem Uzan kaçtı.. Şimdi çaldığı paralardan kaçırabildikleri ile, hayatını yine lüks içinde devam ettiriyor..

Türkiye'ye dönemiyor. Yaptığı yolsuzluklar sebebi ile aldığı cezayı çekmemek için, kaçak yaşıyor.

Bir zamanlar seçim meydanlarında 'vatanım' dediği Türkiye'ye, 17 yıldır gelmedi, gelemiyor..

Uzan ailesine yönelik operasyonun benzeri, yolsuzluklara karışan isimlere yönelik beyaz sayfa açma amaçlı operasyon, bugünlerde Silivri duruşmaları ile tekrarlanıyor..

Suç işledikçe pervasızlaşan. Elde ettiği para ile herkesi satın alacağını düşünen.

Bu yolda, 100 yıllık partinin genel başkanını bile topladığı rüşvet paralarının bir kısmını dağıtarak değiştiren hortumcular, şimdi hesap veriyorlar.

İnternet sitelerinin yanısıra, sosyal medya hesaplarından da, duruşmalardaki gelişmeleri, an be an izliyoruz."

Yukardaki cümleleri, bir yerlerden alıntı yapmışım gibi, italik yaptım..

Aslında kendi ifadelerim..

Ama..

Karar gazetesinde Ahmet Taşgetiren'in, dünkü yazısına alternatif olması açısından "italik" harflerle, kendime ait ifadeleri yazdım.

Buyrun Taşgetiren'in, Ekrem İmamoğlu'nu Cem Uzan'a benzetmek yerine, Adnan Menderes'e benzettiği cümlelerini de aktarayım, nasıl bir tilkilik ile karşı karşıyayız, görün.

Hortumcu ile hortumcuyu..

Siyasi davaya muhatap olan ile siyasi davaya muhatap olanı karşılaştırma yerine..

"Suçsuz yere yargılanan" ile, "suçun en kralını işleyenler"i kıyaslayıp, yolsuzlukta zirveye çıkanları siyasi davaya muhatap olmuşçasına savunma rezaletinin seviyesizliğini görün.

Taşgetiren dünkü yazısında anlatıyor:

"Çocukluğumuzda evimizde bir radyo vardı. Babam akşam ajanslarını mutlaka dinlerdi. Yassıada Mahkemeleri günleriydi.

Haber şöyle başlardı: Sanıklar getirildiler, bağlı olmayarak yerlerini aldılar.

Benzeri bir siyasi yargılama şimdilerde Silivri'de gerçekleşiyor. İBB Dâvâsı... Ekrem İmamoğlu'nun 'suç örgütü lideri' olarak, onunla birlikte suç örgütünde bulunmakla itham edilenlerin yargılandığı dâvâ."

Elinizdeki kalem, sizin ahiretinizi berbat edebilir abiler..

"Keşke o kalem elimde olmasaydı da, yolsuzluk yapanları savunmasaydım" diye pişmanlığınızı ifade etmek zorunda kalabilirsiniz..

Ahmet Taşgetiren, pekala, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davaları, hortumcu Cem Uzan'a yönelik davalara benzetebilirdi..

Cem Uzan da, paranın gücü ile, her şeyi yapabileceğini, suçlarının hepsinin üzerini örtebileceğini sanmıştı..

O kadar güç zehirlenmesi yaşamıştı kı, siyasete girip, emekli generalleri, emekli yüksek düzey bürokratları, ünlü gazetecileri, şarkıcı-türkücüleri milletvekili adayı yaparak, hortumlarının üzerine gidilemeyeceğini düşündü.

Yargı mensuplarını ağırladığı çiftlik evinde çektiği iddia edilen yatak malzemeli kasetlerle, kendisine yöneltilecek soruşturmalardan sıyrılacağını sandı..