Duruşma salonuna VAR gelsin!
ALİ KARAHASANOĞLU
Ekrem İmamoğlu'nun suç örgütü lideri olmakla suçlandığı davanın bugün 5. duruşması yapılacak..
Birinci hafta yapılan duruşmalardaki izleyicilerin, avukatların, sanıkların hareketleri tam bir rezalet idi..
Tarafgir konuşmuyorum.. Ekrem İmamoğlu karşıtlığı yapmıyorum..
Bana dünyanın herhangi bir yerinden.
İlla Türkiye olması gerekmiyor..
Duruşma salonunda sanığın alkışlandığını gösterin..
Sanığın kürsüye doğru yürüdüğünü, ordaki görevlilerin bunu seyrettiğini gösterin..
Sanığın mahkeme başkanına, "Ekranın arkasına saklanma" dediğini gösterin..
Sanığın duruşmaya ara veren hakime, "Nereye kaçıyorsun" dediğini gösterin..
Sanığın savcıya parmak salladığını gösterin.
Duruşma salonunda slogan atıldığını gösterin..
Sanığın isminin başına "Cumhurbaşkanı" eklenerek atılan sloganın bir örneğini gösterin..
Sanıklardan birisinin, özellikle de örgüt başı olduğu ileri sürülen bir tanesinin "Herkes ayağa kalksın" dediği ve salondaki görevliler hariç herkesin ayağa kalktığı bir başka duruşma salonu örneği gösterin..
Mahkeme başkanının yaptığı düzenlemeye itiraz edip, "Jandarma yanımdan çekilmedikçe oturmam" diyen sanıkların dediğinin olduğu, mahkeme başkanının sanık tehdidi ile karar değiştirdiği bir duruşma gösterin..
Mahkeme başkanının, duruşma salonundaki gazetecilerin yerini değiştirmek istediğinde, yargılama ile hiç alakası olmayan, salonda sadece mahkeme başkanının takdiri ile bulunan sözde gazetecilerin direnç gösterdiği bir başka örnek gösterin..
Duruşma salonundan kanundaki açık düzenleme gereği fotoğraf çekimi, video çekimi yasak olduğu halde..
Sadece Ekrem İmamoğlu davasında değil, yıllardır tekrarlanan yüzbinlerce milyonlarca duruşmadan fotoğraf çekimi ve video çekimi yasak iken..
Hem video çekimi hem fotoğraf çekimi yapılan ve sonrasında da "Bir fotoğraf da mı çekemeyeceğiz" diye zırlayan sanık yakınlarının olduğu bir dosya gösterin..
Kamu imkanları ile edindikleri zenginlik sayesinde bindikleri jetlerde fuhuş yapma isnatlarına muhatap olanların, mahkeme heyetinin karşısında, bir kamu kurumuna, "ahlaksızlar" diye hakaret edildiğinin, savcılık makamına "iftira makamı" diye hakaret edildiğinin bir başka duruşma örneğini gösterin..
Uzun yıllar cezaevinde olan bazı tutukluların, "Kızım babasız büyüdü" sitemlerine başka ceza davalarında şahit olduğumuz doğrudur.. "Benim yıllardır süren tutukluluğum sırasında, eşim ve ailem büyük bir psikolojik travmaya maruz kaldılar" diyen sanıklara şahitliğimiz olmuştur..
Ama, rüşvetten tutuklu olduğunu hiç hatırlamaksızın, kamu malına zarar verdiğini dikkate almaksızın, topu topu şu an cezaevinde kaldıkları sürenin 1 yılı daha yeni doldurduğuna bakmaksızın, "kızım bensiz diploma aldı..", "Eşim bensiz doğum yaptı", "oğlum bensiz doğum gününü kutladı" türünden, şımarıkça, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan kibirli sözleri sarfeden tutukluları, bu denli yoğun gördüğümüz bir başka dosya gösterin..
Mahkeme heyetine naçizane önerim şudur:
Duruşma salonunda mutlaka kamera vardır..
Geçtiğimiz haftanın kamera kayıtlarını getirtin..
Teknik bir rapor isteyin..
Duruşma salonunda slogan atan kim var ise.
Sanığı alkışlayan, veya başka bir amaçla tezahürat şeklinde alkış tutan kim var ise.
Elinde cep telefonu veya kamera ile veya başka bir teknik cihaz ile görüntü alan kim var ise..
Sanık, avukat, izleyici, gazeteci farketmez.
Bugünden itibaren onları duruşmaya almayınız..
Duruşma salonu dışında zaten salona girmek isteyenler vardır.
Onlar girsin, izlesinler..
Ama, salonda yargılamayı etkilemeye çalışan, mahkeme heyetini tahkir eden, sanıklara tezahüratta bulunarak suçu övme anlamında hareketle girişip, adil yargılamayı etkilemeye kalkışan kim var ise,
Onların tekrar tekrar aynı suçu işlemelerine fırsat vermeyin..
Duruşmalar alenidir, doğrudur..
Ama duruşmaların aleniliği ilkesi, isteyen herkesin duruşmayı izlemek istemesine engel olunmaması, zaten büyük bir duruşma salonu yapılarak, bu dava için özel olarak pozitif ayrımcılık da yapılarak hayata geçirildi.
Şimdi bunun istismarına soyunanlar var ise..
Duruşma salonunun büyüklüğünden istifade ederek, yolsuzluğu meşrulaştırmaya çalışan var ise, yargılamayı etkilemeye çalışan var ise.
Mahkemenin görevi, bunlara fırsat vermemektir..
Şunu tabii ki söylemiyoruz:
"Yargılamada sanıklara söz hakkı verilmesin."
Hayır, böyle bir görüşümüz asla yok.
Sanıklara hayat hikayelerini anlatabilecek şekilde dahi söz hakkı verilebilir..
Olur ya, hayatlarında kendilerinin rüşvete ne kadar uzak olduklarını, yolsuzluklardan nasıl kaçındıklarının farklı olaylardaki tavırları ile ispatını yapmak isteyebilirler. Bunun belki yargılamaya da etkisi ve katkısı olabilir..

19