Dökülün ahlaksızlar, dökülün. Hani israf vardı. Hani 1750 araç fazla idi!

Dökülün ahlaksızlar, dökülün. Hani israf vardı. Hani 1750 araç fazla idi!
ALİ KARAHASANOĞLU

Ne kadar ahlaksızlar... CHP'lisi de, İYİ Partilisi de...

Zaten ahlak olsa, "Beni niye CHP'nin kazandığı seçimde, belediyenin iştiraki şirkete müdür yapıyorsun ki Ben CHP'li değilim ki. CHP'nin kazandığı seçimden sonra, İYİ Partili bir isim, ancak kirli/ahlaksız bir ortaklık sebebiyle genel müdür yapılır. Siz teklif etseniz bile, ben bunu kabul etmem" demesi gerekirdi.

Dememiş.

Adı Ali, soyadı Sukas olan rüşvetçi...

Eşi de İYİ Partili olduğu halde, CHP'den milletvekili adayı olmuş, sonra kazanamayınca tekrar İYİ Parti'ye geri dönmüş...

Ekrem İmamoğlu, 2019 Haziran ayında, "İBB'nin fazla araçlarını Yenikapı'ya sıralayacağım. Bunlar lüks düşkünü, makam aracı düşkünü AK Parti'nin belediyeye aldırdığı fazla araçlar. Biz çok daha az araç ile belediyeyi yöneteceğiz. Aynı hizmeti 1750 az araç ile yapacağız" demişti...

Yalan mı söylüyorum

Dememiş miydi

Ama şimdi bu soytarılara bakın...

Nasıl dökülüyorlar...

Dokunduğunuz an, boş çuval gibi zeminle sıfır seviyesine nasıl iniyorlar...

Dünkü duruşmadan aktarıyorum...

Ağaç A.Ş.nin İYİ Parti kontenjanından genel müdür yapılan Ali Sukas anlatıyor:

"2020 sonunda bizim, işte araç kiralama şirketinden 200-250 veya 300 adet civarındaki, daha çok kontrol mühendislerinin iş kontrolörlüğü noktasında binek araç olan araç sayısı bir anda sekiz yüzlere çıktı."

Muhterem, sanki bir doğal afetten bahsediyormuş gibi anlatıyor.

AK Parti döneminde 200-250 veya 300 olan araç sayısı...

Bir yıl sonra... 2020 yılında... 2,5 misli olmuş...

Yani 1750 tane aracı Yenikapı'ya dizdikleri tarihte, en fazla 300 olan araç sayısı...

Ki bu araçları fazla olarak tanıtıp iade ettiklerini Ekrem İmamoğlu'nun anlattığına göre, aslında belediye işlerinin tahminen 150 araçla yapılabileceği iddia edilirken...

Ali Sukas, siyaseti iyi takip edememiş olmalı ki Ekrem İmamoğlu'nun tepesine balyozla büyük bir darbeyi indiriverdi...

"800 araca çıktı" deyiverdi.

Be utanmazlar!

Be rezil adamlar!

Çıkıp söylesenize:

"Biz 'araç fazla' dedik. 'Bunların 1750 tanesini iade edeceğiz' dedik. Halkın gözlerini boyadık... Ama gerçekte de 300 olan araç sayısını 800'e çıkardık."

Desenize bunu, ahlaksızlar...

6 yıl susan beyefendi...

Şimdi bambaşka bir konuyu anlatırken farkında olmadan bu rezilliği itiraf ediyor...

Soytarılık bitti mi

Nerede...

Tüm hayatlarını rüşvet paraları ile idame ettiren hokkabazların dünkü duruşmada sırası gelen sanığı devam ediyor anlatmaya...

Kendisi de kamu iştirakini kullanamaz ama muhterem bir de eşinin milletvekili seçimindeki adaylığının harcamalarını da İBB iştiraki şirketin üstüne yıkıyor...

İşte Sukas'ın dünkü duruşmadaki anlatımı.

İşte "gizli tanık" değil. "Tanık" değil. "Etkin pişmanlıktan yararlanan bir isim" değil.

Hala Ekrem İmamoğlu'nun yanında duran, "Savcının ortaya çıkardığı suçlar ne ki; Ekrem'in aleyhinde konuşursam, hiç bilinmeyen daha yüzlerce suçumuz ortaya çıkar" diye düşünerek susan Ali Sukas'ın anlatımı:

"2023 seçimlerinde aslında benim eşim başka bir siyasi partideydi. O, genel başkanların arasındaki diyalogdan dolayı son anda CHP listesinden aday olmak durumunda kaldı."

Ay gözlerim yaşardı Ali Bey!

Siz ailecek İYİ Partilisiniz...

CHP'nin; PKK sempatizanı HDP'nin de desteği ile kazandığı belediye başkanlığı seçimi sonrasında, Ağaç A.Ş.ye müdür oluyorsunuz.

Yok yok, kötü bir şey değil, yanlış anlamayın(!)...

O işin ehli olduğunuz için o makama getiriliyorsunuz.

Sonra

Sonra da eşiniz Berna Hanım, aslında o da İYİ Partili... Ama CHP genel başkanı ile diyaloğu olduğu için (bilmiyorum ki, İYİ Parti genel başkanı ile diyaloğunuz yok muydu), CHP'den milletvekili adayı oluyor.

Yanlış anlamayın yani. Genel müdürlük, rüşvetlerde pay alma, CHP+İYİ Parti+HDP ittifakı falan yok. Kötü düşünmeyin yani...

Böyle diyorsunuz öyle mi

Devam edelim Sukas'ın anlatımlarına:

"Eşimin seçim çalışmaları için piyasada araç bulamayınca, Türkiye'nin en büyüğü bizle çalışıyor, ondan yardım istedim."

Utanmaza bak!

Eşi milletvekili adayı olmuş...

"Biz" dediği ise kamu şirketi...

Eşi CHP'den aday.

Eşi, kendi cebinden ödemesi gereken parayı Ali Sukas'a yıkmış. Sukas da kamu şirketini kendi cebi gibi gördüğü için "Biz" diye anlatıyor...

İBB iştiraki şirketten ihale alan şirketin sahibine diyor ki:

"Böyle bir ihtiyacımız var, bulamadık. Sizde var mı"

Cevap gelmiş:

"Bizde yok."

Eğer rüşvet olarak dayatmayacak idiysen daha sonrasını getirir mi insan