Ama birileri de ayrılıyorsa, bunu da dert etmem.
"Ayrılan, kendi derdini düşünsün" derim.
Özellikle doktorlar üzerinden algı oluşturdular.
Türk Tabipleri Birliği bu işte, sol medyayla birlikte dinamo motoru işlevi gördü.
İddialarına göre, her yıl 2000 doktor yurtdışına kaçıyordu.
İşin aslını öğrenmek istediğimizde, haber servisinden arkadaşlarımız Türk Tabipleri Birliği'ni aradı, "elinizdeki bu verileri bizimle paylaşır mısınız" dediler.
Sol medya organlarında, çarşaf çarşaf "doktorlar ülke dışına kaçıyor" atılmasına kaynaklık eden Türk Tabipler Birliği'nden, o başlıkları doğrulayacak şekilde, bekledik ki bize bir veri aktarsınlar.
Nerdeee..
Söyledikleri şu oldu: "bizim elimizde yurtdışına giden doktorlar diye bir çizelge bulunmamaktadır."
Sorduk; "Bu gazetelerdeki, sizi de kaynak gösteren; 'doktorlar yurt dışına çalışmak için gidiyorlar' haberlerinin sebebi nedir."
Cevapları şöyle oldu:
"Bizim elimizde böyle bir veri yok ama doktorların çalıştıkları kurumdan ayrılırken, başka bir kuruma geçerken veya yurtdışına giderken, orada işe başlayacakları kuruma ibraz etmek üzere, bizden bir belge istemeleri söz konusu. Sol medya organlarındaki rakamlar, bu belgelerin sayısıyla örtüşüyor."
Kendilerine hatırlattık, "Bu ahlaksızlık değil mi, bu sahtekarlık değil mi.
Siz Türkiye içerisinde bir kurumdan diğer kuruma geçmek isteyen, başka bir kurumda işe başlamak isteyen veya yurtdışına gidip orada bir kuruma müracaat etmek isteyenlerin hepsini içerecek şekilde belge talebi rakamı veriyorsunuz. Ama solcu ateistler, bu rakamı, sanki sadece yurt dışına gidenler söz konusuymuş gibi çarpıtıyorlar."
Türk Tabipleri Birliği'nin yetkilileri, hatırlatmalarımıza cevap veremediler, o tarihte biz de bu algı çalışmalarını haber yaptık.
Özellikle önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, bu konuda ayrıntılı olarak rakamları ifşa etmesi ile birlikte, yapılan algı operasyonları sona erdi. Hemen hemen 1,5 yıldır, yurt dışına çalışmak için giden doktor sayısına yönelik haber, artık yapılmaz oldu.
Çünkü yurtdışına çıkışta abartıldığı kadar bir sayı söz konusu değil.
Onlar rakamları çarpıtarak, dört sene boyunca algı yaptılar, gerçekler yüzlerine vurulunca, şimdi o konuda yalan haber üretemiyorlar.
Ama ben onlara, tersine göç şeklinde, gerçek bir haberi aktarayım.
Ve Ak Parti iktidarında, "doktorlarımız yurtdışına çalışmak için gidiyorlar" yalanını uydururken, aslında bundan üzüntü duyup duymadıklarını, gerçekten yurtdışına giden tahsilli insanlarımız varsa, bunların ülkemize geri dönmesi halinde sevinç duyup duymayacaklarını bu vesileyle masaya yatıralım.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol açıkladı:
"Son 1,5 yılda yurt dışından başvuran 2 bin 500 kişiden, 194'ü ASELSAN'da işe başladı". Akyol, "tersine beyin göçünde net pozitif seviyeye ulaştık ve şirketin küresel büyümesi sürüyor" dedi.
Biliyorum muhalifler buna da kılçıklık yapacaklar, "bakın kendiniz itiraf ettiniz, yurt dışında 2500 mühendisimiz varmış. Varmış ki; bunlar ASELSAN'da çalışmak için müracaatta bulunmuşlar" diyecekler.
2500 mühendisin, kaç yılda yurtdışına gittiğini bilmiyorum.
Mühendislerimizin yurtdışında olması, deneyimlerini artırmaları açısından ülkemiz için bir kazanç olarak yorumlanacağı gibi, mühendislerimizin becerileri üzerinden başka ülkelerin kazanç sağlamaları, bizim için bir kayıp olarak da değerlendirilebilir.
Ama sonuçta yurtdışında yaşayan 2500 mühendisimizin ASELSAN'da çalışmak için müracaat etmeleri ve onlardan sadece 194 mühendisi alabilmemiz gerçeği karşısında, artık tersine göç tescillenmiş demektir.
Kısır kavgaya girmeyelim.
"Ben dedim, sen dedin" tartışması gereksiz.
Sadece şunu yapalım.
2500 mühendisimiz Türkiye'de ve yerli bir firmamız olan ASELSAN'da çalışmak için müracaatta bulunuyorsa, solcusu-sağcısı bütün vatandaşlarımızın bundan sevinç duyması gerekmez mi
Bakıyorum solcu medya organlarına.
"Doktorlar kaçıyor kaçıyor" diye günübirlik haberler yapan gazetelerin manşetlerine.
"Bu yıl da, 2000 doktor daha yurtdışına gitti" haberleri yapan televizyonların ana haber bültenlerine.
Hiç birisinde, 2500 mühendisimizin geri dönmek istediğini, ama onların sadece 194 tanesini kabul edebildiğimizi yazamıyorlar, anahaber bültenlerinde okuyamıyorlar.
O zaman; bu arkadaşların, Türkiye'den yurtdışına, eğer var ise beyin göçünden, gerçekten rahatsız olduklarını söylemek de mümkün değil.
Onlar siyasi iktidarın aleyhine, uyduruk iddialarla algı oluşturmak peşindeler.

25