"Dış güçler, Küresel baskılar" boş iddialar mıydı

"Dış güçler, Küresel baskılar"boş iddialar mıydı

ALİ KARAHASANOĞLU

"Bir musibet, bin nasihatten evladır" demiş, atalarımız..

Çok doğru söylemişler.

Bin nasihatte bulunuyorduk..

"Küresel güçler, Türkiye üzerinde oyun oynuyorlar."

Cevap veriyorlardı, "Hah hah ha.." eşliğinde:

"ABD'nin işi gücü yok, Türkiye'nin ekonomisini mi iflas ettirmek isteyecek!"

Soruyorduk, belki kafalarını çalıştırırlar, akıllarını başlarına alırlar diye, hatırlatıyorduk:

"Türkiye'nin üretimi ilerliyor, yeraltı zenginliklerinde keşifler artıyor, nasıl olur da, döviz kendini katlıyor. Yollar yapılıyor, köprüler yapılıyor.. Araç sayımız artıyor.. Her verimiz bir ileri sayıya ulaşıyor. Bizi engellemek için, dış operasyon yapılıyor" diyorduk..

Dinletemiyorduk..

"Sizin ekonominiz kırılgan ise.. Dış devletlerin ne operasyonu olacak ki. Hem dış devletlerin işi gücü mü yok, Türkiye'ye operasyon çeksinler" diyorlardı..

Bizimle alay ediyorlardı..

"ABD'nin, Türkiye'nin neyinde gözü olacak ki. Adamların bir şirketinin değeri, senin devletin bütçesinin bilmem neyine değer.. Türkiye, ABD'nin ne umurunda olacak ki." diyorlar, Amerika'yı, Avrupa'yı, göklere çıkartıp, sanki o devletler zenginliklerini alın teri ile kazanmışlar gibi algı yapıyorlardı..

Güzel güzel nasihatlerde bulunuyorduk: "AK Parti iktidarı bu işi bilmiyor olsa, 1,5 TL'den aldığı doları, yıllarca aynı seviyede tutamazdı. Gezi isyanı ile düğmeye basıldı.. FETÖ ile ikinci aşamaya geçildi.. Türkiye dik durursa, birlik içinde olursa, bu küresel operasyonları geri teperiz."

Cevap veriyorlardı: "Dış güçler Ne demek o Dış güçler, bizim paramıza müdahale mi ediyor yani. Nasıl oluyor bu" soruları ile, aptala yatıyorlardı..

Ahmet Davutoğlu'nun, dünkü Karar gazetesine verdiği demeç ile sahip çıktığı Tayfun Kahraman'ın, "3. Köprü yapılmasın. 3. Havalimanı yapılmasın" tekliflerinin, aslında dış güçlerin istekleri olduğunu hatırlatıyorduk.. Türkiye'nin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş insanlar, eğer zehirlenmemiş iseler. Bu ülkenin insanlarının yararlanacağı köprülerin yapılmasını, havalimanlarının yapılmasını engellemek istemeyeceklerini söylüyor, "Bu bir oyun. Bu bir tezgah" uyarımızı yapmıştık..

Solculara da, kemalistlere de anlatamamıştık..

Hatta gezicilerin yargılandıkları davada şikayetçi sıfatı taşıyan Ahmet Davutoğlu'na da anlatamadık. Ali Babacan'a da anlatamadık. Gittiler, gezi isyancıları hakkında mahkemeye "Şikayetçi değiliz" dilekçesi verdiler..

Gezi isyanı ile birlikte, % 7'lere inen faiz, % 60'lara kadar çıktı mı Çıktı!

Döviz % 100'lere varan artışlar aldı mı Aldı..

Maduro'nun kaçırılması ne ise.

Venezuela'da yapılan ne ise.

Türkiye'de de o yapılmak istenmiş miydi

İstenmişti..

Eeee

Şimdi üstü kapalı darbeler yerine.

Gezi isyanı kamuflesi ile, "Ağaçlar kesilmesin diyorlar" mavalı ile uyuşturulan beyinler yerine..

Artık "ağaç, hayvan" muhabbetini geçip.

"Maduro ve eşini, üç saatte aldık" şeklinde yapılan açık net, kibir dolu ahlaksız açıklamalarla, sergiledikleri darbe girişimlerini gizlemeden ilan eden haydutların varlığını, birebir gördük mü

Gördük.

Haydi bakalım bir gezici çıkıp söylesin: "hah hah ha.. ABD mi, Venezuela'nın yeraltı zenginliklerine çökmek isteyecek. ABD'de bir şirketin değeri, Venezuela'nın bilmem ne kadar milli gelirine bedel".

Haydi söyleyin, utanmayın, solcu kardeşler..

Siz de destek verin, kemalist ağabeyler..

Gezi isyanından farkı, gerçek amacın ne kadarının gizlenmesi ile ilgili.

Gezi isyanında, ABD'nin CNN'i gelip, Taksim meydanında "duran adam"ı saatlerce kayda alıp, dünyaya yayıyor, Türkiye'deki uşakları da, "Duran adam, dünyayı salladı" diyorlardı.

Oysa sallanan, Türkiye'nin yeraltı zenginliklerine el konulma girişimine direnen yiğit yüreklerdi..

Gezi isyanı sırasında, 3. havalimanı engellenerek, Almanya'nın havalimanlarının, dünya ulaşımında merkez olmaya devam etmesi amaçlanıyordu..

3. köprü yaptırılmayarak, İstanbullunun her gün 5 saatini yollarda geçirmesi, sonra da bir şey üretememesi, hantallıktan kurtulamaması arzu ediliyordu..

"Gençler, iki gün daha sokakta kalırsanız, BM yönetime el koyacak" diyen, ahlaksız akademiyenlerle darbe yapılmak istenmişti..

"Taksim'de polis panzeri altında kalan gebe kadın, çocuğu ile birlikte öldü" paylaşımlarını yayarak, olayları kışkırtan ahlaksız işadamları ile, darbe başarıya ulaştırılmak istenmişti.

Gezi isyanındaki, kamufle edilmiş, üstü kapalı darbe girişimi..