CHP işte budur! Kibir, yalan ve küstahlık!

CHP işte budur!Kibir, yalan ve küstahlık!

ALİ KARAHASANOĞLU

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, metresi şarkıcı ile birlikte, uzak mı uzak tatil adasına gitmiş.

AK Parti milletvekili Şebnem Bursalı istakoz yemeye yurtdışına gittiğinde tüm medya yazdı mı

Yazdı.

Biz de eleştirdik mi

Eleştirdik..

Ömrümüz var ise, bir sonraki seçimde, Şebnem Bursalı'nın bu tarzında çok büyük bir dönüşüm olmadığı takdirde, bu mantıkla hareket etmeye devam edenlerin başına geldiği gibi..

Şebnem Bursalı'nın da, bir daha milletvekili adayı gösterilmeme ihtimali hemen hemen kesin mi

Kesin..

Şebnem Bursalı'nın "Hakkımdır. Ne olmuş ki" türünden kibir dolu bir açıklaması ve hatasını devam ettirir bir ısrarı olmadığı halde, "Bir daha adaylığı mümkün değil" diyoruz..

Eleştiriyoruz..

Peki bu işler, CHP'de nasıl oluyor

Buyrun Buca Belediyesi'nden devam edelim..

Ne diyor, CHP'li belediye başkanı..

Çok matah bir iş yapmışcasına, makul bir icraat içinde imiş gibi..

"Son 2 yıldır sürdürdüğüm yoğun çalışma temposunun ardından, çok önceden planlanmış kısa bir mola için birkaç günlüğüne tatile çıktım. Bunun gizlenecek, saklanacak bir tarafı yok, tamamen insani bir durumdur."

Dikkat buyrun..

Yoğun çalışma temposu, kendinden menkul bir savunma..

"Önceden planlanmış" ifadesi, klasik laf ebeliği ile dikkatleri dağıtma operasyonu..

Ne yani, çok önceden planlananlar ile, yakın tarihte planlananlar arasında, çok çok çok uzak bölgelere gidip, har vurup harman savurma açısından bir fark mı var

Bir ilçenin belediye başkanı olduğunuz halde, metresiniz ile geceli kalmalar eşliğinde eğlenmeye gitmenizin normal görülecek bir yanı mı var

Biz bu tür savunmaları CHP'de sık sık görürüz.

Yurtdışı gezisi deyince, hemen aklıma, Ekrem İmamoğlu'nun prensi, Murat Ongun geliyor.

O da, İstanbul'da 30-40 yılda bir yaşanan kar faciası yaşandığında, "Tedbirler alındı, takipteyiz. Sahadayız" modunda açıklama yapmasının hemen ardından.

Kendisinin Cenevre'de tatilde olduğu ortaya çıkmıştı..

Tekrar soruldu, "İstanbul'daki kar sebebi ile yollarda kalan araçların durumunu, Cenevre'den mi takip ediyorsunuz"

Cevap vermekten hiç utanmamıştı:

"İlla İstanbul'da olmamız gerekmez".

Bu kafaya göre, Cenevre'de siz tatile gidebilirsiniz.

İstanbl'un sorunları, Cenevre'de tatilde keyif çatarken de çözülebilir.

Peki o gün, İstanbulluların sorunu çözülmüş müydü

Hayır..

Yüzlerce insan, araçlarını otobanın ortasında bırakıp, evlerine yürüyerek gitmek zorunda kalmıştı..

İzmir'den İstanbul sınırına 4 saatte gelen insanlar, İstanbul'un bir ilçesinden diğer ilçesine 6 saatte gidememiş, en sonunda araçlarını terketmek zorunda kalmışlardı..

Bir soru daha yöneltilmişti Murat Ongun'a: "Niçin Cenevre Uludağ niye değil."

Cevap vermişti, kibir budalası CHP'linin prensi: "Cenevre, Uludağ'dan daha ucuz, çünkü.."

Bu kadar ukalalar. Bu kadar kibirliler. Bu kadar küstahlar. Bu kadar kendilerini haklı, milleti de aptal sanıyorlar..

Peki bu açıklamaları yapan adama, Ekrem İmamoğlu ne yorum yapmıştı:

"Bir hata yapmış, gereği yapılacak" demesini beklemeyin..

"Herkes hata yapabilir. Önemli olan tekrarlanmamasıdır" demesini beklemeyin..

Murat Ongun sormuş: "Eleştiriler var, tatili kesip döneyim mi"

Ekrem İmamoğlu'nda da, küstahlığın, halka değer verilmemesinin, kibrin zirvede olduğunu gösteren cevap:

"Olan olmuş. Zaten yazmışlar. Sen tatiline bak."

Hatadan dönmek de, asla sözkonusu değil, bu şovmenlerde..

Şimdi son örneğini de, Buca Belediye Başkanı'nda görüyoruz..

"Hata idi. Bir daha asla olmayacak" demesi gerekir iken..

"Görüyorum ki, ülkemizde giderek büyüyen linç kültürü, kimi zaman gerçekleri gölgeleyip niyet okumaları üzerinden bir algı üretimine dönüşebiliyor."diyor.,

Dersiniz ki, tüm medya organları, Şebnem Bursalı olayında yaşandığı gibi, muhteremin yanlışına işaret etmiş, eleştirmişler..

Görkem bey, ne lincinden bahsediyorsun, sen..

İki üç gazete yazdı senin metres ile tatile çıkışını.