CHP'de gerçekten para ile delege satın almadıysanız.
Gerçekten belediye imkanları ile oy toplamadı iseniz, kurultayı beklesenize.
Kurultayı bekleyin ve yeni yapılacak kurultayda da, delege satın aldığınız kurultayda başardığınız gibi, partinin yönetimini tekrar almayı başarsanıza..
Kararı vermişler..
Artık para suyunu çekmek üzere..
"Kalan parayı da, CHP'de harcamayalım, yönetimi alabilir miyiz, o da belli değil" diye düşünüp, ayrılmayı tercih etmişler.
İlk istifa eden de Murat Bakan oldu..
Bakalım milletvekili düzeyinde kaç tekil kişi istifa edecek
10 mu, 15 mi, 20 mi
Rüşvet soruşturmalarında isimlerinin geçmesinden kaynaklı olarak, bir daha aday yapılmayacakları ayan beyan ortada olan milletvekilleri ile sınırlı bir istifa mı yaşanacak, yoksa onlara birkaç kişi de eklenecek mi, birlikte göreceğiz..
Düşünsenize..
TBMM'de mahalli idarelerden sorumlu Seyit Torun'un odasında, 250 bin dolar bulunan poşetin sahibi, ilk aşamada ortaya çıkarılamamıştı.
Sonradan, Veli Ağbaba'nın o odaya getirdiği kabul edilmişti.
Muhtemelen, belediye başkan adaylarından toplanan taksitlerden birisi, Veli Ağbaba tarafından, kendi payı düşüldükten sonra, mahalli idarelerden sorumlu başkan yardımcısına teslim edilmek istenmiş..
Ama laf lafı açınca, "250 bin doları buraya bırakıyorum" demeden odadan çıkılmış..
Sonra da poşet, odayı temizleyenler tarafından bulunmuştu..
Şimdi Seyit Torun tekrar nasıl aday gösterilebilir
Veli Ağbaba, hangi cesaretle aday olabilir
En iyisi, CHP'den sıvışmak..
Onlar da bunun planı içindeler..
Şunu da net olarak belirtelim ki, istifa hazırlığı içinde olan hangi CHP'li var ise biliniz ki, yenilgiyi, kaybolmayı şimdiden kabul etmiş durumdalar..
Niçin diye soracaksınız..
Cevabımı vereyim:
"Milletvekilleri istifa edip, yeni partiye geçsinler. Ama belediye başkanları beklesin" dediğiniz an..
Sahaya 3-0 mağlup çıkıyorsunuz demektir.
Belediye başkanları, halk ile birebir temas halindeki, siyasi partilerin adeta vitrinleridir.
Siz belediye başkanlarına, "CHP'den ayrılmayın. Biz ayrılıp, yeni parti kuracağız. Durumu koklayacağız, sonra size haber veririz" diyorsanız..
Veya, yeni kuracağınız partiye geçecek belediye başkanlarının, rüşvet-yolsuzluk-ahlaksız ilişki ile defolu olduklarını bildiğiniz için, şimdilik halkın dikkatinden kaçırma amacına matuf olarak, belediye başkanlarını partinize almak istemiyorsanız..
6 ay sonra, 1 yıl sonra, halk bu belediye başkanlarının rüşvetlerini, yolsuzluklarını unutmuş mu olacak, sanıyorsunuz..
Belediye başkanlarının, metreslerini kamuda bankamatik çalışan yaptığını, halkın unutacağını mı sanıyorsunuz
Şu kesin ki, belediye başkanlarının büyük çoğunluğu, CHP'de kalmayacaklar.
Belediyelerin, haram parayı toplamada en önemli kaynak olduğu bilindiğinden, bu işleri organize eden Ekrem İmamoğlu, ilçelere varıncaya kadar, adayları kendisi belirlemişti..
Bunların içinden CHP'de kalacak isim çok sınırlı olacaktır.
Hemen tamamı, ya bugün, ya yarın, mutlaka Ekrem İmamoğlu ile birlikte hareket etmek için, CHP'den ayrılacaklardır..
Bu da, Kemal Kılıçdaroğlu için bulunmaz bir nimettir..
Kılıçdaroğlu bu rüşvetçileri partiden atmak için arayış içinde iken, yolsuzluklara bulaşan isimler kendiliğinden partiden ayrılırlarsa, tam da istenildiği gibi CHP arınma yoluna girmiş olacaktır..
Arınma dediysek..
Hakkıyla bir arınma, CHP'de hiçbir zaman olamaz..
Yine yolsuzluklar, yine rüşvetlerle anılan bir parti olacaktır..
Ama bu işi, hepten zıvanadan çıkacak şekilde yapanlar gidecek, yolsuzluğu çok daha sınırlı yapmayı düşünenler partide kalacaktır..
Tam bu noktada, sağ partilerden CHP ile ittifak yapanların tavırlarını masaya yatırmamız gerekir..
CHP'de yolsuzluğu zirveye çıkaranlar bir tarafta..
Dindarlarla helalleşme ve yolsuzlukları ayan beyan ortada olanları tasfiye etme niyetinde olanlar bir tarafta..

26