Hakimlerin kimseden etkilenmeden, bağımsız yargılama yapmaları için bu düzenleme yapılmış..
21 yıldır da uygulanıyor.
Ekrem İmamoğlu için özel bir düzenleme yapılmasını doğru bulmam ama.
"Mahkemelerin canlı yayın yapılmasına, duruşmadan görüntü alınmasına izin verebilir" şeklinde, genel bir uygulama değişikliğini, bir ihtiyaç olarak görebilirim..
İyi de, biz bunu söylerken, duruşmaların canlı yayınlanmasını isteyenler..
Şimdi o duruşmada yaşanılanları gizlemek için, köşe bucak kaçıyorlarsa..
Duruşmada yapılan rüşvet itiraflarını gizlemek için, "Haftada 4 gün duruşma mı olur" diyen avukatların, "Ne güzel metresimle tatile çıkacaktım. Yaz ayında bu duruşma da neyin nesi.. Ekrem İmamoğlu'nun parası güzel de. Elin bile oğlu tatile çıktı. Biz burada harap olduk" sitemlerini bile gizleyip, "Geceyarısına kadar duruşma bizi yoruyor" itirazlarını uzun uzun haber diye okurlarına aktarıyorlarsa..
"Canlı yayın yapılsın" talebinde samimi olmadıklarını da anlamış oluyoruz..
Duruşmaların "canlı yayınlanmasını" isteyenler, bu mümkün olmadığı durumda, internet sitelerinden, televizyon ekranlarından, gazete sayfalarından, duruşmada yaşanılanların tamamını aktarmaları gerekir..
Çumhuriyet'e soruyorum. Duruşmada yaşanılanları, Hasan İmamoğlu'nun 1 milyon euro için kem küm edip, cevap veremeyişini niye haber yapmadınız
Sözcü'ye soruyorum: Hasan İmamoğlu'nun, Sarıyer'deki iki villa ile ilgili "Ben bilmiyorum" şeklindeki absürt cevabını niye birinci sayfanızdan okurlarınıza aktarmadınız
Karar gazetesine soruyorum: "Sizde hiç mi utanma yok. CHP'li 5 belediye başkanı rüşvetten mahkumiyet kararı almış. Siz mahkumiyet kararlarını değil, sanıkların tamamının beraat ettiği örgüt suçlamasını uzun uzun anlatıp, okurlarınızda da sanki, "bütün suçlardan herkes beraat emiş" gibi algı oluşturuyorsunuz.
Sahi siz de hiç mi utanma yok
Hiç mi Allah korkunuz kalmadı..
Böyle bir yalancılığa, üçkağıda nasıl onay verebiliyorsunuz
Milli Gazete'ye soruyorum, "Yolsuzluk endeksinde Trükiye'nin sıralaması kaç idi"
Söyleyin, söyleyin.
Çekinmeyin.
Yerlerde sürünüyorduk değil mi
Ben o endeks raporlamalarına inanmıyorum ama.
Siz inanıyormuşsunuz gibi manşetten haberleştiriyordunuz..
Şimdi haydi bakalım söyleyin, yolsuzluk endeksinde bir sıra gerilemek için, Türkiye'nin cesur savcıları bir adım atıp, rüşvetçileri derdest etmişler, yürekli hakimler rüşvetçileri cezalandırmış..
Hani birinci sayfanızda, rüşvetçilere verilen cezalarla ilgili bir haberiniz
Yeni Asya'nın ekibine soruyorum.. Said Nursi'nin mezarını yok edenlerle ittifak yapalı, Risale-i Nur'u da terkettiniz.
Algı sizde. Yalan sizde. Din karşıtlarına övgü sizde.
Samimi Müslümanlara iftira atmak sizde. Rüşvetçileri, yolsuzları savunmak sizde..
Bu kirli ortaklığınızı, din karşıtları ile birlikte yaptığınız yol arkadaşlığını, yarın ahirette nasıl izah eeceksiniz
A. İhsan Aktaş davasında mahkumiyet kararı alan CHP'li belediye başkanlarından, bir tanesi bile çıkıp, "Biz haksız yere mahkum olduk. Gerekçeli karar açıklansın, tüm delilleri tek tek çürüteceğiz" şeklinde iddialı bir açıklama yapmadı.
Ama Karar gazetesi, "Beraat ettiler" diyerek, örgüt suçlamasından verilen beraat kararını, sanki rüşvet suçundan da beraat kararı verilmiş gibi göstermeye kalktılar..
Siz nasıl insanlarsınız
Nasıl gazetecilersiniz..
Alihan Kuriş sizin partilerinizi destekledi diye, imza attıkları yolsuzlukları görmezden geliyorsunuz.
Cumhuriyet'i ile, Sözcü'sü ile, Birgün'ü ile, Karar'ı ile.
Nerede ise sokaklara çıkıp, "Hepimiz Alihan'cıyız" diye slogan atacaklar..
Alpaslan Kuytul ile ilgili, tek satır haber yapamıyorlar..
"Özgür basın" dediklerini unutmuşlar, Ekrem İmamoğlu'nun fonladığı medya organları olarak,

30