Bülent Kaya'ya, İHL'li savcının katillerini savunmak mı düştü!

Ali Karahasanoğlu
02.02.2024
183

Kibarca anlatıyoruz..

Nezaketli davranmaya çalışıyoruz..

Kaba bir söz sarfetmemeye gayret ediyoruz..

Kırıcı olmayalım, güzel sözlerle meramımızı anlatalım diyoruz..

Özellikle de, dindar kimliği ön plana çıkan insanlar için, bu hassasiyetimizi azami ölçüde yerine getirmeye çalışıyoruz..

Ama bizim bu yaklaşımımızı anlamak nerde

Hassasiyetimizi kavrayıp, hırçınlıklarını frenlemek nerde

İçine düştükleri bataklığın kendilerini daha aşağılara çektiğinin farkında olmaksızın..

Her geçen gün daha kaba, daha yakışıksız, daha kötülük dolu sözlerle karşımıza çıkıyorlar..

Seçime girdikleri CHP'lilerden adeta farklı olmadıklarını ispat için, onlarla yarışır hale geliyorlar..

Önümüzde mahalli seçimler var, dolayısı ile mahalli seçimlere ayrı ayrı giren partiler, öncelikle hedefe mevcut başkanların siyasi partilerini alırlar diye düşünüyoruz..

Asla..

Milletvekili seçiminde CHP'ye çalıştılar..

Cumhurbaşkanı seçiminde CHP'li genel başkana oy istediler..

Şimdi mahalli seçimlere yaklaşıyoruz.

Kendileri ayrı aday çıkartma kararında oldukları halde, bazı iller için partilerinden isimleri de açıkladıkları halde..

İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir'in CHP'li belediye başkanlarını hedefe koyacaklarına.

Önümüzde milletvekili seçimi olmadığı halde. Cumhurbaşkanılğı seçimi 4 yıl sonra olduğu halde..

Okları AK Parti'ye doğrultmuşlar, hedef tahtasına İmam Hatipli ve alnı secdeli Tayyip Erdoğan'ı koymuşlar..

Sabah "alnı secdeli Erdoğan"ı tahkir ediyorlar, akşam "Ayasofya'yı açan Erdoğan"a kara çalıyorlar..

Son saldırılarının sebebi, İmam Hatip mezunu bir savcımızı, görevi başında şehid eden Gezicilerin organizatörü Can Atalay'ı cezaevinden çıkarttırmak..

Yalan mı söylüyorum, iftira mı atıyorum..

Selim Kiraz'ı; İmam hatip mezunu pırlanta gibi bir savcıyı, Geziciler şehid etmediler mi

"Gezicilerin hepsini aynı kefeye koyma" diyecekler..

Koymayalım..

Gezicilerin içinden bir grup, savcıyı şehid etmedi mi

Başka başka gerekçelerle değil, tam da Gezi olayları gerekçe gösterilerek, o savcı şehid edlmedi mi

Kaldı ki, Gezicilerin içinden bir kişinin, savcının şehid edilmesine açık ve kesin, yüksek sesli bir lanet okuduğunu gördünüz mü

Tam aksine, Cumhuriyet gazetesi bile, manşetten, "Mecbur bırakıldığımız eylem şekli idi" diye o cinayete güzelleme yapmadı mı

O güzellemeyi yapan Ahmet Şık'ı da, sırf bu güzellemesi sebebi ile daha önce meclise sokmadılar mı

Eeee Neyi tartışıyoruz biz

Gezi isyanı sebebi ile dün bilançosunu verdiğim, ölümlerin yanısıra, milyarlarca liralık zarara sebep olan gezi organizatörlerinin cezaevinden çıkarılması, Saadet Partisi'nin seçmene taahhüt ettiği vaadler arasındaydı da biz mi bilmiyoruz

Kimse bana, "Can Atalay ayrı, savcının şehid edilmesi ayrı" demesin..

Can Atalay, savcının şehid edilmesi ile ilgili, hangi tepkiyi koymuş, "Benim organizatörü olduğum, binbir emeğim olan Gezi olayları, minvalinden çıkmıştır. Bu katiller Geziyi savunuyor olamazlar. Biz Geziciler olarak, bu teröristlerden uzağız. Kınıyorum, lanetliyorum" demiş midir

Yok öyle, "Siz istiyorsunuz diye, biz şunu bunu kınayacak değiliz" mavalları ile olayı geçiştirmek..

Siz Geziyi organize edin..

DHKP-C, çocukları sahaya sürsün.

Siz alkış tutun.

Onlar size alkış tutsunlar..

Üç tane ağaç için, Gezi isyanı başlatın, 14 yaşında, 15 yaşında çocukları, günlerce parklarda uyuyacak şekilde organize edin..

Ama bir savcı şehid edildiğinde..

İki saatinizi ayırıp, "bu terörizmi kınıyoruz" demeyin.. Bir gösteri düzenlemeyin.

Kendi aranızda, "Oh olsun" bile deyin..

Çok sıkıştırınca da, bize dönüp, "Biz ayrıyız. Savcıyı öldürenler ayrı"