Bu da Fatoş'lardan Ayık olanı!

"Murat Ongun veya Emrah Bağdatlı'dan hiçbir zaman talimat almadım. Murat Ongun ile hiçbir telefon görüşmesi, toplantı ya da kurum dışı bağlantım olmadı. Bu durum HTS kayıtlarıyla sabittir."

Ve benim için en önemlisi, "Yapılmamış bir iş yoktur. Eksik yapılmış bir iş yoktur. Haksız hakediş alınmış bir iş yoktur. Bunu özellikle tekrar etmek istiyorum."

Muhatabınız ne kadar kriminalize olmuş bir yapının içinde olursa olsun, eğer isnat edilen eylemler arasında gerçekten "yapılmayan iş yok" ise.. "Eksik yapılan iş" yok ise..

O yapı ile ilgili mücadelenizi yaparsınız ama..

Eksik iş isnat edemediğiniz, yanlış iş iddiasında bulunamadığınız kişiyi de, dosyadan ayırmanız gerekir..

Bu açıdan, savunmaya değer veriyoruz..

Ve savunmadan devam ediyoruz:

"İhalelere davet edilen firmaları ben belirlemedim. Aleyhime tek bir delil de, tek bir beyan da olmadığı halde hem örgüt üyeliği hem de rüşvet alma suçlamalarıyla tutuklandım ve 15 aydır tutukluyum."

İşte bu noktada..

İnsanın isyan edesi geliyor..

Suç işlediği konusunda ciddi deliller olan kişilerle HTS kaydı bile olmadığını belirten, yapılmayan iş yok, eksik iş şok, niye beni tutukladınız diye isyan eden bir bayan orda hâlâ tutuklu iken..

Biz nasıl isyan etmeyelim..

Hele hele..

"Aleyhime tek bir beyan yok" diyorsa..

Beynimizin, kafatasının içinden parçalanıp ortalığa saçılma aşamasına geldiğimi hissediyorum.

Nasıl olabiliyor böyle bir şey..

Sonra biraz sakinleşip, acaba iddianamede ne deniyor diye, savcının toparladığı bilgilere bakıyorum..

İddianameden okuyorum:

İş arkadaşları ile signal isimli program aracılığı ile konuşan Fatoş ablamız, bakın neler yazmış:

28 Şubat 2025 tarihli konuşmadan aktarıyorum:

"Nazli günaydın. Kültür torba için bir link atıcam oradan bakarsınız ne kadarını verelim kaçtan verelim diye

Emrah %80 ı bana verın dıyor da

emel bütçeye kadar yazdı ona da bakmak lazım"

Abla ne diyon sen.

"Ne kadarını verelim" ne demek

"Kaça verelim" ne demek

"Emrah %80'i bana verin diyor" ne demek

Sen daha dosyada başka ne beyanı arıyorsun, Fatoş abla..

Sen her şeyi, bir çırpıda anlatmışsın zaten..

Dört satır ile işi bitirmişsin..

Ekrem İmamoğlu'nun, seçilmeden önce, "İBB'nin tüm ihaleleri şeffaf yapılacak. TV'den canlı yayınlanacak" dediği ihaleler.

Meğerse..

Fatoş Pınar abla ile.

Fatoş Ayık ablamızın elinden geçiyormuş..

Haklarını yemeyelim tabii ki, Murat Ongun bu işin tepesinde.

Acarkent'te, bugünün parası ile 25 asgari ücretlinin bir ay çalışıp alabildiği maaşı, aylık kira olarak ödediği bir villada oturmak, öyle İBB'nin basın sözcüsü maaşı ile olmuyor, ne yazık ki..

Emrah'lar lazım..

Emrah'lara ihaleleri pas edecek, Fatoş'lar lazım..

Eeee.

Ne yapacağız şimdi

Fatoş Ayık ablamız, bu yazışma konusunda bir savunma yapacak mı

Dünkü duruşmada görmedik.

Bilmiyoruz, bundan sonraki duruşmalarda olur mu

Ama bugünkü Sözcü'de, Cumhuriyet'te, Birgün'e, hatta "Sizde vicdan yok mu Siz nasıl Müslümansınız" diye bize saldıranların bulunduğu Karar gazetesinde..

Fatoş Ayık'ın, "Aleyhimde tek beyan yok. 15 aydır tutukluyum" sözleri yayınlanacağı için.

15 ay sonra, "Babasına el salladı" güzellemeleri ile onlar yetinecekleri için..

İddianamedeki aleyhdeki beyanların hiçbirisi verilmeden, sadece algı operasyonu içeren savunmayı onlar aktaracakları için.

Biz iddianameden ilgili beyanları aktarmaya devam edelim..

Öncesinde, Fatoş hanımın yine yazışmalarından bir bölüm daha aktarayım:

"Sayıstay müfettisi gectim basımıza savcı musallat oldu

Attık yoksa naylon fatura kesti durumuna düşer partners

Belkı bu şekilde ciddiye alır esma

Bir daha da onun sözü ile fatura kestirmem zaten."