Bir bilmecem var çocuklar.. Bilin bakalım..

Bir bilmecem var çocuklar.. Bilin bakalım..

ALİ KARAHASANOĞLU

Bugün size bir bilmece sorarak, yazıya başlayayım..

Karar gazetesinde birinci sayfada bir başlık var: "Başka işiniz gücünüz yok mu"

Bilin bakalım, bu başlık hangi olay için söylenmiştir:

a) Geçtiğimiz hafta savcılık soruşturması ile ortaya çıktığı öne sürülen 300'den fazla kişinin, herhangi bir resmi kurumda atamada kullanılmamış olsa da, profesörlük, doktora yapmış olma, üniversite mezunu olma gibi sıfatların, sahtekarlıkla kendilerine verildiğine dair iddialar üzerine bunların hepsinin diplomalarının iptal edildiğine dair açıklamalar.

b) LGS'de, sınav bittikten sonra soru kitapçığının paylaşılmasının arkasından başlatılan tartışmalarda, LGS sınavının iptal edilmesine yönelik çağrılar..

c) Ekrem İmamoğlu'nun fakülte diploması iptal edildikten sonra, yüksek lisans belgesinin de, fakülte diploması iptal olduğu için, sistemden silinmesine yönelik alınan karar..

Bilin bakalım, hanisi için, "Başka işiniz gücünüz yok mu" başlığı kullanılmış olabilir

Bir ipucu daha vereyim.

Başlığın üzerinde, yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafı var..

Anladınız siz oni..

Ekrem İmamoğlu cezaevinden öyle buyurmuş: "Başka işiniz gücünüz yok mu" demiş..

Yükse lisans belgesinin iptal edilmesine, böyle itiraz etmiş.

"Ne olmuş, fakülteye, usulsüz yatay geçiş yapmış isem. Fakülte diplomasını iptal ettiniz, bari yüksek lisans belgesini bıraksaydınız" demeye getiriyor..

"Ayıptır beyler. Yolsuz da olsa, bir insanın diplomaları ile bu kadar uğraşılmaz" denilmek isteniyor..

Utanmazlık, bu seviyede..

Peki, sahte diploma çetesinin, devletin sistemine girerek, bazı kişilere sahte diploma kaydı açılmasına ilişkin haber için, Karar gazetesi hangi başlığı atmış:

"Örtbas edilmesin."

Allah'ım, sen benim aklımı koru..

Adamlar aynı gün.

Aynı sayfada.

Aynı sahtekarlık için..

Birisinde "Sizin başka işiniz gücünüz yok mu" başlığı kullanıyorlar..

Diğerinde ise..

"Örtbas edilmesin" diyorlar..

Sahtekarlıklara karşı, tek bir tavır sergilememiz gerekmez mi

Hepsine karşı, "Sahtekarlıkların üzerine gitmemiz, yapanları cezaevine koymamız gerekir" dememiz gerekmez mi

Birisinde, "Örtbas edilmesin" diyorlar.

Suçu işleyenlerin kimler olduğunu net olarak bilmedikleri için olsa gerek.

Net bir tepki veriyorlar..

Diğerinde ise..,

Sahtekarlığı yapan kişi kendi adamları olduğu için..

"Sizin başka işiniz gücünüz yok mu" diyorlar..

Evet, devletin başka işi gücü yok.

Sahtekarların haksız yere temin ettikleri diplomaları iptal etmek ile uğraşıyor..

Var mı diyeceğiniz..

İki tane Ak Partili gibi görünen kişinin, ne amaçla aldıkları da belirsiz sahte diploma sözkonusu olunca..

Sanki birileri bunun üzerini örtüyormuş gibi, algı yapın..

"Örtbas edilmesin" deyin..

Ama..

Kendinizin açık açık yatay geçişteki sahtekarlığınızın üzerini örtün. bir de utanmadan, "Cumhurbaşkanı adayı olduğu için, haksız yere diploması iptal edildi" diye algı yapın..

Ne kadar net, ne kadar açık bir çifte standart sergiliyorlar, görüyor musunuz.

Türkiye'deki bir fakülteye yatay geçiş yapılması mümkün olmayan, Kıbrıs'taki fakülteden buraya geçiş yapanın adı soyadı belli..

Ana adı, baba adı, her şeyi belli.

Ona itiraz ediyorlar, "30 yıl sonra diploma mı iptal edilir" diyorlar..

Ama, kim oldukları şimdilik açıklanmamış bazı isimler için, "Kim bu 270 e-imza'nın sahibi" diyerek algı yapıyorlar, kafaları karıştırıyorlar..

Şimdiden söyleyeyim..

O 270 kişi açıklandığında, biz o isimleri yayınlarız ama.

Karar gazetesi yayınlayamaz..

Cumhuriyet gazetesi yayınlayamaz..