Almanya'da düş.. Türkiye'de tedavi ol, sonra da...
ALİ KARAHASANOĞLU
"AK Parti iktidarı yüzünden dinden soğuduğu"nu iddia eden, "artık dua etmiyorum" sözlerini sarf ettiğinde, Yeni Akit'te, "sanki daha önce sabahtan akşama kadar salavat getiriyordun da, şimdi AK Parti iktidara gelince duayı mı kestin" sorusuna muhatap olan bir Zeynep ablamız var ya..
Evet 79 yaşına gelmiş Zeynep Oral ablamızdan bahsediyoruz.
Cumhuriyet gazetesinde yazıyor.
Dünkü yazısında, son hafta içinde başından geçenleri aktarıyor:
"Hamburg'da Borusan İstanbul filarmoni orkestrası ve Fazıl Say konserini dinlemiştim."
Bilmiyorum Fazıl Say'ın Türkiye'de konser vermesi yasak mı
Veya Borusan bu konuda bir sıkıntı mı yaşıyor
Bizim bilmediğimiz bir sıkıntı mı yaşanıyor da, Zeynep hanım Türkiye'de dinleyebileceği bir konseri, Hamburg'a gidip, orada takip etme ihtiyacı hissediyor.
Bunlara sorsanız, dar gelirliden emekçiden yana olduklarını söylerler.
Ama hiç utanmazlar, nasıl kazanıyorlarsa, Fazıl Say'ı dinlemek için Hamburg'a giderler.
Veya götürürler.
Konseri düzenleyen Borusan; Türk firması.
Konseri veren Fazıl Say; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.
Orkestranın kendisi İstanbul filarmoni orkestrası .
Eeeee.. Hamburg ne iş
Devam ediyoruz Zeynep hanımı okumaya:
"Tam İstanbul'a dönüşe geçecekken, Hamburg kaldırımında yerinden fırlamış bir mermer taşın hışmına uğrayıp yere yapıştım."
Böyle bir olayla Türkiye'de karşılaşmış olsaydı, yazının devamında şu ifadeler yer alacaktı: "Geri kalmışlık kötü. Çok kötü. Orta Çağ kafasıyla şehirlerin yönetimi insanlara günlük hayatı çekilmez yapıyor. Düşünebiliyor musunuz kaldırımda yerinden fırlamış bir mermer taşı Nasıl bir ülkede yaşıyoruz"
Hatta şu düzenlemelerle de konuyu süsleyeceklerdi: "Ben Almanya'ya gittiğimde, Alman vatandaşlarını boş verin buradan giden Türk vatandaşlarının da yere tükürdüğünü hiç görmedim. Avrupa böyle bir gelişmişlik düzeyinde."
Türkiye'de yerinden fırlamış bir mermer, Zeynep Hanım'ın yere kapaklanmasına sebep olsaydı, yazının devamı böyle gelişecekti.
"Almanya mı bizi kıskanıyor ha ha ha" denilen ülkede, kaldırımda yerinden fırlamış bir mermer taşı, Zeynep ablamızı yere kapaklattırırken, yazısının devamı şöyle gelişiyor:
"İlk müdahaleler. Uçak. İstanbul. Kendimi ortopedi ve travmatoloji maestrosu doktor Etfal Güdemez'e teslim ettim."
Aşk olsun Zeynep abla. Almanya'da ortopedi doktoru mu bulamadın. Travmatoloji de maestro seviyesinde Almanya'da kimse yok muymuş.
Niye uçağa atlayıp İstanbul'a geldin ki
Bak; Cumhuriyet gazetesinin dünkü birinci sayfasında, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prooooofesör Dr. Alpay Azap diyor ki "iyi hekim bulmak çok zorlaşacak".
Türk Tabipleri Birliği Başkanının açıklaması, Zeynep ablanın gazetesi Cumhuriyet'te şöyle haberleşmiş: "Doktorların dış göçü sürüyor"..
Cumhuriyet gazetesi on yıldır yaptığı yalan haberden hâlâ utanmıyor.
İki yıl önce Sağlık Bakanı bunların yüzlerine vurmuştu; altı aylığına o yalan haberlere ara verdiler.
Şimdi tekrar kafayı çıkarmışlar aynı yalanları aynı sahtekarlıkla sürdürüyorlar. Yalan ne
Türk Tabipleri Birliği'nden üyelik durum belgesi alan herkesi yurt dışına gidiyormuş gibi göstermek.
Cumhuriyet gazetesi şöyle sergiliyor sahtekarlığını: " Türk Tabipleri Birliği'ne göre dokuz ayda 1522 hekim yurt dışında çalışma başvurusu yaptı."
Ahlaksız yalancılar, yurt dışında çalışmak için Türk Tabipleri Birliği'ne müracaat etme zorunluluğu mu var
Türk Tabipleri Birliği'nin 1522 hekim için yurt dışında çalışma isteğini kabul etme reddetme yetkisi mi var
Olayın gerçeği ne
Hekimler, Türk Tabipleri Birliği'ne üye olduklarını gösterir belge istiyorlar.
Kamuda çalışırken özel hastaneye geçmek için de bu belge alınıyor. Yurt dışına gitmek isteyen de bu belgeyi talep ediyor. Daha başka sebeplerle de bu belge istenebiliyor.
Ama sahtekar Cumhuriyetçiler, Türk Tabipleri Birliği'ndeki sahtekar yöneticilerin sessizliğini de istismar ederek, durum belgesi isteyen her hekim, sanki yurt dışına çıkıyormuş gibi algı yapıyorlar.
Önceki Sağlık Bakanımız yurtdışına çıkan hekim sayısının ancak pasaport kayıtlarıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtip, Türk Tabipleri Birliği'ne ve Cumhuriyet gazetesini yalanlamıştı.

2