CHP'liler bu durumu kabullenemediler ve olaya bir senaryo eşliğinde izahat getirmeye kalktılar:
"Yolsuzlukları vardı. AK Parti, yolsuzlukları soruşturmayacağını söyleyerek, kendisine transfer etti."
Peki, Özlem Çerçioğlu'nun yaptığı yanlışları Akit yazmıştı ama.
CHP'lilere bir sefer olsun, "Bu başkanın şu yanlışı var" demişler miydi
Hayır.
Şimdi somut olarak, Özlem Çerçioğlu'nun şu yolsuzluğu var" diyorlar mı
Hayır.
Ama, senaryoyu yazıp, Mahmut Arıkan'ın eline veriyorlar..
Arıkan da, "Hakkında yolsuzluk iddiası mı var Önemli değil, 'AK-MATİK' var" diyerek, CHP'nin değirmenine su taşıyor..
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, 40 yıllık CHP'li.. Defalarca CHP'den milletvekili oldu.. Son olarak da CHP'den belediye başkanı seçildi..
Özlem Çerçioğlu'ndaki hikaye, birebir Burcu Köksal'da da tekrarlandı..
Burcu Köksal, CHP'deki yapıya isyan etti, otel odalarında eşlerini aldatan CHP'lilere isyan etti.. AK Parti'ye geçti..
Özlem Çerçioğlu'na söylenen, Burcu Köksal'a da aynı şekilde tekrar edildi, "Yolsuzlukları vardı, şantaj yapıldı. Ak Parti'ye transfer oldu."
Saadet Partili genel başkan da, hemen CHP'nin imdadına yetişip, "Hakkında yolsuzluk iddiası mı var Önemli değil, 'AK-MATİK' var" cümlesi ile, tanımlamasını yapmış oldu.
O zaman sorayım Mahmut beye:
"Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı veya Afyonkarahisar Belediye Başkanı hakkında, bugüne kadar bir defacık olsun, ağzınızdan 'Yolsuzluk yapıyorlar' eleştirisi çıkmış mıydı"
Ben araştırdım.
SP Genel başkanının böyle bir eleştirisi yok..
Hatta bugün bile yok..
O zaman, "yolsuzluk" nerden çıktı. "Ak-matik" nerden çıktı
Her iki belediye başkanı için, "Önceki dönemlerde de, şimdi de, tam bir AK Partili gibi belediye başkanlığı yapıyorlardı. Hatta AK Partili olmayı da geçin, tam bir Hz. Ömer hassasiyeti ile belediye başkanlığı yapıyorlardı' diyemem..
CHP'de belediye başkanlarının dürüstlük standardı ne ise, üç aşağı beş yukarı bu iki belediye başkanında da benzerlik sözkonusudur.
Bayan oldukları için, belki suç niteliğindeki eylemlere erkeklere nazaran biraz daha mesafeli kalmış olabilirler.
Ama şahsım adına söyleyelim, kimsenin bu iki isim için, "Hz Ömer hassasiyeti ile çalışıyorlardı" dediği yok..
Yaptıkları yanlışları eleştirmeyenlerin, şimdi transfer üzerinden algı yapmaları ise, tam bir fanatik partizanlık faaliyeti.
Hem de, kendi partileri lehine bile değil.
İttifak yaptıkları CHP lehine partizanlık..
Bu noktada sorayım, Mahmut beye:
"İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun onlarca yolsuzluğu için, bugüne kadar somut tek kelime etmediniz. ABB Başkanı CHP'li Mansur Yavaş için, somut tek kelime etmediniz. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın yolsuzlukları ile ilgili, hatta kurban parası toplayıp, kurban kesmemesi ile ilgili tek kelime etmediniz.. Yarın bu isimler, AK Parti'ye geçmek isterlerse, ben karşı çıkarım ama. AK Parti'nin bu isimleri kabul etmeyeceğini tahmin ederim, en azından arzu ederim ama.. Böyle bir ihtimalde, Mahmut Arıkan, yine bizim karşımıza 'AK-Matik' söylemi ile mi çıkar"
Kişiler ne yolsuzluk yaparlarsa yapsınlar.
CHP'de iken tek kelime yok..
AK Parti'ye geçtiklerinde, hemen bir bahane bulup, kenarından köşesinden eleştirilecek konu ihdas edip, eleştiriye soyunmak..
Bence, Milli Görüş'e yakışan bir çizgi olmasa gerek.
Bu sözlerine ilaveten, Mahmut Arıkan şu cümleleri de kurabiliyor:
"Her türlü şaibeyi, her türlü tartışmayı, her türlü siyasi lekeyi tek yıkamada temizleyen, 'aküpak' eden bir ürün. 23.5 yıllık iktidarın yüzde 100 yerli ve milli ürünü. İhaleye fesat mı karıştırdın Sorun yok. Hakkında yolsuzluk iddiası mı var Önemi yok. Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun Hiç dert etme. 'AK-MATİK' var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor."

30