ABD+İsrail, halifelik kaldırılmamış olsaydı, İran'a saldırabilir miydi
ALİ KARAHASANOĞLU
3 Mart Halifeliğin kaldırılmasının yıldönümündeyiz.
Tam da İslam coğrafyasının sahipsiz kaldığı günlerde, bu yıldönümü yaşıyoruz..
3 Mart 1924'de, TBMM'de kabul edilen yasa ile, halifelik kaldırıldı.
Veya yumuşak yorumlaması ile, "Hilafet, Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğu" varsayılarak, bir şahsa ait olmasına, bir şahsın kendisinde temsil edilmesine son verildi..
Peki Hükümet ve Cumhuriyet'in mana ve mefhumunda var olduğu gerekçesi ile bir şahıs tarafından halifeliğin temsil edilmesine son verildikten sonra, bu yetki hiç kullanıldı mı
Hayır..
Bugün kullanırsa, o kanunu çıkaranlarla paralel düşüncedekiler "Evet, çok güzel olur" derler mi
Hiç sanmıyorum..
O günün şartları altında, saf müslümanları aldatmak için, "Hükümet ve Cumhuriyet'in mana ve mefhumunda mündemiç olduğu" belirtilen halifelik, şimdi lağvedilmesi sebebi ile, bir avuç laikçi tarafından nerede ise bayram olarak kutlanıyor.
Oysa halifeliğin kaldırılması ile birlikte mazlum milletlerin neler kaybettiğini, cumartesi günkü sadırıda bir defa daha gördük..
Emperyalistlerin ekmeğine nasıl kaymak sürülmüş olduğunu bir defa daha yaşadık.
86 yaşıdaki bir dini lideri, yaşlı eşi ile birlikte, kızı ile, gelini ile, damadı ile, torunu ile birlikte katleden acımasız emperyallerin, halifeliğin kaldırılmasından bilistifade, nasıl rahat hareket edebildiklerini gördük..
Çağdaşlık, insan temel hak ve özgürlükleri mavalları okuyanların, ilkokul çağındaki kız çocuklarını, yatılı okulda bombalayarak nasıl öldürdüklerini, buna İslam coğrafyasından güçlü bir toplu haykırış gelmediğini üzülerek gördük..
Halifelik kaldırılmamış olsaydı..
Benim gönlümden geçen o değil ama..
Hiç mi olmasın, Danimarka'daki, İsveç'teki sembolik krallık benzeri şekilde..
Halifelik de şeklen kalmış olsaydı..
Vatikan'da Papa'nın Hristiyanları temsil etmesi gibi..
Bazı zor şartlarda, temsiliyetinin sembolik olduğu da kabul edilse, nice toplulukların "Bakalım Papa ne diyecek" şeklinde sözlerine kulak kabarttığı bir Hristiyan liderinin varlığının benzeri, müslümanlar için de olsaydı, ne kaybederdik
Hani Türkiye Cumhuriyeti, ezilen milletler için, umut olmuştu
Hani, o umut halimiz
Kendi elimizle, kendimizde olan halifeliği kaldırmışız..
1,5 milyarlık nüfusa sahip İslam topluluğunu, benim gönlümden geçen, bir işaret ile zalime başkaldırmalarıdır ama..
Haydi onu başarabilmek çok daha dirayetli olmayı gerektirir..
En azından, saldıran zalimlerin, "Acaba halife ne diyecek. Halifenin sözüne tüm İslam milletleri uyarsa, ne olacak" diye tereddüt etmelerini de ortadan kaldıran 102 yıl önceki o yanlışı hatırlayıp, pişman olacaklarına..
Bir de tepemizde boza pişirip, "Halifeliğin kaldırılmasını kutlayan laikçiler"in söylemlerine muhatap oluyoruz..
O zaman soruyorum..
Halifeliğin kaldırılmasında, hepiniz birlik içindesiniz, solcular, kemalistler sosyalistler.
Halifeliği, sömürü aracı olarak gördüğünüzü açık açık iddia ediyorsunuz..
Buyrun, kaldırılmasına sevindiğiniz Halifeliğin doğurduğu boşlukta, bugünkü sömürü düzenini nasıl önleyeceğinizi anlatın ve hayata geçirin..
Amerika'nın zulmünden, müslümanlar ve insanlık, nasıl kurtarılacak, buyrun çözüm üretin..
7 milyonluk terörist İsrail'in soykırımından, insanlık nasıl kurtulacak, gösterin bize..
Birgün gazetesi dünkü manşetinde, "Haydutlar sevinmesin, daha son söz söylenmedi" demişler..
Yılmak, umutsuzluğa kapılmak, direnmeyi bırakmak müslümana yakışmaz..
Ama, bu arkadaşlara şunu hatırlatsak, hepten mi yanlış olur:
"Son söz, 102 yıl önce bugün söylenmişti, siz de buna yıllardır alkış tutuyorsunuz!"
Gerçekten de, aynı Birgün gazetesi İran'da ABD katliamını "Haydutlar" diyerek tepki ile karşılarken.
Manşetinin hemen altında, Türkiye için attıkları bir başka başlıkta "Şeriata geçit yok" demişler..
Nasıl bir çelişki bu
Nasıl bir kafa karışıklığı.
İran'da çok daha net bir söylemle İslam Cumhuriyeti tanımlaması yapılmış.

3