30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.. Sonrasına 'vah'lar olsun.

"Kurtuluş Savaşı olmadı diyenlerin de 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun." diye yazan da..

Yanlış anlaşılmasın, dünkü yazım 30 Ağustos ile ilgili değildi.

Yazım "Kur Korumalı Mevduat sıfırlanmış" başlığını taşıyordu..

Ama okurlarımız öyle özgür, öyle cesur, öyle demokrat bir zeminde yorum yapıyorlar ki, eleştirdikleri kişilere ters köşelerden gol atmaya bayılıyorlar..

Attıkları gerçekten gol mü değil mi, biraz sonra bakarız..

Bir yorum daha aktaracağım..

yeniakit.com.tr'den dünkü yazımı ve altındaki yorumları okumamış olanlar, "Gerici-yobaz akit.. Despot totaliterler.. Tek sizin dediğiniz mi doğru" diye söze başlayıp, makineli tüfek gibi her hakareti bize layık görenler, bir de demokrat geçinen Cumhuriyet, Sözcü, Birgün ve Karar gibi gazetelerin yazarlarının altlarına yapılan yorumlardaki tekdüzeliği görsünler, "kim farklı görüşlere saygılı, kim demokrat, kim bağnaz" karar versinler.

Okurlarımızdan, ismini soyadını da vermiş, Özcan Şahin.. Onun yorumu da şöyle:

"30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki kahraman ordumuzun Dumlupınar meydan muharebesini kazandığı gündür. Tabii sizin gibi Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları hariç, bayramdır. Bayram; 'ne mutlu Türk'üm, Atatürkçüyüm, laikim, demokratım' diyene, efendim."

Bu vesile ile, biz de Zafer Bayramı vesilesi ile, tebriklerimizi, hiçbir çekince koymadan tüm milletimize ulaştıralım..

Ümmet için sahadaki zafer örnek olsun diyelim..

"Sahadaki zafer" diyorum..

Çünkü masada kaybedilenleri, biraz sonra aktaracağım. Dolayısı ile, masadaki kaybedilenler için, sevdiğimiz hiç kimseye bir örneklik olmadığı da aşikar..

Devam edelim..

30 Ağustos 1922, Zafer Bayramı..

Seviniyor muyuz

Seviniyoruz.

Hiçbir gizli hesap yapmadan, kafamızın arkasında planlar gizli kalmadan..

Net olarak tebriğimizi yapıyoruz..

Haydi bakalım, kendisini demokrat, özgür düşünceli, vatansever, Anadolu insanı olarak tanıtanlar..

Şimdi Zafer Bayramı'nın devamında yaşanılanlarla ilgili de görüşlerini açıklasınlar da, biz de müstefid olalım..

30 Ağustos Zafer Bayramı neyi sembolize eder

Antalya'yı işgal eden İtalyanların, denize dökülmesini..

Kahramanmaraş'ı işgal eden Fransız'ın o topraklardan sökülüp atılmasını..

İzmir'i işgal eden Yunan'ın, denize dökülmesini..

Tekrar hatırlatalım, bunlar gerçekleştiği için, tüm millet olarak sevindik mi

Sevindik.. "Bugün, zafer bayramıdır" dedik mi Dedik..

Yola devam ediyoruz..

Aaaa O ne

Tarih 1 Mart 1926.

765 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul ediliyor..

Tanıtımını, CHP'nin borazanlarından birinden aktarıyorum:

"İtalya'da başbakanlık da yapmış ve o dönemin Adalet Bakanı olan Giuseppe Zanardelli'nin adını taşıyan 1889 tarihli Zanardelli Yasası, Adalet Bakanı Mahmut Esad Bozkurt öncülüğündeki Eskişehir Komisyonu tarafından Türkçeye çevrildi. Yeni Türk Ceza Kanunu, 29 Ocak 1926'da Başvekil İsmet İnönü imzasıyla meclise gönderildi."

İşte Türk Ceza Kanunu, bu kanun..

Hani Antalya'yı işgal etmişlerdi ya..

O İtalyanların kanunu..

Hani Antalya'dan denize döktük ya..

İşte o İtalyanların ceza kanununu aldık, bu millete uyguladık.

Yok, Kadir Mısıroğlu'nun (Allah rahmet eylesin) hatasına düşmeyeceğim..

"İtalyan'ları denize dökmeseydik, onlar zaten İtalyan Ceza Kanunu'nu burada uygulayacaklardı. Niye savaştık ki, niye denize döktük ki, niye zafer bayramı diye kutladık ki" demeyeceğim..

Bu sorgulamayı anlamakta zorlanan Kemalistlerin beyinlerinde küçücük de olsa bir metafor oluşturmaya hiç niyetim yok..

Sadece soracağım.

"Topraklarımızdan kovup, denize döktüğümüz için hep birlikte zafer ilan ettiğimiz İtalyan'ların kanununu, niçin aldık"

Ne diyordu bir Kemalist okurumuz: "Aliciğim bayramın kutlu olsun."

Kemalist okurlarımızın hepsine gelsin: "Sizin de bayramınız kutlu olsun, denize döktüğümüz adamların kanununu almakta beis görmeyen okurlarım."

Devam ediyoruz..

Tarih 1 Kasım 1928.

"Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun"