Kimsenin eli kırılmasın.
Ama kimse de, bir başkasına müdahalede bulunmasın..
Düşüncesini açıklayanlara, olayları tarafsız bir gözle izleyicilerine aktaranlara, kimse müdahale etmesin.
Karşı fikri olanlar, tabii ki her platformda düşüncelerini, eleştirilerini yapabilirler..
Ama canlı yayındaki bir muhabiri iteklemek, kameramana fiziki şiddet göstermek, daha ötesi, cinsel ima içerikli el kol hareketleri nedir
Buna karşı tepki veriyoruz.
Gönül isterdi ki, bu şiddet içerikli hareketleri yapanların destek verdiği tüzel kişilik.. O tüzel kişiliğin düne kadar tepesinde bulunan kişiler en önde gelip, Akit Medya'ya bu konuda destek versinler..
"Sizinle birçok konuda aynı şeyleri düşünmüyoruz. Ama size karşı şiddet eylemini kınıyoruz" diyebilsinler..
Ama nerde
Bizzat Özgür Özel değil miydi, geçtiğimiz aylarda grup toplantısında, Akit Medya Grubu'nu hedef gösteren..
O hedef göstermiş.
Destekçileri de, gösterilen hedefe saldırmışlar..
Ama söylemlerine baktığınızda..
"Basın hürriyeti vazgeçilmezimizdir" demekten hiç geri durmuyorlar..
Basın hürriyetinden kastınız ne
Sizi destekleyen Cumhuriyet, Sözcü, Birgün, Karar gazeteleri özgür olsun.. Diğer medya organları ise, iteklensin, şiddete maruz bırakılsın, hatta cinsel amaçlı el kol hareketleri ile tahkir edilsin..
Bunu mu istiyorsunuz
Amacınız bu ise, niye riyakarlık yapıyorsunuz
Niye açık açık "Cumhuriyet, Sözcü, Karar gazetelerine özgürlük. Diğer medya organlarına ölüm" demiyorsunuz
Esas fikrinizi gizlemeksizin, niye "Kendimize özgürlük, başkalarına ölüm" demiyorsunuz
Bir de şöyle düşünelim..
Demokrasinin olmadığını ve siyasi iktidarın muhalifleri susturduklarını iddia ettikleri bir dönemde dahi..
Bu isimler, kendileri gibi düşünmeyenleri zorbalıkla susturabileceklerini düşünüp, bunu hayata geçirmeye kalkışabiliyorlarsa..
İktidara geldiklerinde neler yapmazlar..
İktidara geldiklerinde, kendileri gibi düşünmeyenleri, susturmanın da ötesinde, tek parti dönemindeki gibi, korkunç bir zulüm altında sindirmezler mi
Gazeteciler Cemiyeti, muhalif gazetecilerden birisinin ayağına taş takılsa, üst üste basın açıklaması ile kınama yapıyorlar, sorumlularının bulunmasını, yargılanmasını, en ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorlar..
Ama iteklenen, engellenen, kamerası kırılan, cinsel amaçlı saldırılara uğrayan Akit Medya muhabirleri olduğunda, üç maymunu oynuyorlar..
Silivri'de bir duruşma salonunda kendilerine tanınmasını istedikleri hakları..
O duruşma salonunda, hakimlerin bulunduğu bölüme en yakın noktada gazetecilerin oturabilmesini, duruşmayı izlemesini, cep telefonları ile duruşma salonuna girmeyi hatta çekim yapmayı talep edenler..
Bir yargılamanın yapıldığı alanda, mahkeme heyetinden bunu isteyenler..
Sanıkların alkışla duruşma salonuna girdiğini çekip yayınlamak için, bu talepte bulunanlar..
TBMM'nin önündeki herkesin gelip geçişine açık bir alanda, Akit tv muhabirinin canlı yayın yapmasına itiraz ediyorlar..
Sanki orası herkesin geçişine açık bir alan değilmiş, kendilerinin özel alanı imiş gibi, "Burdan canlı yayın yapamazsınız" diyorlar, tehdit ediyorlar..
Açık açık soruyorum, Gazeteciler Cemiyeti yetkililerine soruyorum..
Basın özgürlüğünden anladığınız bu mudur
Yolsuzluk sanıklarının övgüsünü yapmak için, duruşma salonunda sınırsız özgürlük.,.
TBMM giriş kapısı önünden canlı yayın yapmak isteyenlere ise engel çıkarmak..
Bu mudur, basın özgürlüğünden anladığınız bu mudur
Alavere-dalavere ile alınan diploma iptal edildiğinde, üniversite öğrencilerini sokaklara dökenler... Öğrencileri polislere karşı kışkırtanlar.. Sokakta geceyarısı yapılan gösterilerin hak olduğunu söyleyerek, polisin bu gösterileri dağıtma hakkı olmadığını öne sürenler.. Polisin görevi gereği uyarılar sonrasında topluluğu dağıtma girişiminde bulunmasına, molotof atarak, taş atarak karşı çıkanlar.. Bunları savunanlar.. Bunların gözaltına alınmasının demokratik bir cumhuriyette olmaması gerektiğini öne sürenler.
Şimdi vazifesini yapan, kamuoyunu aydınlatmak için TBMM önünden canlı yayın yapan bir kameramanı itekliyorlar, darp ediyorlar, muhabiri en çirkin el hareketleri ile taciz ediyorlar..

32