Hep birlikte CHP'den istifa ediyorlarsa..
Yıllarca birbirleri ile kavgalı olan DİBSK ve Türk İş'in genel başkanları, CHP'de buluşmuşlar ise..
Ve şimdi, Yeni Parti'de buluşmak üzere, birlikte hareket ediyorlarsa..
CHP'den 264 ismin istifa etmesi, benim hafızamı tazelemem açısından çok hayırlı bir icraat oldu..
Bu ülkede DİSK'te genel başkanlık yapmış üç kişi..
Türk İş'te genel başkanlık yapmış bir isim..
Yani bu ülkede yıllarca işçilerin hakkını ve hukukunu koruduğunu iddia eden en büyük üç sendikamızdan ikisisinin genel başkanlığını yapan isimler, otel odalarında emri altındaki kadın çalışanlar ile basılan belediye başkanlarından yana tavır alıyorlar ise..
"Ordan şu kadar milyon avro, bu inşaattan bu kadar milyon avro" muhabbeti yapan Ekrem imamoğlu ve ekibinden yana tavır alıyorlarsa..
Delegelerin pavyonlarda satın alındığı yolsuzlukları içlerine sindirip, onlara yönelik arınma hareketine karşı çıkıyorlar ise..
Solculuğun iflas ettiği bir noktaya gelmişiz demektir.
Sarı sendikacılığın ifşa olduğu noktaya gelmişiz demektir..
Gerçekten hayretten küçük dilimi yutmak üzereyim..
Affımı rica ediyorum..
Tekrar tekrar belirtmek istiyorum..
Yakın tarihlerde, işçi sendikalarında genel başkanlık yapmış dört ayrı isimin CHP üyesi olmaları ayrı bir tartışma konusu..
Bir de bu dört ismin, hep birlikte istifa ederek, gözümüzün içine içine, "Biz işçileri böyle kandırdık" diyorlarsa..
CHP'li işadamlarını yakinen bilmem, tanımam ama..
Bildiklerim arasında, 264'lük listedeki Diren şarap ve Diren sütlerinin patronu Orhan Ziya Diren de var ve işçi sendikalarının başkanları bu patron ile birlikte hareket ediyorlarsa..
Naylon mu diyeyim.. Sarı mı diyeyim, bilemedim..
Yoksa kökten kızıl mı demeliyim
Ve sorayım:
Yoksa, işçi hakları derken, bu sendikaların başkanları, patronlar tarafından işçileri bağlamak üzere mi görevlendirilmişler
İstediğiniz yorumu yapınız..
Burjuva ile işçi yanyana demeyeceğim..
Kapitalizm ile emek yanyana demeyeceğim..
Ben listeye bakmaya devam ediyorum..
28 Şubat post modern darbe sürecinde, başörtü yasağı zulmünün başsavunucuları Necla Arat'lar, Nur Serter'ler, tam da bu dönemde CHP'den istifa edip..
Büyük ihtimalle Yeni Parti'ye kaydolmak için sıraya girmişlerse..
Yeni Parti'nin özgürlüklere bakış açısını da deklare etmiş olmuyorlar mı
Hele hele bunlara, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin genel başkanı Hüsnü Bozkurt da katılmış ise..
Dindar insanları, Yunanlar gibi İzmir'den denize dökme alçak tehdidini yapan bir adam, yolsuzlukları örtbas etmek isterken CHP ile yolları ayıran Yeni Parti'cilere de çok yakışırdı..
Eksik kalmamış..
Darbeci Albay Dursun Çiçek de 264'lük listede..
Anayasa hukukçusu olduğunu iddia eden, Ak Parti'ye karşı darbe yapamadığı için, TSK'ya "Kağıttan kaplan imiş" diye tahkir ve tahrikte bulunan Prof. Dr. Süheyl Batum da orada..
Biri albay. Diğeri profesör..
Biri darbeden sanık..
Diğeri "Sen sanıklığı hakketmemişsin, darbeyi yapamamışsın. Sen kağıttan kaplan imişsin" diyen Anayasa Hukuku profesörü. İkisi de aynı listede..
Cumhuriyet gazetesinin patronu M. Alev Coşkun da orada..
Hürriyet gazetesinde yıllarca başyazarlık yapıp, Tayyip Erdoğan'ı, Adnan Menderes'in sonu ile tehdit eden, AK Parti milletvekillerini, "analarını da satarlar" diye tahkir eden Oktay Ekşi de orada..
Oktay Ekşi'nin, 27 Mayıs darbecileri tarafından, o tarihde genç yaşta meclise üye yaptıklarını da hatırlatalım...
Yeni Parti'nin maskesini indirelim..
Mustafa Ali Balbay da orada..
Ne güzel değil mi, bu adamları siz gazeteci diye biliyorsunuz, değil mi
Nasıl; sadece göbekten de değil, her yerlerinden CHP'ye bağımlı imişler, hatta öyle ki, bağımlı oldukları adamlar CHP'den ayrılsa, onlar da, biat ettikleri patronlarından bir işaret alınca.. Daha açık yazalım..Yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun bir emri ile, bir çırpıda CHP'yi bile nasıl satıyorlarmış, gördük mü

18