Terörist kim

İsrail-ABD-İran savaşında Batı'nın nükleer silah tekeline karşı İran'ın neden haklı görüldüğü, yoksa çifte standart mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İsrail-ABD-İran çatışmasını Batı'nın küresel kontrol stratejisinin bir parçası olarak analiz ediyor ve ABD ile İsrail'i gerçek terörist aktörler olarak sunarken, İran'ı yıpratma savaşının hedefi konumunda gösteriyor. Bu görüşü ortaya koymak için ABD'nin 5.000'den fazla nükleer silaha karşı İran'ın nükleer teknoloji kullanımına yönelik çifte standartta bulunduğunu iddia ediyor. Ancak Batı kontrolü altındaki finansal ve dijital sistemlerin kaçınılmaz olduğu yargısı, gerçekten alternatif yollar var mı sorusunu gündeme getiriyor.

İsrail-ABD-İran savaşı kırkını doldurunca durdu. İran'da çok fazla ölen ve yaralanan olduğu halde ABD askerlerinden çok az ölü açıklandı. İsrail'de ise binlerce füzeye karşı ölen kimse duymadık. Her füze düşüşünde yüzlerce yaralı açıkladılar ama ölüler buharlaştı. Dev binalar harabeye döndü, birlerce kişi yaralandı ama İsrail görüntü paylaşana hapis cezası uyguladı.

Son savaş, birçok algıyı da yerle bir etti. Demir kubbe efsanesi çöktü. İran ve Hizbullah'ın dronlarla yorduğu İsrail'i, hava savunma sistemini geçen seyir füzeleri kalbura çevirdi. Amerika'nın her dediğini yaptıramadığı anlaşıldı. İran, Hürmüz Boğazı'nı kapattı, dünyanın nabzı yükseldi. Bunun etkileri ilerleyen günlerde çok daha derinden hissedilecek.

Her ne kadar Türkiye güvenli ülke ilan edilmiş olsa da savaşın etkilerini biz de iliklerimize kadar hissettik. Benzin fiyatlarının yükselmesi gıda ve ihtiyaç maddelerine de yansıdı. Ekmek büyük şehirlerde 13-15 liradan 18-20 liraya çıktı. Emekliler bayram ikramiyelerine zam alamadı. Hayat fakir için zaten çekilmezdi, ABD ve İsrail sayesinde daha da çekilmez oldu.

***

İran'a yapılan başından beri bir teslim alma savaşı değil, yıpratma savaşıydı. CIA'nın raporları ile İran'da rejim değiştiremeyeceklerini, İran'ı teslim alamayacaklarını Amerika bal gibi biliyordu. Ancak Çin'in yolunu kesmek ve İran'ı güçsüzleştirmek için uzun soluklu bir yıpatma savaşına girdiler. Bütün eski tip bombaları İran'ın üzerine yağdırıp bitirdiler.

Bu savaş algı bazında çok önceden başlatılmıştı. Batının okullarında, kurslarında, medyasında, hemen tüm mecralarında İran'ın uranyum zenginleştirdiği, bununla atom bombası yapacağı, dünya barışı açısından tehlike oluşturduğu yazıldı, çizildi, empoze edildi. Halbuki uranyum ve atom bombası birçok ülkede zaten vardı ve tehlike oluşturuyordu.

ABD, II. Dünya Savaşı'nda Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atmış, yüzbinlerce masum insanı katletmişti. Elinde hafifinden güçlüsüne beş binin üzerinde nükleer bomba vardı. Yani insanlık için büyük tehlikeydi. Amerika'nın yanı sıra 5.500 nükleer silaha sahip Rusya, 600 nükleer başlıkla Çin, 300 nükleer başlıkla Fransa dünyanın başının belalarıydı.