Nükhet Duru ile 16 ay sonra röportaj için Nişantaşı'ndaki Milano'da buluştuk. Mayıs 2025'ten bu yana konserden konsere koşan şarkıcı, otomobilinden inince baktım sağ ayağında ayakkabı yerine plastik bir aparat var. Söyleşiye başlamadan geçmiş olsun dileklerimi ilettiğim sanatçıya ne olduğunu sordum. Zemindeki kot farkı yüzünden burkulan sağ ayak en küçük parmağının arkasındaki kemiğin kırıldığını anlattı. Ne zaman oldu bu diye sorunca da sanatçı şunları söyledi: "15 gün oldu. Allah'tan kemik yapım sağlam çıktı. İki hafta sonra normal ayakkabı giymeye başlayacağım. Bu tür şeyler durdurmuyor beni. İptal edemeyeceğim iki konserim vardı, bu hâliyle atlattım o konserleri. Buzlar, spreyler para etmediği zaman ağrı kesici aldım. Farkı bir bot giyip iki konseri çıkardım ama gözümden ateş çıkıyordu."
Hırka, kaşkol gibi örgülerin yanı sıra şık şık çantalar da yapıp, bunları öğrencilerin hayrına satıyorsunuz. Örgü örmeyi kimden öğrendiniz, ne zaman başladınız
Genç kızken önce anneannemden öğrendiklerimle başladım. Sonra meraklı arkadaşlarımdan model üretmeyi öğrendim ve yıllardır her kış tanıdıklara battaniyeler örerim. Boş duramam, oturup TV izleyemem. Trafikte şoför otomobili sürerken bile elimde örgü olur. Midem bulandığı için arabada kitap okuyamıyorum ama bakmadan örebildiğim için sorun olmuyor.
Ördüklerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz
Ördüklerimi genelde giyiyorum veya arkadaşlarıma hediye ediyorum. El emeğiyle yapılmış bir hediye alınan en pahalı şeyden daha kıymetli geliyor. "Bir marka kursana" dediler ama sanatçıların ticarette başarılı olamadığını düşündüğümden bunu bir hayra çevireyim dedim. Biraz daha elimi alıştırdım. Sonra bir iki arkadaş buldum, örgü örebilen. Ortaya şirin şirin çantalar çıktı. "Kermese verelim, tam burslu kız çocuklarına yardımcı olalım" diye başladık. Şimdi kış koleksiyonunu yapıyoruz TED Koleji öğrencileri için. Çocuklara bir şey kalsın diye elimin emeğiyle eğitime katkıda bulunmaya çalışıyorum.
Bu hobiye, "Örgü örmek Alzheimer'i önlüyor diye" öğrenip başlamadınız yani
Hayır ama insanın her gün yeni bir şey öğrenmesi, iyi beslenmesi ve vücudunu diri tutması gerektiğine inanıyorum. Gençlik yıllarımdan itibaren gelen bir rahatsızlığım nedeniyle ellerim ve ayaklarım sürekli hareket hâlindedir. Çünkü küçük beyinle alakalı sinirsel hastalık olan MS durmayı kaldırmıyor.
Nasıl fark edildi MS olduğunuz
18 yaşında yakalandım. O zamandan beri düşünsel biçimde onu uyuttum ama ara sıra ataklar geliyor.
Ne yapıyorsunuz o zaman
İlaçları, serumu ve vücudu besleme sistemi var. O sayede yeniden uykuya daldırıyorum onu.
Nükhet Duru'nun bir varisi var ama yine de "Servetimin şu kadarı oğluma, şu kadarı şu vakfa" diye bir vasiyetname hazırladınız mı
Yok, öyle bir şey hiç aklıma gelmedi. Ben daha dalya diyeceğim.
''Çocuklara bir şey kalsın diye çalışıyorum''
Boş durmayı hiç sevmediğini söyleyen Nükhet Duru örgü örmeyi uzun yıllar önce anneannesinden öğrenmiş: "Ördüklerimi genelde giyiyorum veya arkadaşlarıma hediye ediyorum. Bir-iki arkadaş buldum, örgü örebilen. Ortaya şirin çantalar çıktı. Kermese verelim, kız çocuklarına yardımcı olalım diye başladık. Çocuklara bir şey kalsın diye elimin emeğiyle eğitime katkıda bulunmaya çalışıyorum.''
Yanımdakiler yorulunca, 'Biraz motor soğut' diyor
Nükhet Duru'yu Nükhet Duru yapan nedir
Öncelikle olumlu bir insan olması sonra da çok çok çalışkan olması. Yani ben hiçbir şekilde tembelliğe, kendini teslim edebilecek biri değilim. Bazen yanımdakiler hareketliliğimden yoruluyor, "Allah aşkına bir otur, motor soğut" diyorlar. Oturuyorum, 15 dakika sonra "Ne yapacağız böyle mi geçecek hayat" diyorum ve kalkıyorum. Her an bir şeye yarama derdim var benim. İnsanların hayatına dokunmak, çalışmasını sağlamak, hayata bakışını değiştirmek ve mutlu olmalarını sağlamak beni de mutlu ediyor çünkü. Kendime karşı da aynı şekilde aşırı sevgi doluyum.
Söyleşiden önce, "İnsanlar hep dışını temizliyor ama iç temizliğini unutuyor. Her yaz ve kış iç organlarda temizlik yapmak lazım" dediniz. Bunu biraz açar mısınız
İnsan hem ruhunu temizlemeli hem de iç organlarını; karaciğer, pankreas, mide ne varsa... Bağırsaklar için 'ikinci beyin' deniyor. Çünkü bütün yediklerimizi süzen ve dışarıya atan kıymetli bir organ. Onu yediğimiz tüm kimyasal atıklardan kurtarmamız lazım ki sağlıklı olsun. Onun için mümkün olduğunca organik beslenmeye dikkat ediyorum. Yıllar önce öğrendiklerim ve araştırdıklarımla kendime özgü bir kürüm var. Meyveleri iyi temizledikten sonra sadece sabahları yerim. Ananas, yaban mersini, elma, portakal gibi meyvelerin posası bağırsakları süpürge gibi temizler. Limon ve mandalinanın kabuğunu soyup dilimledikten sonra kurutur, sonra yemeklere ve salatalara koyarım. Zencefil ve karanfil vazgeçilmezlerimdir. Sadece çayımda değil, günlük hayatta da dilimin altında 1-2 karanfil olur. Hem iltihabı önlüyor hem de insanın içine güzel bir koku yayıyor.
"Teknoloji açışından müzik, sosyolojik olarak da seyirci çok değişti"
Türkiye'de müzik sektörü mü yoksa müzik dinleyicisi mi değişti
Teknoloji açışından müzik, sosyolojik olarak da seyirci çok değişti. Teknoloji duyguların içine ölçülü katılmadığı zaman zevk vermeyen şarkılar, film ve diziler ortaya çıktı. İz bırakması ve etki yaratması için bu defa entrikalarla döşemeye başladılar. Şarkıları kibirli ve sürekli meydan okuyan hâle, dizileri de kimsenin aklına gelmeyecek entrikalara boğdular. Bu acayip ilişkileri ve entrikaları izleyenlerin kodları değişiyor ve insanlar mutsuz oluyor. Klişe bir laf vardır, "Mutluluk aranıp bulunan bir şey değildir" diye. Mutluluk senin kendi kendine yarattığın bir şey; yani bugün ben şurada şu sütlü kahveyi içiyor ve birlikte sohbet ediyorsak şükrediyorum.
Bugünden geriye dönüp, "iyi ki yapmadım" dediğiniz bir şey var mı
Ben "Keşke yapmasaydım" diyen biri değilim ama iyi ki bana dayatılan müzik tarzını seçmemişim diyorum. "Geniş kitlelere ulaşacak, daha çok satacak" denilerek dayatılan ticari müziği değil, daha insani hikâyeleri anlatan ve beni ben yapan şarkıları seçtim. Fikrimde direnmiş olmaktan mutluyum.
"Beni soğuk, ukala hatta yapmacık sananlar vardı"
İnsanların Nükhet Duru hakkında en çok yanıldığı şey nedir
Bilmem... Çok uzun bir süre beni soğuk, ukala, hatta yapmacık zannettiklerini tahmin ediyorum ama yıllar geçince bir ömür rol yapamayacağımı ve öyle biri olmadığımı anladıklarını sanıyorum.
Sahnedeki Nükhet Duru ile evdeki aynı mı
Değil! Siyahla beyaz gibi. Evdeki Nükhet, süsüyle, püsüyle, bakımıyla aynı ama kendi hâlinde, turşu kuran, reçel veya salça yapan bir kadın... Kimse bunları benden beklemiyor, gören, "Yok canım" falan diyor.

16