Hollywood'un cesur kadınları

Hollywood'da kadın yıldızlar Gazze desteği için işten çıkarılırken erkek oyuncular muaf tutulmaya devam ediyor; bu çifte standart gerçekten cinsiyetçilik mi, yoksa seçici habercilik mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Hollywood'da kadın oyuncuların Gazze desteği nedeniyle işten çıkarılırken erkek oyuncuların aynı muameleyi görmemesinin cinsiyetçilik olduğunu iddia ediyor ve buna karşı Seda Sayan'ın bilgisiz yorum yapmayarak doğru davrandığını vurguluyor. Yazının temel kilit argümanı, medya ve kurumların seçici davranışıyla bazı sesler bastırılırken diğerlerine izin veriliyor olmasıdır. Ancak Hollywood'daki bu farklı muameleler tamamen cinsiyetçilikten mi, yoksa diğer kurumsal ve ticari faktörlerden mi kaynaklanıyor?

Hollywood yıldızlarından biri daha Gazze'ye destek verdiği için aforoz edildi. Üstelik bu oyuncu Gazze'ye destek yürüyüşüne katılmadı. Hollywood yıldızı Kate Beckinsale, sadece Gazze'de ateşkes çağrısı yapan bir paylaşımı beğendiği için menajerinin kendisini işinden ettiğini duyurdu. 52 yaşındaki İngiliz oyuncu, sosyal medyasından şunları yazdı:

"Vay canına... Ateşkesi destekleyen ve çocukların öldürülmesini onaylamayan bir postu beğendiğim için menajerlik ajansım işime son verdi. Aynı şirketin, benzer bir paylaşımı yapan erkek oyuncu Mark Ruffalo'ya aynı uygulamayı yapmaması, Hollywood'daki cinsiyetçiliğin göstergesidir. Bir kadın oyuncu olarak nelerle uğraştığımın tipik bir örneği bu. 12 yıllık iş birliğimiz iki cümleyle noktalandı."

Kate Beckinsale, aynı ajansın kendisi gibi Hollywood'un kadın yıldızı Susan Sarandon'la ilişkisini de sırf Gazze'ye verdiği destek yüzünden sonlandırdığını belirtti.

Hollywood'un bir başka kadın yıldızı Meryl Streep'in ise, üzerinde "Düşmanlarımız İran'da değil. Onlar Epstein dosyalarında" yazan bir tişört giymesi dikkat çekti.

İsrail'in kralı!

5 Nisan'da sosyal medya platformu X'te yapılan İbranice paylaşımın Türkçesi şuydu:

"İnanılmaz... Yahudilerin bayramda Batı Duvarı'nda dua etmelerini yasaklayan Yüksek Adalet Mahkemesi, Tel Aviv'de solcu bir gösteriye onay verdi. Protesto özgürlüğü önemlidir, ancak dua özgürlüğü de en az onun kadar önemlidir. Savaş zamanlarında güvenlik düzenlemelerini belirleyen tek merci İç Cephe Komutanlığı'dır."

Sosyal medyada bu paylaşımı yapan kim biliyor musunuz

Kabe'den önceki kıblemiz olan Mescidi Aksa'ya aylardır Müslümanların girişini yasaklayan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu...

Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 70 binden fazla Filistinliyi öldüren, 28 Şubat'ta İran'a başlattıkları saldırıların ardından Gazze'de yaptıklarını Lübnan'da tekrarlayan 21. Yüzyılın Hitler'ine bak sen!

İsrail kralına göre, savaş döneminde bile Yahudilerin dua etme özgürlüğü olmalı, ama Müslümanların Mescidi Aksa'ya girip, ibadet etme hakkı olmamalı.