Radyocu ve müzik prodüktörü Hakan Eren'in 'Bir Zamanlar' adlı kitabını okuyorum. Eren'in 70'li ve 80'li yılların müzik dünyasını ve sanatçılarını yazdığı kitabının girişi çok etkileyici. Çünkü Eren, bu kitabın öyküsünü anlatırken şunları yazdı:
"Ocak 2025'te gözümdeki şişlik ve göğsümdeki ağrı sebebiyle doktora gidince lenf kanseri olduğumu öğrendiğimde gözümden iki damla yaş aktığını hatırlıyorum.
O süreçte hayatımı sorgularken Sibel Alaş, bana bir kez daha, 'Kitap yazmalısın, Bu bilgileri sadece kendine saklayamazsın' dedi.
Geçmiş olsun için Ayşegül Aldinç, Seyyal Taner, Nilüfer ve birçok dostum sözleşmiş gibi aynı şeyi söyledi. Zor geçen kemoterapi sürecimde kendimi en iyi hissettiğim her anı arşivimde ve bilgisayarımın başında geçirdim. Kanser çok zor bir hastalık, şükür ki kurtuldum ve bu kitabı yazarken en azından zamanın nasıl geçtiğini unuttum."
Ajda için ne söyledi
Eren'in kitabındaki ilk isim; "Hayatıma dokunan kadın, müzik annem" dediği 2015'te vefat eden ünlü söz yazarı Fikret Şenes.
Şenes'in 2004'te Eren'e anlattıkları ünlü sanatçılarla ilgili. İlk sırada da ünlü söz yazarının küs gittiği Ajda Pekkan var:
"Ajda Pekkan sahneler için yaratılmış, sahneyi dolduran tek Batı şarkıcımızdır. Dinleyicisine en çok saygısı olan, en mükemmel görünmek isteyen bir sanatçıdır. Öylesine saygılıdır ki, saçının bir teli kıvrılsa, elbisesinin bir tarafı ütüsüz olsa katiyen sahneye çıkmaz. Her şeyin mükemmel olması için elinden geleni yapar. Bunları yaparken de bazen şarkı sözlerini unutur. Hep söylerim, şarkılarımın en iyi vitrinidir."
'Türkiye'nin Edith Piaf'ı'
Şenes'in, "Tanrı'nın az insana nasip ettiği bir değerdir" dediği Sezen Aksu için söyledikleri şunlar:
"Fransızların nasıl bir Edith Piaf'ı varsa bizim için de Sezen Aksu aynı şeydir. O kadar güzel şeyler yaptı ki sonunda daha da tatmin olayım diye değişik yönlere saptı. O zaman da bizim sevip, kabul ettiğimiz Sezen'i, bu değişik türlerin çok azında gördüm. 'Farkındayım' şarkısı benim için dünyaya değer bir şarkıdır. Şarkının A'sı ile B'si arasında en ufak bir bağlantı yok, onu da ancak müziği bilenler anlar. Ama bunu o kadar iyi başarmış ki, şarkıyı dinlerken başka dünyaya gidiyorsunuz."

27