Tarihin en büyükleri ve Fatih'in dehası

Fatih Sultan Mehmed'in eserlerini anlatmak neden bu kadar önemli, yakıp yıkmanın tarihini unuttuk mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, devlet adamlarında adaletin ve eser inşa etmenin önemini vurgulayarak, Fatih Sultan Mehmed'i örnek gösterir ve onun siyasi mirası ile askeri başarılarını, bilim ve sanata yaptığı katkıları detaylandırır. Ancak bu idealize edilmiş anlatı, tarihsel olayları seçici bir şekilde sunmanın kendisi de bir tür söylem inşası değil midir?

Mehmet Akif eser inşa etmek ile yıkmanın farkını şöyle anlatır:

"Yıkmak insanlara yapmak kadar kıymet mi verir

Onu en çolpa herifler de emin ol becerir.

Sade sen gösteriver, işte budur kubbe, diye

İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.

Ama gel kaldıralım, dendi mi heyhat o zaman

Bir Süleyman daha lazım yeniden bir de Sinan!"

Devlet adamında bulunması gereken en önemli meziyet, adalet.

Şeyh Edebali, insanı yaşat ki devlet yaşasın, der.

Cengiz Han ülkeler işgal etti, şehirleri yakıp yıktı. Ondan insanlığın övünebileceği hangi eser kaldı

Çağ Açıp Çağ Kapayan Gazi Sultan Fatih romanımı yazarken keşfettiğim bilgiler beni hayretlere düşürdü.

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman 21 yaşındaydı. 1125 senelik Bizans İmparatorluğu'nasonverdi, 32 yıllık sultanlığı sırasında 25 sefere çıktı. Sırbistan, Eflak, Yunanistan, Bosna Hersek, Trabzon, Sinop, Arnavutluk, Kırım'ı aldı. 964 bin km2 vatan toprağını, 2 milyon 214 bin km2'ye çıkardı.

Kanunlar yaptı, adaletle hükmetti, halkı huzur içinde yaşattı.

Bizanslılar, Kontantiniye'de kardinal şapkası görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz, diyorlardı.

Her din ve her milletten insan Osmanlı ülkesinde huzur içinde yaşadı.

Sarayda Enderun Mektebi'ni kurdu, devleti yönetecek insanları yetiştirdi. İlim ve sanata önem verdi. Enderun Mektebi'nin o devirde benzeri yoktur.

Şâhî denilen büyük toplar döktürdü.

Havan topu icat etti, fizik ve matematik dehasına sahipti.

Sekiz dil biliyordu, tarih bilgisi fevkalade idi. Dünyanın en iyi bilginlerini, en iyi sanatkârlarını İstanbul'da topladı; şehri ve ülkesini imar etti.

Trabzon seferi sırasında tanıştığı Akkoyunlu Uzun Hasan'ın elçisi Ali Kuşçu'yu İstanbul'a davet etti, onu Sahn-ı Seman Medreselerine rektör tayin etti. Ders müfredatlarını hocası Molla Güranî ve Ali Kuşçu ile birlikte kendisi belirledi. Adaleti sağlamak için kanunlar çıkardı.

Kanunî, kendinden önceki sultanların çıkardığı kanunnameleri bir araya getirtti, kendi kanunnameleri ile birleştirdi. Böylece devlet yönetiminde uzun asırlar uygulanan yasalar ortaya çıktı.

İstanbul Fetih Cemiyeti'nin çıkardığı 29 Mayıs 1953 tarihli