Ahlaklı biri için insanı yerin dibine geçirecek vakalar.
Gün geçmiyor ki CHP'li belediyelerden yeni bir yolsuzluk ve rüşvet haberi gelmesin. İzmit belediye başkanının 3.5 milyonluk ballı ihale karşılığı 3 kg altın aldığı iddiası var. Rüşvette genel merkezi kasası Veli Ağbaba'nın adı geçiyor.
Daha önce Antalya belediye başkanı Muhittin Böcek, rüşvet paralarıyla satın alınmış delegelerin başkan seçtiği başkan Özgür Özel'e 1 milyon euro verdiğini söylemişti.
Uşak belediye başkanı Özkan Yalım, Özgür Özel'e 1.200.000 lira verdiğini; Özel'in makam aracını belediye kasasından 170.000 euro vererek lüks bir şekilde dizayn ettirdiğini itiraf etmişti. Şahitler CHP'li.
Özel, rüşvet yolsuzluk iddialarına açıklık getireceği yerde şehir şehir gezip kendilerine siyasi kumpas kurulduğunu anlatıyor, dinleyeni de var.
Ahlak krizi tam da burada başlıyor.
Nurettin Topçu, Ahlak Nizamı adlı eserinde seküler üniversiteleri eleştirir ve şöyle der:
"Üniversitenin ortaya koyduğu ahlak ideali nedir Stöisyen ahlak mı Vazife ahlakı mı Yoksa Hıristiyan veya İslam ahlakı mı
Bu nokta tamamen meçhul çünkü böyle bir şey yok. Üniversitemiz ilim ideali yaratamadığı gibi, ahlak ideali de ortaya koyamadı." (Ahlak Nizamı, s.336)
Topçu, üniversiteleri anlatıyor ama aynı şey Milli Eğitim Bakanlığı için de geçerli. Fen derslerini Allah, Tanrı, yaratıcı demeden materyalist bakış açısıyla anlatan ders kitapları evlatlarımıza ateizmi telkin ediyor.
74 yaşını devirdim. Hayatımda bu kadar yolsuz, hırsız, rüşvetçi, utanmaz, yüzü kızarmaz, onursuz adamlar görmedim.
1993 yılında İSKİ yolsuzluğu patlak verdiği zaman genel müdür Ergün Göknel dışlanmış, yargılanmış, mahkûm edilmiş, CHP'nin imajı zedelenmiş ve 1994'te İstanbul belediye başkanlığı seçimini kaybetmiş, Erdoğan seçilmişti.
Bugün rüşvet ve yolsuzluğun ağa babaları ve Özgür Özel meydanlarda dolaşıyorlar, parti kuruyorlar.
Ekrem İmamoğlu, mahkemede ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim, diyebiliyor. Ne seks jetleri ne rüşvet villaları ne balya balya paralarla gazinolarda delege satın almalar onu utandırmıyor.
Nurettin Topçu, milletimizin ruh hamurunu İslam ahlakının yoğurduğunu anlatır:
"Bizim milletimizin hayatî kuvvet kaynağı İslam dinidir. İslam az zamanda Türklüğün hayat damarlarını doldurarak bu millet varlığının esaslı unsurlarını harekete geçirdi. Bektaşî tarikatına bağlanan Türk ordusunun hedefi cihat idi. Cihat istila değildir, hegemonya harbi değildir. Allah adını yüceltmek için sadece vasıtadır.
Türk ordusunun yapısı gibi iradesi de dine bağlı idi.
Türk milletinin iktisadî yapısı İslam'a dayanıyordu. Her mesleğin bağlı olduğu lonca teşkilatı dinî bir tarikattı. Türk milletinin iktisadî hayatı dinden emir alıyordu.

32