PKK-SDG ırkçılığı - Terörün kökü nasıl kazınır

DEM parti eş başkanı Tuncer Bakırhan, Sözcü Tv'de, terörist başı Öcalan'ın silah bırakma çağrısının PKK'nın Suriye kolu SDG'yi kapsamadığını söylemiş. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı suçlamış:

"Suriye dışişleri bakanı gibi konuşuyor."

Bakırhan, teröristlerinin avukatı gibi konuşuyor, terörizmi savunuyor. SDG'yi Amerika eğitip destekliyor. Güya Kürt haklarını savunan Bakırhan bal gibi Amerika ve İsrail çıkarlarına hizmet ediyor, Müslümanları bölmek için ırkçılık yapıyor.

PKK-SDG, Marksist ve Leninist, dinsiz bir örgüt. Leninizm ve Marksizm'in cenazesi defnedilince ırkçılığa sarıldı.

Irkçılık Müslümanları parçalamak, bölmek, sömürmek için Batılıların icat ettiği bir virüstür.

Başkalarına düşmanlıktan beslenir, bölünmeyi ve savaşı körükler.

Bunu en iyi Avrupalılar bilir. 1. ve 2.Dünya Savaşları Alman ve Fransız ırkçılığı sebebiyle çıktı. Milyonlarca insan öldü. Almanya ve Fransa mahvoldu.

Irkçılığın yıkıcı etkisini gören Alman ve Fransız aydınlar, Avrupa Ortak Pazarı fikrini ortaya attılar. Hedef şu:

"Birbirimizle görüşüp konuşalım, ticaret yapalım, savaşmayalım."

1945'lerde ortaya atılan bu tezi; Avrupa aydınları ve siyasetçiler çalıştılar, seneler süren çabaların sonunda Avrupa Birliği kuruldu. Birlik devlet olma safhasında, anayasa ve devlet başkanı ihtiyacı var.

En önemlisi Avrupa'da ırkçılığa dayanan savaş tehlikesi kalmadı.

IRKÇILIĞIN PANZEHİRİ

İSLAM KARDEŞLİĞİ

İslamiyet ırkçılığı büyük günah sayar, kardeşliği emreder. Irkçılık, Kur'an'ın emrine savaş açmaktır. Kur'an ırkçılığı yasaklar:

"Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan sizi Allah kurtarmıştı. Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız." (Al-i İmran, 103)

Hz. Muhammed (sav) Medine'ye hicret ettiği zaman, şehirde Evs ve Hazrec isimli iki Arap kabile yaşardı. Şehirdeki Yahudiler, onların arasını bozuyor, birbiriyle savaştırarak kendileriyle uğraşmalarını engelliyorlardı. Evs ve Hazrec, 120 yıl Buas Savaşları yapmışlardı.

Kur'an; "Muhakkak ki müminler kardeştir." buyurur.

Peygamberimiz (sav); bu iki kabileyi barıştırdı, ırkçılığa dayanan düşmanlığı tarihin çöp sepetine attı.

İslam, ırkçılık fikrini reddeder; üstünlüğün takvada olduğunu açıklar. Takva, Allah'tan korkmaktır, kimin daha üstün olduğunu sadece Allah bilir.

Evs ve Hazrecliler, Yüce Allah'ın yardımıyla Hz. Muhammed'in (sav) etrafında kenetlendiler, birlik oluşturdular.

Bir gün yaşlı Yahudi Şeş bin Kays, Evs ve Hazreclilerin sokakta sohbet ettiklerini gördü. O kadar samimi, senli benli idiler ki Şes bu birlikteliği kıskandı. Yanındaki genç yeğenine döndü:

"Kayle'nin çocukları (Evs ve Hazrec; Kayle adlı bir kadının çocukları) bir araya gelmiş. Hayır, vallahi birleşirlerse hiçbir zaman onlara galip gelemeyiz. Git, yanlarına otur. Buas gününü ve o savaşlarda olanları hatırlat. Savaşlarla ilgili şiirleri oku!"