Kesintisiz 12 yıl eğitim–Şehirleşme ve şiir

Kesintisiz 12 yıl eğitim–Şehirleşme ve şiir

ALİ ERKAN KAVAKLI

Şair Tayyar Yıldırım, Koyup Gittin Beni Şiirle isimli yeni eserinde sosyal konuları bilgece ele alıyor ve şiir diliyle toplumun ve kişilerin problemlerini anlatıyor. Usta şair; son eserinde hatıralarına yaslanıyor, tecrübe anlatıyor, bilgi ve görgü birikimini aktarıyor, bol bol hicivlere yer veriyor.

Özellikle şehirleşmenin getirdiği yozlaşmaya, kültürsüzleşmeye, yalnızlığa, değerler erezyonuna eleştiriler getirmiş şair. Köyden uzaklaşmanın, beton blokların arasına sıkışmanın getirdiği mutsuzluğa dikkat çekiyor.

"Hani kanayan bir yaramız var ya

Şehirler yıllardır çok göz alıyor.

Boşuna yorulup sebep arama

Bu toprak bizlerden hep öç alıyor.

Tıkıldık yan yana girdik ofise

Doluyuz gam ile düştük yeise.

Mikrop mu virüs mü adı ne ise

Tane tane değil, üç üç alıyor.

Yığıldık üst üstü kondu binalar

Tek başına köyde kaldı analar.

Söyleyin siz bana güzel aynalar

Onları yanına kaç genç alıyor (Koyup Gittin Beni Şiirle, s.20)

Şehre göçü, çöküş tarihi kabul eden şair, şehirdeki insanların yalnızlığına, karamsarlığına, insanî değerler bakımından düştüğü yoksulluğa dikkat çekiyor şair.

"Hani yıllar önce göçmüştük şehre!

O gün başlamıştı çöküş tarihi.

Gülmeler kesildi, asıldı çehre,

O gün başlamıştı çöküş tarihi.

Ekmek yapan bitti, aş yapan bitti

Hakkaniyet ile iş yapan bitti.

Sevgi ile buluş eş yapan bitti,

O gün başlamıştı çöküş tarihi.

Savaş olmasına hacet kalmadı,

Gelenek tükendi, âdet kalmadı,

Vaktinde ödenen senet kalmadı,

O gün başlamıştı çöküş tarihi."

"Hasretine Geldim" isimli uzun şiirinde şair doğup büyüdüğü köye ziyaretini anlatır. 35 yıl ötede bıraktığı hatırlarını yad eder, yüreğini yakıp kavuran hasretin harmanını savurur. Faruk Nafiz Çamlıbel'in ünlü şiiri Han Duvarları'nı hatırlatan şiirde, Tayyar Yıldırım çocukluk hatırlarını hatırlamanın verdiği mutluluğu dile getirir. Köy hayatının sakinliğini, dinginliğini, tabiatın insana verdiği iç huzuru ve zenginliği yad eder.

"Günlerdir dolaşırım şu heybetli dağlarda,

Başı hayli dumanlı, yaslı, dertli dağlarda.

Özlemişim yıllardır geçmediğim yolları,

Dört bir yanı kaplamış, yavşan, kekik dalları,

İçimde bir sevinç var, yüreğimde merhamet,

Yürüyorum böylece ben Allah'a emanet...

İlerledim bir müddet, ulaştım tam tepeye,