Kaybettiğimiz talim- terbiye iflas eden batılı eğitim modeli

Yüksekokulların kontenjanları sınırlı. Her üniversite bitiren alanında iş bulamıyor. Herkes beyaz yakalı olmak, masa başında çalışmak istiyor.

Tarlada ekip biçmek; ahırda inek, koyun, keçi beslemek cazip değil. Yaşasın Özbek, Afgan, Suriyeli göçmenler.

Gençler işsiz.

Prof. Ömer Özyılmaz'ın ifadesiyle eğitimi kendi dünya görüşümüz ve medeniyet değerlerimize göre yeniden inşa etmek zorundayız. İtham eğitimle bizim medeniyet değerlerimiz uyuşmuyor.

Terbiye edemediğimiz, eğitemediğimiz, ahlak öğretemediğimiz gençler okulları ve toplumu cehenneme çeviriyor. Okulda öğretmenini tarıyor, bıçaklıyor, arkadaşlarını öldürüyor.

Batılılaşarak battık.

Okul cinayetleri Amerika'da, İsveç'te, Norveç'te, Avusturalya'da olurdu. Şimdi bizim okullar yüreğimizi yanıyor.

Önce eğitim, ilim ve ahlak noktasına geldik.

En sevilen, en başarılı öğretmen Hz. Muhammed (sav) eğitim ve öğretimin hedefini şöyle koyar:

"Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim."

"Büyüklerine saygı göstermeyen, küçüklerine merhamet etmeyen bizden değildir."

Eğitim ve öğretim, her şeyden önce hocayla gerçekleşir. Öğretmeni itibarlı hâle getirmek zorundayız.

Cimer şikâyetleri, okulları basan veliler, öğretmenleri bezdirdi. Öğretmenin olmadığı yerde eğitim- öğretim olmaz.

EKRAN ZORBALIKLARI

İnternet Ortamında İşlenen Suçlarla Mücadele Kanunu çıktı. 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunulmayacak, bu hizmetin sunulması konusunda yaş doğrulaması yapılacak.

Geç kalmış, eksik ve kadük bir kanun.

Cinayet, kavga, döğüş, adam öldürme fiillerini işleyen gençlerin çoğunun yaşı 15'in üzerinde. Asıl onları zararlı oyunlardan, medya şiddetinden korumak lazım.

Suç işleyen gençleri tarif eden ifade yanlış:

"Suça sürüklenen çocuklar"

Ergenlik çağına gelmiş genç çocuk değildir, reşittir, büyümüştür. İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, hak ile batılı ayıracak yaştadır. İşlediği suçun cezasını çekmelidir.

Ceza küçüldükçe caydırıcılığı azalır.

Türkiye'de günlük erişimi 10.000.000'dan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları var.

Sosyal medyada gençlerin oynadığı oyunları mercek altına alın.

Büyük ekseriyeti şiddet, öldürme oyunları...

Televizyon dizileri; reyting uğruna şiddet, kavga, silah çekme, adam öldürme, cinsellik, ahlaksızlığı abartıyor, özendiriyor.

Her şey reyting. Ne kadar çok seyirci bulursa o kadar reklam alıyorlar, o kadar çok kazanıyorlar.

Ahlaksızlık ve şiddet seyrettirerek kasa ve kese dolduruyorlar.

Şiddet, cinsellik ve ahlaksızlık sunan yayınlardan sadece gençleri ve çocukları değil, büyükleri de korumak lazım.

Evlatlarımızı yolda bulmadık.

Onların hayırlı evlat olmalarını istiyoruz. Medya baronlarının, küresel baronların kasası ve kesesi için çocuklarımızı feda etmemeliyiz.

Batılı eğitim felsefesi iflas etmiştir. En iyi örnek Amerika,