Müslümanlar, İsrail ve Haçlı Batı karşısında bölünmüşlük yüzünden perişan durumda. Dünyayı değiştirme ve yönetme kapasitesine sahip bir millet, küçücük İsrail'i bir kaşık suda boğabilir ve elbet bir gün boğacak.
Hangi gün mü
İslam Devletleri Birliğini kurduğumuz gün.
Kur'an, Müslümanları kardeş ilan eder:
"Muhakkak ki müminler kardeştir."
Peygamberimiz (sav); Kur'an hakikatlerini güçlü bir şekilde tekrarlar:
"Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir."
Hz. Peygamber (asm) bunu açıklamak için iki elinin parmaklarını birbiri arasına geçirerek kenetledi.(Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr 65)
Bütün ömrünü Müslümanların dertlerine çözüm üreterek ve onların Batı emperyalizmi karşısında maneviyatını güçlendirmek için çalışan Mehmet Akif Ersoy şöyle haykırır:
"Girmeden tefrika bir millete düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!"
Bölünmüşlük Müslümanları İsrail ve Vahşi Batı karşısında yenmeye müsait küçük lokmalar hâline getiriyor.
Hâlbuki Allah'ın emirleri, bizi birleştirmeli. Akif, Müslümanlar arasındaki tefrikaya şaştığını ifade eder:
"Müslümanlık sizi gayet sıkı, gayet sağlam
Bağlamak lazım iken anlamadım, anlayamam;
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize
Fikr-i kavmiyeti şeytan mı sokan zihninize
Birbirinden müteferrik (ayrılmış) bu kadar akvamı;
Aynı milliyetin altında tutan İslam'ı
Temelinden yıkacak zelzele kavmiyettir (ırkçılık).
Bunu bir lahza (an) unutmak ebedî haybettir (kayıp)!
Ey cemaat, yeter Allah için olsun uyanın!
Sesi pek müthiş öter sonra kulaklarda çanın!.." (1)
2 milyar Müslüman bir an önce İslam Devletler Birliği kurmalı! Avrupa Birliği gibi bir güç oluşturmalı. NATO benzeri ordu teşkil etmeliler.
Müslüman ülkeler dünyanın en çok petrol ve doğal gaz üreten ülkeleri. İsrail'e ve onu destekleyen Haçlı Batılılara sadece ekonomik ambargo uygulasalar onlara diz çöktürür. Haçlılara petrol ve doğal gaz satmasalar onların ürettiği mallara boykot etseler hepsine diz çöktürürler.
Böyle bir ittifak karşısında İsrail ve Amerika, değil bir Müslüman ülkeye saldırmak, düşmanlık etmeyi bile hayal edemezler.
Kimse, nerde o irade, bu hayal nasıl gerçekleşir, demesin.
Bir şeyi ilk defa yapmak zordur, aynı şeyi ikinci defa tekrarlamak kolaydır.
Peygamberimiz (sav), Mekke'den Medine'ye hicret etmeden önce Medine halkı ikiye bölünmüştü. Şehirdeki iki güçlü kabile Evs ve Hazrec, Yahudilerin kışkırtmaları ile birbirlerine düşmüş, 120 yıl süren Buas Savaşları yapmışlar ve birbirlerinden çok insan öldürmüşlerdi.
Peygamberimiz (sav), Medine'ye önce Musap bin Ümeyr'i öğretmen olarak gönderdi. Onlara İslam'ı ve İslam kardeşliğini anlattı. Medineliler, din kardeşliğini kabile bağlarına tercih ettiler. Hep birlikte Medine'ye hicret eden Peygamberimizi (sav) bağırlarına bastılar, kardeş oldular, birlikte bir devlet kurdular. Bütün İslam düşmanlarına meydan okudular. Hicretin ikinci yılında Bedir'de kendilerinden üç kat büyük Mekke ordusunu Allah'ın yardımıyla yendiler. (2)

21