Yazar, Kahramanmaraş'taki okul saldırısını seküler eğitim sisteminin insanı 'hayvan' olarak gördüğüne bağlayarak, İslami değerler merkezli bir eğitim modelinin çözüm olduğunu savunuyor. Bu iddiayı desteklemek için Batılı filozofları ve modern eğitim felsefesini eleştiriyor, Din temelli ahlak eğitiminin şiddetini önleyeceğini öne sürüyor. Ancak tarihsel olarak, dinsel inançları ne kadar kuvvetli olursa olsun, bir gencin böyle bir saldırıya yönelmesinin nedenleri sadece eğitim sistemi felsefesine mi indirgenebilir?
Dün Kahramanmaraş'ta bir öğrenci biri öğretmen 3 arkadaşını katletti, 20 arkadaşını yaraladı. Saldırgan 16 yaşında ve 8. sınıf öğrencisi. Saldırı sırasında 5 tabanca, 7 şarjör kullanmış.
Ölenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim. Allah benzerinden ve beterinden korusun. Eğitim camiasına geçmiş olsun.
İnsanı böylesine canavarlaştıran şey nedir
Seküler eğitim, maneviyattan bahsetmez. Öğrenciye Allah ve ahiret inancı vermez. Öldükten sonra cennete gitme ümidi ve cehennem korkusu aşılamaz.
Batılı filozoflar insanı hayvan olarak tarif ediyorlar.
İnsan, öğrenen hayvandır, der Konfüçyüs.
Aristo'ya göre ise insan düşünen hayvandır.
İnsan, sorgulayan hayvandır, demiş Sokrates.
İnsan, araştıran hayvandır, der Thales.
Heraklit'e göre insan, tartışan hayvandır.
İnsan, kazanan hayvandır, der sofistler (Para kazanmak için felsefe öğretenler)
Platon'a göre insan, toplumsal hayvandır.
John Dewey'e göre insan, çıkarını düşünen hayvandır.
Immanuel Kant, insan eleştiren hayvandır, der.
Descartes, insan konuşan hayvandır, demiş.
Frederik Nitsche ise insan düpedüz hayvandır, der.
Fen bilgisi ve biyoloji derslerinde insanın atasının maymun olduğu anlatılır.
Hayvanın ahlakı olmaz, hayvanlara güzel ahlak eğitimi veremezsiniz.
Matah bir şeymiş gibi yüz yıldır Batı'dan kopyalanan eğitimin sonucu vahşi duygulara kapılabilen, öğretmenini ve arkadaşlarını acımasızca katleden caniler, kendine bile acımayan ve intihar eden katiller...
Taklitçi eğitim sistemi ile ilgili Prof. İsmail Aydoğdu, Eğitimin Kimlik Arayışı isimli eserinde şu tespitleri yapar:
"Türk eğitim sisteminin Batı Avrupa ile flörtü kimyasını, Amerika ile flörtü biyolojisini bozmuştur. Tez ve makalelerdeki ölçeklerin epey bir kısmı Batılı ülkelerde geliştirilen ölçeklerin uyarlamasından ibaret. Kendi kültürel kaynaklarından yararlanma neredeyse hoş karşılanmamaktadır." (Eğitimin Kimlik Arayışı, s.43)
İslam'ın insana bakış açısı tamamen farklı.
Kur'an, insanın yeryüzü halifesi olduğunu, en şerefli varlık olduğunu, Allah'ın dünyadaki misafiri bulunduğunu söyler, cennete davet edildiğini müjdeler.
Peygamberimiz, ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, buyurur.
İslam öldürmeyi ve intiharı büyük günah sayar, katili cehennem ile tehdit eder.
Okulunu basan ve gözü dönmüş bir şekilde öğretmenlerini ve arkadaşlarını öldüren delikanlı hangi inanç sistemi ile eğitildi, sorgulamanın tam zamanı.
İman insanın ruhunu aydınlatır, kalbini şefkat ve merhamet ile doldurur, insana cennete gitme ümidi, cehenneme düşmekten kurtulma gayreti verir.
Eğitimin kıblesini Batı'dan İslam'a çevirmek zorundayız.

20